11. Kalkınma Planı ve Eğitim (1)

Abdulbaki Değer
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Tüm Yazıları
05.09.2019
A+
A-

11. Kalkınma Planı Taslağı Meclise sunuldu. Kamuoyunda görebildiğim kadarıyla plana, planın politika ve tedbirlerine ilişkin bir ilgisizlik, bir suskunluk söz konusu. Türkiye’nin 2019-2023 dönemini kapsayan plan Hükümetin yol haritası hükmünde. Belirlenen süre içerisinde hangi amaçla neyi gerçekleştireceğini derli toplu olarak bize sunuyor, taahhüt ediyor. Planın eğitim ile ilgili kısmını birkaç yazıda tartışmamız gerekiyor. Zira mevzu tek bir yazıyla geçiştirilmeyecek önemde ve uzunlukta.  Aynı zamanda bu ve benzeri belgeler bürokratik genetiğimizin ne olduğuna ilişkin birinci elden kaynaklar. ‘Bürokrasimiz bir mevzuyu nasıl ele alır veya nasıl ele alıyormuş gibi yapar, nasıl çözüm üretir ve çözüm üretiyormuş gibi yapar’ ancak bu metinlerin mantıksal kurgusuna, diline, belirttiği amaçlara ve ileri sürdüğü çözümlere bakıldığında görülebiliyor. diğer taraftan söz konusu metinlerin nasıllığı, içinde dile geldikleri ortamın niteliğine ve seviyesine ilişkin önemli şeyler söylüyor. Ne konuştuğunuz veya ne tür konuşmaya/söyleme muhatap olduğunuz genel niteliğin/seviyenin göstergesidir.

Bu açıdan Türkiye’nin önemli mevzularından birisi olan eğitimin nasıl ele alındığı mühim.  Bunu görebileceğimiz, değerlendirebileceğimiz yer de şüphesiz plan’ın ‘Eğitim’ başlığı. Bu kısmın ‘Amaç’ başlığı altında şöyle deniliyor: ‘Tüm bireylerin kapsayıcı ve nitelikli bir eğitime ve hayat boyu öğrenme imkânlarına erişimi sağlanarak düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş, özgüven ve sorumluluk duygusu ile girişimcilik ve yenilikçilik özelliklerine sahip, demokratik değerleri ve milli kültürü özümsemiş, paylaşıma ve iletişime açık, sanat ve estetik duyguları güçlü, teknoloji kullanımına yatkın, üretken ve mutlu birey yetiştirmek temel amaçtır.’ Bu amaç bir anlamıyla yürütülecek herhangi bir eğitim faaliyetinin ideal amacı olarak da kabul edilebilir. Amaca ilişkin bir sıkıntı, bir problem söz konusu değilse o zaman amacı nasıl ve ne ile gerçekleştireceğiniz hususuna bakmamız gerekiyor. Amaç-araç uygunluğu nasıl yapılandırılmış? Hayati önemde olan süreç sistematiği, ilişki nasıl öngörülmüş? Bunun için de metni eleştirel okumaktan başka bir şeye gereksinimimiz yok. Varlığımızın, diriliğimizin, özerkliğimizin, özgünlüğümüzün ve özgürlüğümüzün temel alamet-i farikalarından olan ‘eleştirelliği/ eleştirel yaklaşmayı/analitik düşünmeyi’ kuşanarak metni değerlendirmek varoluşsal bir sorumluluk. Çünkü burada yaşıyoruz, yapılacakların muhatabı biziz dolayısıyla yapılacaklardan doğrudan ve dolaylı olarak etkilenenler biziz. Ayrıca doğru ve genel şeylerin söylenerek periyodik şekilde yanlış işlerin nasıl yapıldığına ilişkin hatırı sayılır bir yaşanmışlığımız da var.

