Özgür Eğitim-Sen

Abdubaki Değer’in Yeni Kitabı Çıktı: Masalı Yıkmak

02.09.2021
A+
A-
Abdubaki Değer’in Yeni Kitabı Çıktı: Masalı Yıkmak

Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı, Eğitimci-Yazar Abdulbaki Değer’in yeni kitabı Masalı Yıkmak okurlarla buluştu. Zorunlu kitlesel eğitimin doğası üzerine alt başlığı ile Çıra Yayınları’ndan çıkan kitap ile ilgili Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi Bekir Birbiçer bir değerlendirme yazısı kaleme aldı.

İşte o yazı:

Vasatlığın ve pişkinliğin prim yaptığı, önyargıların olguların önüne geçtiği, alt üst edilen değerlerin kayıtsız şartsız itaatlere alet edildiği ve saf kötülükler karşısında duyarsızlaşmanın olağan hale geldiği post-truth çağında yaşıyoruz. Hakikatin önemsizleştiği ve yitirildiği, gerçekliğin kuşkulu hale geldiği böylesi bir vasatta Abdulbaki Değer, her birimize “dogmatik uykularımızdan uyanma” ve hayatlarımızı sıradanlaştıran “masalları yıkma” çağrısı yapıyor.

Eğitim alanına dair yıllardır düşünen, yazan, konuşan fakat henüz kadri kıymeti anlaşılamamış önemli bir düşünce insanı olan Abdulbaki Değer; geçtiğimiz ay yayınlanan güçlü eseri “Masalı Yıkmak“da günümüzün, insanları en çok etki altına alan, en büyülü masalını yıkmaya cehdediyor. Farklı yönlerden ele aldığı ve “sükûnetle düşünen düşünme” ile “eleştirel okuma”ya tabi tuttuğu devlet tekelindeki zorunlu-kitlesel eğitim sisteminin üzerindeki büyüyü çözmeye, onun “sosyal bir fosil” veya başka bir deyişle defni gecikmiş bir mevta olduğunu göstermeye çabalıyor.

Abdulbaki Değer modern eğitim sistemine ilişkin klişeleri, ezberleri tekrar ederek yapıyı sahiplenen ve tahkim eden veya sistemin yanlışlarını ve zararlarını şerh edip perdeleyen eğitim yazarlarından çok farklı bir yerde duruyor. Paradigmatik anlamda bir sorgulamaya, ontolojik bir eleştiriye tabi tuttuğu sistemin, meselelerini değil sistemin kendisini mesele ediyor.
İddialı retorik ve kışkırtıcı vaatlerle gerçeklikten koparılmış, sahte beklentilerle uykuya alınmış insanlığın bu narkoz halinden uyandırılabilmesi için gösterilmesi gereken zihinsel performansa dikkat çekmeye çalışıyor. Karşısında hem edilgen hem de korunaksız kaldığımız, devletin tekeline alarak hem eskinin tasfiyesi hem de yeninin inşası için ucuz ve işlevsel bir enstrüman olarak kullandığı eğitim sistemine, düşmanına aşık maşuklar gibi baktığımıza işaret ediyor. Hayatımızın merkezinde yer alan bu sistemi, bize yükledikleri kadar bizi mahrum bıraktıkları üzerinden de kritik etmeye davet ediyor.

Abdulbaki Değer, şüphesiz çok zor bir yükün altına girmiş. Çünkü iki yüz yıldır küresel ölçekte uygulanan ve her türlü başarısızlığına rağmen asla vazgeçilmediği gibi eleştirilerden ve suçlamalardan azade kılınmış bir düzeneği ifşa etmeye girişmiş. İki yüz yıl öncenin sosyal, siyasal, ekonomik ve felsefi kodlarına uygun olarak inşa edilen ancak kendisini var kılan yapıların tamamı dönüşüme uğramasına rağmen varlığını şeksiz-şüphesiz sürdüren bir yapıdan bahsediyoruz. Varlığını sürdürüyor ve daha uzun yıllar da sürdüreceğe benziyor zira bu yapı devletler için hala bir taşla kuş katliamı yapma garantisi veriyor.
Ne mesela bunlar?
Mesela zorunlu eğitimle sadık yurttaşlar, itaatkar çalışanlar ile beğenileri benzeşmiş, sosyal, zihinsel ve duygusal anlamda standartlaştırılmış bir kitle üretilebiliyor.
Mesela zorunlu-kitlesel eğitim bir taraftan akademik başarı vaat ediyor, bir taraftan makbul vatandaşın üretimiyle iştigal ediyor, bir taraftan ekonomik sistemin talep ve beklentilerini karşılıyor, bir taraftan sosyalleşme ve toplumsal hayatın organizasyonunu kotarıyor, diploma ve sertifika tekelini elinde bulundurduğu için meslek ve statü dağıtımını üstleniyor vs vs…
Dolayısıyla devletler için böylesi işlevleri üstlenen ve bundan dolayı kitleler nezdinde kutsallaştırılarak eleştirilemez kılınmış bir yapının üzerindeki dokunulmazlık zırhını sıyırmaya girişmek oldukça meşakkatli ve sabır gerektiren bir yolculuk.

Her biri çarpıcı başlıklara sahip yedi bölümden oluşan kitabında, bölümlere ilgi çekici bir hikâye veya anekdotla alegorik girişler yaparak anlatısını etkili kılan yazar, kullandığı metaforlarla okurunun, tartıştığı meselenin ruhuna vakıf olmasını ve önemini kavramasını kolaylaştırmayı hedefliyor. Alana dair ilgilisini memnun edecek zengin bir kaynakçaya sahip olan kitap, dolgu cümlelerle laf kalabalığı yapmadan, boş cümle kullanmadan direkt hedefe yöneliyor, özenle seçildiği belli olan kelimelerden oluşan etkili cümlelerle keyifli bir okuma vaat ediyor. Düşünür ve filozofların evreninde sörf yaparak okurunu kavramların dünyasında yorucu ama kesinlikle çok verimli bir seyahate çıkarıyor.
Sosyoloji, felsefe, edebiyat severler için ayrı ayrı lezzet durakları barındıran; ufuk açan, ezber bozan, zihinsel ataletten silkinmeye çağıran sıkı bir çalışmaya imza atan Abdulbaki Değer’i tebrik ediyorum. Ayrıca çoraklaşan ve çölleşen kültür dünyamızda umut rüzgarları estiren çalışmasının, nakil ve kargoculuğu şiar edinmiş akademi camiasına, sarsan bir etkide bulunmasını diliyorum.

Bekir Birbiçer / Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.