Özgür Eğitim-Sen

Danıştay üyeleri “ant” içmeye davet edildi! (2012-01-03)

16.11.2016
A+
A-
Danıştay üyeleri “ant” içmeye davet edildi! (2012-01-03)

Mazlumder’in üç yıl önce başlattığı “andımızın kaldırılması” kampanyası devam ediyor. Kampanyanın 3. yıl dönümünde bir kez daha “andımızın kaldırılması” istendi. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılan basın açıklamasına Diyarbakır Özgür Eğitim-Sen Temsilciliği’de destek verdi. Ayrıca Özgür-Der, İHD, Baro, ve Mamur-Sen temsilcileri de basın açıklamasına destek verdi.

Açıklamayı okuyan Mazlumder Diyarbakır şubesi yönetim kurulu üyesi Cihan Ülsen, Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü bir yapısı olduğu gerçeğinin artık kabul edilmesi ve “Andımız” diye adlandırılan metnin artık ilköğretim okullarında okutulmaması gerektiğini söyledi. Açıklamada Danıştay Üyeleri her sabah “ant” içmeye davet edildi.



Yapılan açıklamanın tam metni:

DANIŞTAY ÜYELERİNİ HER SABAH AND İÇMEYE DAVET EDİYORUZ!!!

17.06.2011

Basına ve Kamuoyuna,

Bu gün yine bir karne günü, ilköğretim öğrencilerine yönelik “and” zülmü yine sona ermedi. “andımız kaldırılsın” kampanyasını 2008 -2009 eğitim yılını geride bıraktığımız gün olan 12 Haziran 2009 tarihinde başlattık. 2009-2010 ila 2010-2011 eğitim ve öğretim dönemleri olmak üzere iki dönemi geride bıraktığımız bugün yine aynı yerde tepkimizi koymaya, haksızlığı duyurmaya ve “öğrenci andı kaldırılıncaya kadar” zülmü haykırmaya devam edeceğiz.

Bu kampanya kapsamında dernek üye ve yöneticilerimiz Danıştay’da üç ayrı dava açmıştık: Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin ”Öğrenci Andı” başlığını taşıyan 12. maddesinin kaldırılması için açılan davalarda  Danıştay Sekizinci Dairesi davalarımızı RED etmiş ve bu davalar tarafımızdan temyiz edilmiştir. Davalarımızın sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

İlk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın “Andımız Kaldırılsın” davası ile ilgili vermiş olduğu gerekçeli kararındaki görüşlerine katılmak mümkün değildir. Mahkeme, ideolojik devletin 1980 darbesi ve öncesi ezberlerini kararında gerekçe olarak sunmuştur. Mahkeme, kendi görüşü ve eskimiş devlet ideolojisini bu kararında tekrarlamıştır.

Bir hatanın tekrarı, ona doğruluk yönünde kıdem kazandırmaz.

Mahkeme kendi inandığı ideolojisine, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bizlerinde inanmasını beklemektedir. Danıştay hakimleri, Türk Milleti!,  bizim adımıza en doğru kararı verdiği ve hatta bizi yine bizden! kurtardıkları zannıyla iş bu kararla mutluluk yaşamış olabilirler. Ancak bu karar bizleri mutlu etmemiştir.

İnsanın devleti değil, devletin milleti, devletin kulu! bireyler görmek isteyen Danıştay 8. dairesinin bu kararı, doğal -İlahi hukuk ile başta çocuk hakları sözleşmesi olmak üzere uluslar arası sözleşmelerde yerini bulan hak, adalet ve özgürlük kavramlarıyla ilgili olmadığı gibi, bu evrensel değerlere de katkı sunmamıştır. İdeolojik, tek tipçi, pragmatist ve militarist anlayışlarda bulunan “kurtarıcı” bir söyleme sığınmıştır. Kendi inandığı ve bizim için “yanlış” olan And’a, herkesin inanmasını beklemektedir. Tam da değişmesi gereken ideolojik mantık bizce  bu mantıktır.

Dünyada eğitim alanında her şeyin öğrenciler lehine değiştirilmeye çalışıldığı bir ortamda Danıştay, değişime karşı tutucu ideolojiyi koruma telaşı ve görevine girmiştir.

Mahkeme, Anayasanın 90. maddesinde bulunan usulünce onaylanmış uluslar arası sözleşmelerin kanun hükmünde olduğu gerçeği ile çocuk hakları sözleşmesine göre anne ve babanın tercihlerine saygı göstermemiş, ideolojik konuda anne – babanın tercih hakkının olamayacağını vurgulamıştır.

Anayasanın başlangıç bölümü ile Milli Eğitim temel kanunundaki ideolojik görüşler bu kadar önemli ise; liseler ve hatta üniversitelerdeki öğrencilere ve hatta eğitimin devam ettiği doktora öğrencilerine neden bu And okutulmaz! Madem bu and hayati değerde ise Danıştay üyeleri de her gün işe başlamadan önce bu andı okuyup, “Türk oldukları, doğru oldukları, mutlu olduklarını” söylesinler.

Anayasanın 66.maddesinde:”Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” Denilmektedir. Bu madde ile farklı etnik kimlikler, görmezden gelinmekte ve baskılanmaktadır. Her ne kadar mahkeme, buradaki “Türklük” kavramını farklı bir şekilde yorumlasa da  devlet aklı bu kavramı, tek tipleştirici ve etnik bir saik ile yorumladığını açık bir şekilde ortadadır.

Her sabah ilkokulda çocuklarımıza okutulan “Andımız !”;

“Türküm” ile başlamakta,

” Varlığım Türk varlığına armağan olsun”,

“Ne mutlu Türküm diyene” şeklinde beyanlar mevcuttur.

Farklı etnik kimlikte olan insanlara okutulan bu ant, görüldüğü üzere ayrımcı ve dışlayıcı niteliktedir.

Mahkeme, Kemalist ideolojiyi mahkeme gerekçesi olarak sunmuştur. Oysa  Türkiye’nin taraf olduğu başta Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere birçok sözleşmeden bahsettiğimiz halde, mahkeme uluslar arası hukuku tek kelime ile görmemiştir. Bunun yerine 1930′lu yılların tek tipleştirici, farklılıkları yok sayan ve hatta zor kullanarak değiştirme, Türkleştirme politikasının esas alındığı, milliyetçi dayatmanın doğru varsayılmasını önermiştir. Bu gerekçe hatalıdır. Bu ideoloji ile Kürtler, Lazlar, Araplar, Çerkezler ve diğer etnik yapılar görülmemekte, gösterilmemektedir.

Andımız ile de öğrenciler, homojenleştirilmekte, tek tipçi, farklılıkları yok sayan ve hatta mevzuatla “Türk” kabul edilme- kabul ettirilme yoluna gidilmesi insan haklarına aykırıdır.

Bu andı okumak isteyen aileler elbette ki çocuklarına okutabilirler. Ancak mesele bu andın okutulmasını gerekli görmeyenler ile okutulmasına karşı olan kişilere karşı alınacak “uygarlık” tavrıdır.

MAZLUMDER olarak, Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü bir yapısı olduğu gerçeğinin artık kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde yasal, hukuki ve fiili tüm değişikliklerin bir an önce gerçekleştirilmesini talep etmekteyiz. Bunun için de önceliklerden bir olan “Andımız” diye adlandırılan metnin artık ilköğretim okullarında okutulmamasını talep etmekteyiz. Bizler farklılıklarımızın zenginlik olduğunu ve farklılıkları kabul etmenin uygarlaşmanın en önemli faktörü olduğuna inanıyoruz.

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.