Özgür Eğitim-Sen

Eğitim kalitesi nasıl yükselir? (2012-01-03)

03.01.2012
A+
A-
Eğitim kalitesi nasıl yükselir? (2012-01-03)

1924 yılında 430 sayılı kanunla “Türkiye dâhilinde bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekâletine merbuttur” denilerek kabul edilen ve yürürlüğe sokulan Tevhid-i Tedrisat kanunu aradan 87 yıl geçmesine rağmen hâlâ geçerliliğini muhafaza eden bir kanundur. Kısaca “eğitim birliği” olarak da bilinen Tevhid-i Tedrisat kanununa göre, bütün okullar devletin denetimine girmiştir. Askeri okullar her ne kadar bu kanundan muaf tutulsalar da kanuna göre Türkiye’de hiç kimse etnik ve dini okul açamaz. Tevdid-i Tedrisat kanunun çıkarılmasına neden olan en önemli etken kuşkusuz Osmanlı eğitim sisteminin milli kültürün oluşmasına engel olduğu inancıydı. Bilindiği gibi Osmanlıda medrese ve modern devlet okulları dışında, kendi dillerinde eğitim yapan azınlık ve yabancı okulları da vardı. Bu okullarda bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde olduğu gibi farklı eğitim modelleri uygulanıyordu aynı zamanda eğitim anlayışı değişik dil, kültür ve inanışa sahip insanlara göre şekil buluyordu.

BİR DÖNEMİN KANUNU

Ne var ki eğitimde çok kültürlüğüne vurgu yapan bu eğitim anlayışı, dönemin yükselen değeri milliyetçilik ve ulusçuluk gibi milli birlik ve bütünlüğe atıfta bulunan ideolojilerin de etkisiyle ülkede millî bir kültürün oluşmasının önündeki tek engel olarak görülüyordu. Bu sebeple çıkarılan Tevhid-i Tedrisat kanunuyla eğitim, politika olarak milli bir karaktere bürünmüştür. Bu uygulama aynı zamanda modernleşmenin ve çağdaşlaşmanın da bir gereği gibi düşünüldü. Fakat bundan daha da önemlisi devlet artık her şeyi denetiminde tutmaya ve kendi bildiği yoldan, kendine göre tasarladığı bir vatandaş yaratma yolunu tercih etmiş oluyordu. Türkiye’deki eğitim sistemin temel felsefesini oluşturan bu anlayışın tohumları 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat kanunuyla atılmıştır.

Demokrasi, özgürlük ve evrensel hukuk kaidelerine göre işlev gören bir ülkenin eğitimle hedeflediği ile otoriter, totaliter ve baskıcı bir anlayış ve tutumla varlığını devam ettirmeye çalışan bir ülkenin eğitimle hedeflediği kuşkusuz birbirinden farklıdır. İlki, eğitimle daha kaliteli, özgür ve çağın bilimsel gelişmelerine açık kaliteli bireyler yetiştirmeyi önceleyerek eğitimin müfredat, okul ortamı, finansmanı ve ders kitaplarına varıncaya kadar tüm unsurlarını daha esnek ve özgür modellerle çerçevelendirir. Diğeri ise sadece kendine itaatkâr vatandaş yaratma yoluyla ilgilenir. Dolayısıyla eğitimde alternatif uygulamalara, esnek eğitim modellerine ve farklı dil, görüş ve inançlara göre düşünülmüş ders kitaplarına vs. şans tanımaz. Eğitimin finansmanından, müfredatına, ders kitaplarından, bireyin tutum ve davranışlarına varıncaya kadar tüm unsurlarını tek merkezden emir-komuta biçiminde işleyen hiyerarşik bir yapılanmayla yönlendirmeyi tercih eder. Bu tarz eğitim-öğretim sistemlerinde doğal olarak kalite artışı gözlemlenmez. Birey ne içinde yaşadığı toplumun sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlarına katkıda bulunabilir nede çağın hızla ilerleyen bilimsel gelişmelerine ayak uydurabilir.

DEĞİŞMEYEN YASALAR OLMAZ

devamı..http://yenisafak.com.tr/Yorum/?i=310984

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.