Özgür Eğitim-Sen

Prof.Dr.Vehbi Başer: Milli Eğitim, mazgallarına sinmiş bir Yeni Çeri ruhunun bütün reformları eğlenceye dönüştürerek çöp ettiği bir kabare tiyatrosudur

29.09.2019
A+
A-
Prof.Dr.Vehbi Başer: Milli Eğitim, mazgallarına sinmiş bir Yeni Çeri ruhunun bütün reformları eğlenceye dönüştürerek çöp ettiği bir kabare tiyatrosudur

Güz Dönemi Özgür Eğitim Sohbetleri’nin ilk programına Kocaeli Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vehbi Başer konuk oldu. ‘Reform Çökerten Maarifimiz: Gerçek bir Yenilik/Yenilikçilik Mümkün olabilir mi?’ başlıklı sohbet programı Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer‘in takdimiyle başladı.

Özgür Eğitim Sohbetleri’ni toplumuzda bir anlamda tartışma/sorgulama dışı tutulan eğitimi, eğitim sistemini sorunsallaştırmaya matuf olarak gerçekleştirdiklerini belirten Abdulbaki Değer sözlerine şöyle devam etti:  Osmanlı son döneminden bu yana yürürlükte olan sistemin yapılanışı, işleyişi ve sonuçları ile böyle bir tartışmayı zorunlu kılmaktadır.  Bu zorunluluk üzerinden sorgulamak istediğimiz sistem sadece işleyişindeki aksaklıklar nedeniyle değil aynı zamanda ortaya çıkış koşullarındaki aşınma ve çözülme nedeniyle de ele alınmak durumundadır. Bu açıdan mevzuyu kök bağlantıları üzerinden değerlendirebilen ender insanlardan olan Vehbi Başer Hocayı ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Hoca’nın ifadesiyle 20. yüzyıldan kalma müsamereci hamlelerle eğitimin giderek devasa boyutlara varan kangreni ne anlaşılabilir ne de tedavi edilebilir.

Yine Başer’in ifadesiyle; Evet, Milli Eğitim, mazgallarına sinmiş bir Yeni Çeri ruhunun bütün reformları eğlenceye dönüştürerek çöp ettiği bir kabare tiyatrosudur. Asıl problem, bu kabarenin izleyicileri olarak vatandaşların bu koca tiyatronun bir eğitim teşkilatı ve burada dönen dolabın eğitim faaliyeti olması gerektiği yönündeki bağnaz ısrarından kaynaklanıyor. Eğitime tâbî tutulan çocuk ve gençler, bu tiyatrodaki en ağır rolü oynarken kişilikleri ve insanî kapasiteleri itibariyle kötürümleştirilip felç ediliyorlar. Türkiye’de gördük ki, askerî kurumlar, yargı sistemi ve asayiş teşkilatı tepetaklak edilebilir ama Milli Eğitim ve Diyanet sapasağlam ayakta tutularak “asıl düzen” korunmaktadır. Reform kabaresi de işin şakasıdır.”

Prof.Dr.Vehbi Başer soru-cevap kısmıyla iki saati aşan sohbette eğitimde yaşadığımız sıkıntıların genel ahvalimizdeki düzeysizlikten bağımsız ele alınamayacağını, sistemsel bir reformun günümüz koşullarında ne işlevsel bir çözüm ne de böyle bir beklentinin gerçekçi olacağını belirtti. Tabandan gelmeyen hiçbir değişim söyleminin kalıcı olamayacağını ifade eden Başer, özellikle bulundukları yerlerde fark yaratacak, yaratıcı eylem sahibi öğretmenlerin makul ve meşru bir teşvik mekanizmasıyla desteklendiklerinde bir değişim imkânının yakalanabileceğini dile getirdi. Aksi taktirde bir takım politik müdahaleler üzerinden girişilecek reform çabaları veya bu yöndeki iyileşme umutları Milli Eğitimin mazgallarına sinmiş Yeni Çeri ruhu tarafından bertaraf edilmekten kurtulamayacaktır. Nitekim Türkiye’de eğitim tarihi de bu döngünün şahidi olarak orta yerdedir. 18 yıllık iktidarının içinde olan muhafazakar kesim aile, kadın, hukuk vs. gibi alanlarda hazır bulduğu bir takım ajandaları (AB, liberal) nasıl herhangi bir hazırlığı olmadığından devralıp uyguladıysa aynı şey eğitim için de rahatlıkla söylenebilir. Dolayısıyla kendinize ait bir ajandanızın söz konusu olmadığı durumlarda sistemik dönüşümlerden, reformlardan bahsetmek biraz da kendini kandırmak olduğu söylenmelidir. Dolayısıyla bir nitelik kazanmadan, yetkin olmadan, yaratıcı eylemler göstermeden kalıcı bir değişim olamayacağını görmek ve bilmek durumundayız.

Katılımcıların soruları ile zenginleşen ve derinleşen sohbet iki saati aşkın süre sürdü. Prof.Dr.Vehbi Başer’e ve katılımcılara teşekkür eden Abdulbaki Değer Özgür Eğitim Sohbetleri’nin 11 Ekim’de Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı D.Mehmet Doğan‘ın katılımıyla devam edeceği duyurusuyla programı sonlandırdı.   

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.