O yüzden bu varoluşsal sorumluluk gereği ‘Amaç’ başlığı altında dile gelen amacın ‘Politika ve Tedbirler’ başlığı altında sıralanan uygulamalarla gerçekleşip gerçekleşemeyeceğini birlikte irdelememiz gerekiyor. Buna geçmeden önce bu planda sıralanan pek uygulamanın daha önceki planda da dile geldiğini ve belirlenen dönem içinde neden gerçekleşemediğini bilmiyoruz. Daha önceki plan döneminde gerçekleşmeyen uygulamanın yeni dönemde hangi gerekçeyle gerçekleşebilir olduğunu da bilmiyoruz. Bu açıdan metnin izaha muhtaç olduğunu daha doğru bir ifadeyle bürokratik işleyişimizin keyfe kederliğiyle malul olduğunu belirtelim.

Gelelim ‘Politika ve Tedbirler’ bölümüne. Burada sıralananların uygulamalar ile belirlenen amaca nasıl ulaşılacağına. Bu bölümün birinci politikasını ”Fırsat eşitliği temelinde, tüm kademelerde eğitime erişim sağlanacaktır’ ifadesi ile eğitime erişim oluşturmaktadır. Planın eğitim bölümünde dile gelen en somut politikalarından birisi olan bu madde Cumhuriyet tarihimizin önemli amaçlarından birisidir. Bir önceki planın da vaatlerinden birisiydi. Eğitimin herkese ulaşması veya her bireyin eğitime erişiminin sağlanması güzel! Ancak devlet tekelinde verdiğimiz eğitime bireylerin erişimi sağlanacak ancak bu politikanın erişimi sağlanan eğitimin mahiyetinin ne olduğuna, ne olacağına ilişkin ciddi bir karartma uyguladığını ve karartma uygulanan bu alanın eğitim bahsinin yapısal sorun alanını teşkil ettiğini belirtelim. Mesele doğru, güzel, kimsenin itiraz etmeyeceği şeyler söylemek değil ki! Bazı güzel, doğru ve itiraz edilmeyecek şeyler kötü amaçlar için de pekala kullanılabilir. Son derece operasyonel işler için kullanılabilir. İkincisi amacın ve aracın güzelliği de anlamlı bir kamu politikası için yeterli olamaz. Süreç, ilişki çok önemli. Amaç ile araç arasında kurulan bağ, bağlantı önemli, bu bağın, bağlantının sıhhati çok çok önemli.

Zaman zaman tekrarlayacağım bu şerhleri düştükten sonra belirtilen politikaya dair alınacak tedbirlere bakalım: ‘1. Erken çocukluk eğitiminde 5 yaş zorunlu eğitim kapsamına alınacak, esnek zamanlı ve alternatif erken çocukluk eğitim modelleri oluşturulacak; bu amaçla ihtiyaç duyulan ilave derslikler yapılacaktır. 2. Tüm eğitim kademeleri itibarıyla Plan döneminde tekli eğitime geçilecek; bu amaçla ilave derslikler yapılacaktır. 3. Yeni derslik yapımı planlamasında, derslik inşa edilmesi planlanan yerdeki diğer eğitim binalarının verimli kullanımı dikkate alınacak, atıl vaziyetteki eğitim binalarının kullanımı öncelenecektir. 4. Tüm eğitim kademelerinde okullaşma ve tamamlama oranları artırılacak, devamsızlık oranları azaltılacaktır. 5. Geçici koruma altındaki kişilerin eğitim imkânlarına erişimi artırılacaktır.’ Planın ‘Eğitim’ bölümündeki en somut ifadelerin yer politika başlığında itiraz edilecek bir şey yok. Geçici koruma altındaki öğrencilere vurgu yapılması önemli. Esnek zamanlı alternatif erken çocukluk eğitimi de kadınların işgücündeki artan oranı nedeniyle hakeza çok önemli. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi asıl mesele bugün itibariyle eğitime erişim değil, eriştiğimiz eğitimin mahiyeti. Plan üzerinden mevzuyu konuşmaya devam edelim.

ETİKETLER:
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.