Özgür Eğitim-Sen

Değişim hızı ve meslek lisesi stratejimiz (2012-01-03)

03.01.2012
A+
A-
Değişim hızı ve meslek lisesi stratejimiz (2012-01-03)

YUSUF TANRIVERDİ * / Eğitimde birliğin sağlanması, merkezi yönetim için merkezden belirlenen müfredatın ülkenin dört bir yanında uygulanması olarak anlaşılmıştır sadece .

Baş döndürücü bir hızla gelişen teknoloji doğal olarak hayatın her alanında etkisini gösteriyor. Siyasetten eğitime, ticarete, sanayiye değişimi ve yenilenmeyi dayatıyor. Teknolojiden uzak kalanlarsa piyasada var olma imkânını kaybediyor. Alven Toffler “Şok” adlı kitabında bu konun altını çiziyordu yıllar önce. İngiliz eğitim sistemini teknolojik gelişmelere ayak uyduramadığı, okulların ileriye dönük değil de geriye dönük bir sistemin savunuculuğunu yaptığı gerekçesiyle eleştiriyordu. Tofler kitabında eğitimde kullanılan ve kullanımı öğretilen teknolojinin geriliğinin altını çiziyordu. Belli bir teknolojiyi kullanmak üzere eğitim alan öğrenciler dört yıl eğitim alıp teknolojinin başına geçtiğinde karşısında yepyeni bir teknolojinin olduğunu görüyordu. Eğitimini aldığı teknoloji ise çoktan çöpe atılmıştı. Bu durumu Toffler değişimin şok dalgası olarak betimliyordu. Toffler’in altını çizdiği durum üzerinde gerçek düşünülmesi gereken bir durumdur. Dışarıdaki hıza yetişemeyen ve kendini yenilemeyen bir eğitim heba edilen emekten başka bir şey olmuyor. İşe başlayan bir genci eğer birde işveren sektör eğitecekse o zaman okullara ne gerek var sorusu sorulabilir. Ancak doğru soru okullar piyasadan ve ihtiyaçlardan ne kopuklar ve bu kopuklu giderecek bir esnek eğitim politikası neden yapılandırılamıyor olmalıdır? Eğitim sistemimizin değişime ve esnekliğe kapalı olmasının temel iki nedeni vardır. Birincisi eğitim sistemimizin merkeziyetçi katı yapısıdır. Müfredat ve ders kitapları dahil her şey merkezdeki bürokratlar tarafından belirlenir. Ülkenin her yanına hiçbir ayrım gözetmeden aynı müfredat dayatılır. Bölgeler arası farklılıklar ve imkânlar yok sayılır. Örneğin sahil kenarlarımızdaki bölgelere denizcilikle, balıkçılıkla ilgili bir ders koymak mümkün olmaz. Ya da orman bölgelerimize ormancılıkla ilgili, tarım bölgelerimize tarımcılıkla ilgili ek bir dersin verilmesi düşünülmez. Eğitimde birliğin sağlanmasından merkezi yönetimin anladığı merkezden belirlenen müfredatın ülkenin dört bir yanda uygulanmasından başka değildir. İkinci faktör ise eğitim üzerinden verilmeye çalışılan esas unsurun devletin ideolojisi olmasıdır. Öğrenciye kazandırılması gereken bilgi ve beceri ikinci planda öneme sahiptir. Matematik dersinin bile amacını “Atatürk milliyetçiliğinin” kavratılması olarak belirleyen bir eğitim müfredatının akıp giden hayatın içindeki yenilikleri ve hızı yakalaması da elbette beklenemez.

İki milyon öğrencimiz üniversite sınavına giriyor. Okulu bitiren gençlerimiz ÖSYM’nin kapısında yığılmış bekleşiyor. Bunların dörtte üçü dışarıda kalacak. Üniversitelere yerleşen öğrencilerimizin yüzde atmışı da ya istemedikleri bölümlerde ya da ne olduğunu içeri girdiğinde öğrenecekleri bölümlere yerleşecekler.

http://www.taraf.com.tr/haber/degisim-hizi-ve-meslek-lisesi-stratejimiz.htm

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.