Özgür Eğitim-Sen

YENİ EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI AÇMAZLAR VE TALEPLERİMİZ

26.11.2016
A+
A-
YENİ EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI AÇMAZLAR VE TALEPLERİMİZ
 
 
  
 
Özgür Eğitim-Sen Diyarbakır Temsilciliği milli eğitim sistemindeki  temel sorunları ve bunlara yönelik çözüm taleplerini yaptığı basın açıklamasıyla dile getirdi.
 
 
“Yeni Eğitim Öğretim Yılı Amaçlar ve Taleplerimiz” başlığı altında yapılan basın açıklamasında, mevcut eğitim anlayışının ideolojik bir zihniyetle oluşturulduğu,eğitim kalitesine ve düşünen,üreten,sorgulayan bir neslin yetişmesine hizmet etmediği belirtildi.
 
 
Yapılan açıklamada; Tevhid-i Tedrisat Kanunu, anadilde eğitim sorunu, başörtüsü  ve kılık kıyafet  sorunu, andımız ve törenler sorunu, okullarda ibadethane olmaması, idareci seçiminde liyakat ilkesinin çiğnenmesi gibi temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm talepleri ifade edildi.
 
14/09/2013 tarihli basın açıklamasının tam metni;
 
YENİ EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI AÇMAZLAR VE TALEPLERİMİZ
 
Basına ve Kamuoyuna;
 
Yeni bir Eğitim- Öğretim yılının arifesinde bulunmaktayız. Bu Eğitim-Öğretim yılında da Eğitim sisteminin birçok kadim sorunu can yakıcı şekilde devam etmektedir. İdeolojik eğitim dayatmasının bir ürünü olarak oluşturulan eğitim perspektifi, gerek eğitim kalitesi ve gerekse yetiştirdiği insan kalitesi açısından iflas etmiştir. Buna rağmen ilgili kurum ve kuruluşlar sorunlara kör ve sağır davranmakta ısrar etmektedirler. Bir asra yakın süre içerisinde genç nesiller ideolojik eğitim kalıpları içinde adeta öğütülmektedir. Söz konusu ideolojik kalıplar, toplumun büyük kısmının sahip olduğu değerlere yabancı, dayatmacı ve ötekileştirici bir mahiyet arz etmektedir. Mevcut eğitim anlayışı, insanoğlunun varoluş gayesine hizmet etmemekte, hayatın merkezinde yer alması gereken hakikatlerle buluşturmamaktadır. İnançsız, hedefsiz, bencil ve günübirlik yaşayan bireyler yetiştirilmektedir. Biz bugün, bu dar kalıpların kırılması gerektiğini ve mevcut kadim sorunlardan en azından önemli olanlarının bir an önce çözülmesini talep etmek için buradayız…
 
Tevhid- i Tedrisat Kanunu, Anadilde eğitim sorunu, Başörtüsü ve kılık kıyafet sorunu, Andımız ve törenler sorunu, Okullarda ibadethane olmaması, İdareci seçiminde liyakat ilkesinin çiğnenmesi gibi temel sorunlar, bir an önce çözülmesi gereken sorunlardandır.
 
Tevhid-i Tedrisat:
 
 
 Tevhidi-i Tedrisat Yasası Milli Eğitim Sistemi’nin en büyük handikaplarındandır. Eğitimi tek elde birleştirme düşüncesinin ürünü olan bu yasalar, tek tipçiliğin, dayatmaların ve zulümlerin kaynağını teşkil etmektedir. Toplumsal değerleri ve aile değerlerini hiçe saymakta, İnançları ve eğitim özgürlüğünü baltalamaktadır. Bu yasa bir an önce kaldırılmalı, eğitim- öğretim gibi önemli bir mevzunun, aileye ve toplumsal değerleri koruyan medrese ve vakıf gibi kurumlara bırakılmalıdır. Toplumun bütün kesimleri eğitim sürecinin aktörü olmalı ve dileyen dilediği tarzda müfredatını belirleme özgürlüğüne sahip olmalıdır. Kemalist sistemin toplumsal mühendislik rolü ve belirleyiciliği son bulmalıdır.
 
Anadilde Eğitim:
 
 
Anadilde eğitim önündeki engeller kaldırılmalı ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Anadilde eğitim meselesi ırkçı kaygıların ve ulusalcı bakış açılarının insafına terk edilmemelidir. “İnsanların inancını hiçbir baskı altında kalmaksızın yaşaması da, anadiliyle eğitim görmesi de Yüce Yaradan’ın verdiği en temel ve kadim haklardandır. Başbakan bu hakkı inkâr ve onu talep edenleri tahfif etmek yerine bu ülkede yaşayan her bir insanın fıtri haklarını kullanmasının önündeki engelleri kaldırmalıdır.  Resmi ideolojinin giydirdiği bu deli gömleğinden ve tek dil faşizminden vazgeçilmelidir.
 
