Özgür Eğitim-Sen

BURHAN KUZU ŞEYTANIN AVUKATLIĞINI YAPIYOR!

26.11.2016
A+
A-
BURHAN KUZU ŞEYTANIN AVUKATLIĞINI YAPIYOR!
 
 
 
 Anadilde eğitim her şeyden önce bir insan hakkı. Bu hakka insanlar yaratılıştan sahiptir. İnsan doğasına ve yaratılışın değerlere aykırı ilkeler temelinde kurgulanan rejimler (milliyetçi ulus) devletler bu hakkı yok sayarlar. Ulus devletlerin toplumları bir tasarım toplumudurlar. Bu toplumun dili, etnik kimliği, dini ve kültürel hayatı devlet tarafından tasarlanır ve tanzim edilirler. Tabi hakları inkâr üzerine kurgulanan devlet, toplum yapısı kaçınılmaz bir şekilde totaliterleşirler. Asimilasyon politikalarının başarısız olduğu yerde devletin kaba gücü devreye girer.
 
Türkiye Cumhuriyeti devleti kendini etnik kimlik temelinde bir ulus devlet olarak tanımlamaya devam ettiği sürece anadilde eğitim gibi temel insan hakkı olan özgürlüğü, devletin bekası için tehdit olarak görmeye devam edecektir. Sorun toplumun anadilde eğitim talebinden değil aksine devletin inkâr politikasından doğmaktadır. Burhan Kuzunun iddia ettiği gibi toplumun bölünüp, parçalanmasını anadilde eğitim talebi değil aksine bu haklı talebe karşı yürütülen yasakçı anlayış neden olmaktadır. Bir toplum ancak adaletle ayakta kalabilirler, özgürlükle de gelişip serpilirler. Bu ülkenin kurucu unsurlarından olan Kürt halkını ve ana dilde eğitim taleplerini yok sayan siyasi söylem toplumsal adaleti yok sayarak beraberliğimize en büyük darbeyi vurmaktadır.
 
Başbakanın ve Burhan Kuzunun konuya ilişkin temel aldığı siyasal perspektif ne İslami’dir ne de insani özgürlükçü bir temeldir, ne de bu ülkenin ve dünyanın gerçekleriyle örtüşmektedir. Her alanda tek tipçiliği dayatarak bir toplum tasavvur etmeye çalışan totaliter ulus devlet siyasasını temel alarak konuya yaklaşmaktadırlar. Bu proje Cumhuriyet Halk partisinin bir deli gömleği olarak bu millete giydirmeye çalıştığı bir projedir. Başbakan ve Burhan Kuzu bu söylemlerini gözden geçirmeli ve hangi zihniyete ait projenin devamcısı olduklarını fark etmelidirler. Devlet tasavvurlu toplum biçimi artık bu ülkede ila nihai sürdürülebilir bir proje olmaktan çoktan çıktı. Bu projede inat etmek ülkeyi bölünmeye götürür. Bu toplumu etnik kimlik temelli bir arada tutma projesi iflas etmiştir. Farklı etnik kimliklerin ve dini kimliklerin barış içinde bir arada yaşayacağı bir adalet devleti ve hukuk sistemine evirilmemiz gerekmektedir.
 
Kişinin en tabi haklarını talep etmesini “şeytana uymak” olarak görmek ancak şeytanın avukatlığına soyunmakla mümkün olabilir. Çünkü şeytan bizi soy, sop, atalarımızla övünmeyi, oğullarımızın ve kızlarımızın çokluğuyla ve mallarımızla övünmeyi bize vesvese vererek saptırmaya çalışır. Çünkü şeytan Allahın yaratılıştı koyduğu yasa ve haklara bizleri düşmanlaştırmaya çalışır. Bilişip, tanışalım diye insanlık alemini tenleriyle, dilleriyle rengarenk bezeyen Yaratıcının koyduğu esası tersine çevirip bundan kavga ve düşmanlık üretmemizi salık verir. Bu söylemi ise şeytanın avukatları sürekli dillendirirler.
 
Yusuf TANRIVERDİ
ÖZGÜR EĞİTİM-SEN GENEL BAŞKANI

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.