Özgür Eğitim-Sen

ŞAKA GİBİ!

26.11.2016
A+
A-
ŞAKA GİBİ!
 
 
 İngiltere'de yapılan araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenlere en çok değer veren ülkeler arasında Türkiye'nin, Çin ve Kore'den sonra üçüncü sırada yer aldığını açıklayan Nabi Avcı "Üçüncülük bizi kesmez" dedi.
 
 
Öğretmenlerin çalışma koşulları, maruz bırakıldıkları ücret adaletsizlikleri de dikkate alındığında Sayın Bakanın açıklaması “Şaka mı?” dedirtti.
 
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi AYAN ortaya çıkan ironiye dikkat çekti.
 
“Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İngiltere’de yapılan bir araştırmada, öğretmene değer veren ülkeler arasında üçüncü olduğumuzu belirtmiş ve 3. lük bizi kesmez demiş.
 
İlla şampiyon olacağız.
 
İngilizlerin yaptıkları araştırmada hangi ölçü kullanıldı bilmiyorum. Eğer toplumların verdikleri değer kast ediliyorsa bundan Milli Eğitim Bakanlığının kendisine pay çıkarmaması lazım. Şayet devlet kurumlarının öğretmenlere verdikleri değer kast edilmişse, burada da bir yanlışlık var. Çünkü günümüz Türkiye’sinde öğretmenler, en az hatta hiç değer verilmeyen çalışanlar.
 
İngilizler Öğretmenler Günü nutuklarına bakıp bizi dünya üçüncüsü ilan etmiş olmalılar.
 
**
 
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim – öğretim faaliyetlerini düzenleyen – gerçekleştiren ve dentleyen bir kurum. Bu kurumun gözünde öğretmen nedir ne değildir?
 
Sakalı – bıyığı, eteği – pantolonu belirlenmiş, saç – sakalı sınırlanmış, öğretecekleri tayin edilmiş ve okutacağı kitaplar sayılmış, bir kamu görevlisisidir öğretmen.
 
Öğretmen her senenin başı – ortası ve sonunda yapılan, sevimsiz, yararsız, saatler süren tekrardan ve müdürlerin komplekslerini tatmin işlevi görmekten başka işe yaramayan sıkıcı toplantıları dinlemek zorundan kalan biridir.
 
Bakanlık, nasıl ve nerden bu kadar işe yaramaz adamları bulur anlamak mümkün değil…( Adam dediysek, kadınları adamdan saymadığımız zannedilmesin).
 
Öğretmen hiçbir işe yaramayan ve yalanlarla dolu kulüp defterlerini doldurmak zorundadır. Yapılmayan faaliyetler, yapılmış gibi öğrencilere imzalatılır. Çok acı bir durum…
 
Kabahat kimde?
 
Öğretmen öğrencilerle birlikte, okul mdürlerinin bayat, küf kokan, bilim, ahlak ve akıl dışı konuşmalarını törenlerde dinlemek zorunda kalan kişidir. Bu konuşmalarda, öğrenci formasının öğrenci için zırh olduğu bile ileri sürülebilinir. İnsan iradesini ve ahlakını, formanın altına çeken yaklaşımın sahibine okul teslim etmek neyin nesi? Kaç yıllık okul müdürü olduklarını söyleyenlerin cakalarını çekmek zorunda kalan da öğretmenler.
 
Öğretmen, 50 metrelik koridorlarda üç kişiyle birlikte nöbet tutan adamdır. Halbuki kameralar tüm okulu görmektedir ve üstelik kapılarda güvenlik görevlileri vardır.
 
Öğretmen, ilk öğrenim dışında tahsile devam etmemiş çalışanlardan daha az maaş alan kamu görevlisidir.
 
Öğretmen, bu hayat şatlarında emekli olamaz, yaş haddinden emekliye sev edildiğinde ise eline geçecek para, açlık sınırının az üzerindedir. Yani öğretmen emekli olduğunda bile sürünmeye mahkum adamdır.
 
Öğretmene verilen değer budur.
 
Şimdilik dünya üçüncüsüyüz. Dünya birincisi olduğumuzda, meydanlarda mendil satmak zorunda kalmayız inşallah.”

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.