Özgür Eğitim-Sen

Üniversitelerdeki başörtüsü yasağı insan tabiatına hakaret (2012-01-03)

03.01.2012
A+
A-
Üniversitelerdeki başörtüsü yasağı insan tabiatına hakaret (2012-01-03)

Bir kadının başını örtmek konusunda kendi kendine aldığı karar, zannedildiği gibi basit/sıradan bir olay değildir. Bazen günlerce, hatta aylarca süren bir süreçtir Bağlantıbu. Karar verme sürecinde yoğun gelgitler yaşar, kimi zaman fırtınalar kopar iç dünyasında. Neticede duygularını, inancını, aklını, hayatını, ahlakını, vicdanını önüne koyarak/yoğurarak bir karar verir. Bu, dışarıdan başörtüsü tartışması yapanların fazlaca ciddiye almadıkları bir durum olabilir.
Oysa insanın düşünmesi, karar alması, duygularını harekete geçirmesi, acı çekmesi, sabretmesi, inanması Bağlantıve inancı uğruna mücadele etmesi, hayatına dair kararları kendisinin alması, iç dünyasıyla hesaplaşması vs az şey midir? BugünlerdeCHP’nin pozitif muhalefet anlayışı çerçevesinde gerçekleşen ve hâlâ yasak olan başörtüsü tartışmalarına Bağlantıbir de bu açıdan bakmakta yarar var.  Aylarca iç dünyasında yaşadığı gelgitler sonucunda oturup inancı gereği örtünme kararı alan bir insanın geçirdiği süreç dikkate bile alınmadan kararlar verilmeye çalışılıyor.

Hepimizi ezen sistem aynı
Türkiye’de başörtüsünü de anadilleri de Alevilerin cemevlerini de yasaklayan, dolayısıyla Türk’ü de Kürt’ü de Alevi’yi de Müslüman’ı da birlikte ezen zihniyet aynıdır. Saldırı Bağlantıher zaman tüm kesimlere karşı yapıldı bu ülkede. İtiraf etmek lazım, farklı kesimler de bu tür oyunlara gelmekten kendilerini bir türlü alamadılar.
Kimse samimi ve açık bir dille özeleştiri yapamadı. Ve sürekli birbirlerini yok saydılar/ötekileştirdiler. Başörtüsüne özgürlük isteyenler, sıra Alevilerin haklarına geldiğinde ezenin dili ve tutumuyla hareket ettiler; aynı şekilde Kürtçeye özgürlük talep edenler, sıra başörtüsüne geldiğinde, yine o yasakçı dili kullanmaktan geri durmadılar.
Kimi şeriattan korktu kimi laiklikten, kimi Kürt’ün dilinden korktu kimi gayrimüslimlerden. Ama gerçek hiç değişmedi, hepimiz bir şekilde baskı altıydık ve saldırı hepimize yönelikti.

Başörtüsüne en başta solcular sahip çıkmalıydı
Bugün Türkiye’de başörtülüleri sahiplenecek kesimin, Bağlantıdaha en başta solcular olması gerekirdi. Örneğin CHP ve bazı sol sendikalar yıllardır muhalefet adına imam hatip liselerini ve başörtülü kızları dillerine doladılar. Oysa bakıldığında, imam hatip lisesinde okuyan çocukların yüzde 90’ı, tarlasında çift süren, dağda zeytin toplayan, fakir, emekçi, ezilen köylü anne ve babaların çocuklarıydı.

devamı…

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetayV3&ArticleID=1024143&Date=23.09.2011&CategoryID=99

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.