Özgür Eğitim-Sen

Öğretmenin sadece adı var!

10.01.2024
A+
A-
Öğretmenin sadece adı var!

Özgür Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sesleniyoruz. Öğretmenler odasında beş farklı öğretmen grubu ile muhatap oluyorsunuz: Ücretli öğretmenler, PİKTES kapsamında görev yapan öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler, kadrolu düz(!) öğretmenler, uzman öğretmenler ve başöğretmenler. Farklı kategorilere ayrılan fakat aynı işi yapan bu öğretmenlerin her birinin iş barışını bozacak denli farklı maaşlar aldığını da elbette biliyorsunuz.

Devletin en büyük ayıbı olan ve hemen hiçbir özlük hakkına sahip olmayan ücretli öğretmen haftalık 30 saat derse girdiğinde bile 10 bin lirayı geçmeyen bir ücret alabiliyor. Asgari ücretin 17 bin lira olduğu bir gerçeklikte her yıl yaklaşık 80 bin öğretmen bu aşağılayıcı ücretle devlet tarafından köle gibi kullanılıyor.

Geçici koruma altındaki çocukların eğitime erişimlerine katkı amacıyla görev yapan geçici işçi statüsündeki PİKTES öğretmenleri Ocak ayında diğer öğretmenler gibi %49,25 oranında değil %37 oranında zam alacaklar ve bu öğretmenler ek ders ve nöbet ücretinden mahrum oldukları gibi kurs açamıyor, sınav görevi alamıyor. 2016’dan bu yana kadro bekleyen PİKTES öğretmenleri kadrolu öğretmenlerin sahip olduğu yolluk, eş durumu tayini, özür durumu tayini, aile yardım ödeneği, çocuk yardımı gibi özlük haklarından da yararlanamıyor.

İlk 10 yılını çalışan düz(!) öğretmenler uzmanlık sınavına alınmadıkları için aynı işi yapmalarına rağmen uzman öğretmenlerden en az 8 bin, baş öğretmelerden yaklaşık 12-13 bin lira az maaş alıyor.

Öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyen bir sınava tabi tutularak unvan verilen uzman ve başöğretmenler ise yoksulluk sınırının altında ve en düşük memur maaşı karşılığında görev yapıyor. Okullarımızda bir de taşerondan kadroya geçen kamu işçisi statüsünde bir kadro var ki başöğretmen maksimum 45 bin lira maaşa sahipken 55 bin lira maaş alıyor. Sayın Tekin, meslek onurunu hiçe sayan böyle bir ayrıştırmaya siz nasıl bakıyorsunuz bilemiyoruz ama bir önceki Çalışma Bakanı, karşısında pazarlık yapabilecek güçte bir sendika olmadığı için hizmetlinin öğretmenden fazla maaş almasını normal ve olması gereken olarak savunabilmişti.

Bütün bu adaletsizliklerin yanı sıra haftada en az 45 saat ders yüküyle asgari ücret karşılığında çalıştırılan özel öğretim kurumu öğretmenleri, ekonomik ve özlük hakları açısından sömürü düzeneğinin içerisine alınmış durumdalar. Özel sektördeki öğretmenler, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’ndaki “…Okullarda yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmeti yapanlara, kıdemlerine göre dengi resmi okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemez.” hüküm cümlesini kaldıran devlet tarafından patron istismarına ve sömürüsüne açık hale getirildiler.

Sınıflara ayrılan öğretmenler mesleki ve ekonomik olarak itibarsızlaştırıldı. Şubat 2022’de yürürlüğe giren Öğretmenlik Meslek Kanunu bu itibarsızlaştırmanın yasal zeminini oluşturdu. “Tek güvencemiz” veya “öğretmenlerimizin temsilcisiyiz” diyerek yere göğe sığdıramadığınız öğretmenin gerçek anlamda temsilciliği, ancak hak ettiği iş güvencesi verilerek, uğradığı hak gaspı sona erdirilerek, mağduriyetleri giderilerek yapılabilir; maaş hiyerarşisi alt üst edilerek, okullardaki iş barışı dinamitlenerek, öğretmenler farklı kategorilere ayrıştırılarak ve en düşük memur maaşı reva görülerek değil.

Özgür Eğitim-Sen olarak eğitim sisteminin ana aktörünün öğretmenler olduğu bilinciyle hareket etmenizi, tüm eğitim çalışanlarının bakanı olmanızı, tüm bu adaletsizliklere ve hak ihlallerine son verecek iradeyi göstermenizi talep ediyoruz.

Bekir Birbiçer

Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Whatsapp Destek
1
Whatsapp Destek Hattı
Üyelik işlemleri için Whatsapp iletişim hattımız