Özgür Eğitim-Sen

MEB TACİZİ İHBARI CEZALANDIRDI!

26.11.2016
A+
A-
MEB TACİZİ İHBARI CEZALANDIRDI!
 
 
 Mehmet Türkeş o vicdan ve sorumluluk sahibi bir öğretmen. Ankara Mimar Sinan Teknik Endüstri Meslek Lisesinde tarih öğretmen idi. Bazı öğrenciler kendisine gelerek bir öğretmenin “kız arkadaşlarına tacizde bulunduğunu, derslerde açık saçık konuşmalar yaptığını”, bir önceki sınıftaki ablaların “bu öğretmenin yanına yalnız gitmeyin dikkat edin” dediklerini iletti.
 
Mehmet öğretmen konuyu okul idaresine yazılı şekilde bildirir. Aradan 5 ay geçtikten sonra Mehmet öğretmenin ısrarları üzerine soruşturma başlatılır. Bu arada Mehmet öğretmen olayı yazılı şekilde ilçe, il milli eğitim müdürlüklerine ve bakanlığa ve teftiş kurlunu da iletir. Hidayet Tuksal Hanım Taraf Gazetesinde olayı köşesinden yazması da soruşturmanın başlamasında önemli bir rol oynar. 
 
Bir taciz iddiasının soruşturulması için: ilçe müdürlüğü, il müdürlüğü, Teftiş Kurulunun ve Bakanlığın ancak 5 ay sonra harekete geçirilebilmesi bu konuya kurumların yaklaşımı açısından sanırız bir bilgi veriyor. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz kurumların bir yandan “mobbinge” karşı bilinçlendirme çalışmaları yaparken diğer yandan bilinçlenmiş kişilerin bu konudaki soruşturma taleplerine bu kadar ilgisiz kalmasını nasıl açıklamak gerekir?
 
Mesele ilgisizlikle de kalmıyor. Teftiş Kurulunun gönderdiği müfettişlerin soruşturma boyunca izledikleri yol ve yöntemler Mehmet Beyin ifadesiyle tam bir facia. Şunu peşinen ve rahatlıkla söyleyebiliriz ki Milli Eğitim Bakanlığı içersinde en güvenilmeyen bölüm Teftiş Kuruludur. Teftiş sistemi ve teftiş kurlu acilen ele alınıp baştan aşağı yeniden yapılandırılması gereken bir çürüme içersindedir. Adam kayırma, adamına göre muamele etme konusunda istismara en açık yapıdır. Yargının çuvalladığı bir ülkede MEB Teftiş Kurulundan ne bekliyorsunuz derseniz doğrusu bu soruya da sessiz kalmaktan başka bir şey yapamayız.
 
Mehmet Beyin iddiasına göre teftiş yapan bir müfettiş, bir öğrenciye, başka bir öğrencinin yazılı ifadesini okutmasının ne anlama geldiğini ve bir soruşturmada bunu yapmanın ne demek olduğunu sanırım herkes bilir. Taciz iddiasının ilgili kurumlar tarafından yargıya anında intikal ettirilmesi gerekirken yapılmaması ne anlama gelmektedir?
 
Bu süreç devam ederken Mehmet Bey okulda uyuşturucu kullanıldığını bazı öğrencilerin kendisine iletmesiyle öğrenir. Bu konuyu da gündeme taşır. 
 
Sonuç; Mehmet Öğretmen evine uzak olan ve uyuşturucunun mekanı olan bir bölgeye okulun huzurunu bozduğu gerekçesiyle sürülür. Habertürkün haberine göre; okul çevresinde uyuşturucu satıcılarına karşı mücadele eden hizmetlinin yeri değiştirilir, birkaç gün sonra evinin önünde öldürülmüştür. (Allah korusun)
 
Diğer öğretmene ise açık saçık konuşmadan dolayı (MEB’ e göre bunlar mobbing değildir; Almanların toplu ilişkiye nasıl girdiğini anlatmak, kız çocukların boynunu açıp esans sürmek, makyaj yapmalarını istemek vs.) uyarı cezası yapılarak uygun bir okulu tayini çıkartılır.
 
Mehmet öğretmen MEB’in ilgili kurullarının yapması gerekip de yapmadığı işi de kendisi yaparak her iki olayı da yargıya taşır. Ankara İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünü de durumu yazılı şekilde iletir. Ancak henüz bir işlem yapılmamıştır.
 
 
 
Eğitim sistemimizin pek çok temel sorunları olduğu ve tartışıldığı aşikârdır. Ancak; öğrenciye yönelik taciz ve şiddetin gündeme gelmemesi, getirildiği zamanda, getirenin cezalandırılması gibi korkunç gerçeği kamuoyunun ve vicdan sahibi sorumlulara havale ediyoruz. 
 
Mehmet TÜRKEŞ öğretmen bu camianın susmayan, susturulmaya çalışılan vicdanıdır. 
 
 
ÖZGÜR EĞİTİM-SEN YÖNETİM KURULU

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.