Eğitim reformu için somut adım beklenebilir mi?

Abdulbaki Değer
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Tüm Yazıları
21.04.2021
A+
A-

Eğitim’de kapsamlı bir reforma muhtaç oluşumuza ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan tespit gelince yapılan tespit doğrultusunda hiza almada insanlar, yapılar da gecikmedi. Tespitin ne kadar yerinde olduğunu belirttiler, bir an önce arzu edilen ilke ve değerler doğrultusunda reformun hayata geçmesi gerektiğinin altını çizdiler. İlk bakışta bir hükümet için nasıl da aranıp bulunmayan bir durum denilebilir. Veya aynı şey bir toplum için de söylenebilir. Nihayetinde belirli bir sorunun varlığına ve çözümüne ilişkin hükümet ve toplum nezdinde geniş bir uzlaşı oluşuyorsa bu bir taraftan sorun tespitinin ve üretilen çözümün yerindeliğine diğer taraftan da ciddi bir toplumsal muhalefetin olmayışı nedeniyle çözümün hayata geçirilmesinin kolay olacağına işaret edebilir. Ancak aynı durum çok daha büyük bir sorun alanının göstergesi de olabilir.

*** 

Peki, bizim durumumuz hangisi? Ortada sevineceğimiz, büyük bir sorunumuzun hal yoluna koyulacağına ilişkin mutluluk duyacağımız bir durum mu var? Yoksa üzüleceğimiz, varlığımıza ve niteliğimize ilişkin kahrolacağımız bir durum mu var? Buna dair bir hüküm vermek için şüphesiz sorunumuza, sorunumuzun tespit edilme sürecine ve çözüm üretme mekanizmamızın işleyişinin nasıllığına bakmamız gerekiyor. Sorunumuz niye sorun? Nasıl tespit ettik, neyle tespit ettik, kimler tespit etti? Tespitimizin çözümlemesi nasıl yapıldı, hangi önkabullerden hareket edildi vs.? 

Aynı şey üretilen çözüm için de geçerli. Daha doğrusu reformun nasıl ve ne yönde olması gerektiğine ilişkin yapılan imalar, göndermeler için de geçerlli. Sorun tespit etme ve çözümü belirlemeye ilişkin yapıp ettiklerimize dair son bir kaç yazıda yeterince mevzuyu tartıştık. Bu yazıda kısaca Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelen tespit ve çözüme ilişkin hiza alan toplumsal varlığımıza biraz dikkat kesilmek istiyorum. Zira Cumhurbaşkanı’nın tespitine dönük coşkulu onama sorunun toplumsallığına ilişkin bir gösterge olmakla birlikte bu tarzın kendisi de aynı zamanda büyük bir sorun göstergesi. Cumhurbaşkanı’nın sorunun sorun olduğunu dile getirmesinden önce alana ilişkin hiçbirşey görmeyenler, tartışmayanlar nasıl oluyorda anlık bir aydınlanma geçirerek buna kanaat getirebiliyorlar? Aynı şey şüphesiz Cumhurbaşkanı’nın tespiti için de geçerli? Toplumsal sorunların bu tarz anlık, bir tür keşif edasıyla tespiti ve çözümü nasıl olabilir?

*** 

Tekrar tespitten hareketle hiza alan toplumsal varlığımıza dönelim. Tespitin dile gelmesinin ardından dümen kırıp tespiti dile getiren mercinin çizdiği rotada pozisyon almanın kendisi zaten niye eğitimde reforma muhtaç olduğumuzu ve çok  daha önemlisi muhtaç olduğumuz reformun bu şekilde kesinlikle olamayacağını gösteriyor. Bu şekilde pozisyon aldıktan sonra “reform için dile gelen hususları somut adım olarak görmek istiyoruz” taleplerini dillendirenler bir bütün halinde politik ayartıcılığın nasıl döngüsel şekilde işlediğini, nasıl alanla ilgili görünüp, alanla ilgili konuşuyormuş görünüp keyfe keder yol aldığımızı da serahaten gösterdiler.

Onlar Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin içinde sihirli formüllerle sorun alanlarımıza ilişkin uygun çözümlerin üretildiğini düşünüyorlar sanırım. Sanki gizli, kapaklı yerlerde memleketimizin sorunlarına “acaba nasıl bir çözüm bulsak” derdiyle yanıp tutuşan adını sanını bilmediğimiz insanlar çalışıyor larda bize tam da beklediğimiz, arzu ettiğimiz nihahi çözümü üretmişler. O yüzden o çözümü de bir an evvel somut adım olarak hayata geçmesini istiyorlar. Böyle bir şey mümkün mü? Senin haberinin olmadığı, senin konuşup dert etmediğin bir alanda senin adına kimler hangi çözümü bulacaklar? Sen yaşam alanında mevzuyu konuşmuyorsan, dert etmiyorsan, belirli klişelerin kıskacında savuşturuyorsan çözüm diye bir beklentin olabilir mi? Bu beklentinin gerçekçiliği olabilir mi? Türkiye en tepeden en aşağısına kadar gözlerini açmamak için uyuma taklidi yapmaya devam ediyor. Her geçen gün gerçeklikle yüzleşmemek için çevirdiğimiz numaraya kendimizi uydurmak için yeni numaralar çeviriyoruz. Reform için dile gelenleri somut adım olarak görmek istiyoruz ne demek Allah aşkına? Böyle bir reform nasıl olur denilecek yerde reform söylemini somut adım olarak görmek istemek nasıl izah edilir bilemiyorum.

Cumhurbaşkanı’nın “reforma ihtiyacımız var” tespiti “sizin için güzel çözümlerimiz var” şeklinde anlaşılmak yerine “yardıma ihtiyacım var, katkıya ihtiyacım var, sizin besleyip büyütemediğiniz çözümler dışında benim uhdemde bir şey yok” itirafı, çığlığı olarak görülmeli. Yoksa “somut adım bekliyoruz” söylemi varlığı ve niteliği meçhul bir varlığın “her türlü ayartılmaya müsaitim” itirafından öte bir anlamı olmuyor. Ahvalimiz böyle olunca başımıza da bunların gelmesi sürpriz olmasa gerek.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.