Andımız Saçmalığı:
 
 
Her sabah okullarda okutulan "Andımız" dayatmasının inkâr ve asimilasyon politikalarının en somut örneği olduğunu buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Bütünüyle cahili değerlere dayalı ve etnik temelli bu ritüel olan andımız, farklı kimliklerin yok sayılması ve bütünüyle cahili bir kimlik inşa çabasının sembolü olarak akıl almaz bir bağnazlıkla okutulmaya devam ediliyor. Her sabah çocuklarımızı etnik temelli bir kimlik izharına zorlayan, mutlu olmak için ulusal aidiyete mecbur tutan ve totaliter bir anlayışın yansıması olarak varlıklarını ne olduğunu bilmedikleri bir ideolojik kimliğe armağan ettirmeye zorlayan bu ırkçı ayıbın bir an önce son bulmasını talep ediyoruz! 
 
 
Başörtüsü Sorunu:
 
 
Toplumumuzu yakından ilgilendiren sorunlardan biri de başörtüsü zulmünün devam etmesidir. Toplumun büyük kesimini ilgilendiren ve temel bir insan hakkı ihlali olan sorunun hala ülkenin gündeminde olması başlı başına sıkıntı kaynağıdır. Başörtüsü sorununun bugüne kadar çözülmemiş olması başta Hükümet olmak üzere tüm toplumun insani değerler noktasında göstermiş olduğu zaafın bir göstergesidir. Eğitim, kamu alanı gibi hiçbir ayrıma gidilmeden yaşamın tüm alanlarında kılık kıyafet özgürlüğünün sağlanması için yürütülecek tüm çalışmaların destekçisi olduğumuzu yıllardır kamuoyu ile paylaşıyoruz. Gelinen noktada da Hükümetin başlatmış olduğu olumlu girişimlerin özgürlük perspektifi üzerinden kararlılıkla sürdürmesini bekliyoruz. Bu çerçevede yapılacak düzenlemelerin öğrenci-çalışan ayırımı gözetilmeden herkesi kapsamasını talep ediyoruz. Öğrenciler için ‘okula başı açık gelinmesi’ ibaresinin bir an önce yönetmeliklerden çıkarılmasını ve inançlarımız üzerinde sürdürülen baskı ve zulümlerin son bulmasını istiyoruz. Kılık kıyafet serbestisinin cinsiyet ayırımı gözetmeksizin bütün kamu çalışanlarını kapsamasını talep ediyoruz. Özgür Eğitim Sen olarak kılık kıyafet serbest olana kadar ‘serbest kıyafet eylemi’ mizi devam ettireceğimizi huzurunuzda belirtmek istiyoruz.
 
 
Eğitim Kurumlarına İbadethane:
 
 
Son zamanlarda yapılan düzenlemeyle eğitim kurumlarında ‘ibadethane’ açılabilmesi konusunda bir düzenleme yapıldığını ve bu düzenlemeyi olumlu bulduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Bu güne kadar süren bu ayıbın son bulması büyük bir zorunluluktur. Günün büyük bir kısmını okullarda geçiren çocuklarımızın ibadi görevlerinden alıkonulması hiçbir gerekçeyle izah edilemeyecek büyük bir zulümdür. Seküler bir müfredatın dayatılmasının yanı sıra, okullarda ibadet koşullarının oluşturulmaması çocuklarımızın ibadetlerini aksatmasına sebebiyet vermektedir. Yetkililerin bu vebalin altından kalkması mümkün değildir. İbadet mekânlarının açılması okullar için zorunlu olmalı ve bunun için merdiven altları, müstahdem odaları, kantin köşeleri, bodrum katları değil; tefrişi düzgün yapılmış nezih ve temiz mekânlar olmalıdır. Bunun için ‘Her Okula Bir Mescit’ çağrısında bulunuyoruz!
 
 
İdareci Seçimi:
 
 
Son olarak da, idareci seçimi konusunda yapılan haksızlıklara bir dur denilmesini talep ediyoruz! Bilindiği gibi mevcut uygulamada idareciler önce yazılı sonra da mülakata tabi tutulmaktadır. Mülakat esnasında takınılan tarafgir tutumlar, liyakat esasının katledilmesine sebebiyet vermektedir. Seçme sınavlarında iyi not alan birçok idareci adayı mülakatlarda elenmektedir. Mülakat komisyonları baskı altına alınmakta ve nerdeyse önceden belirlenen isimler seçilmektedir. Bunun çok ciddi bir hak gaspı olduğunu buradan ifade etmek istiyoruz. Bu çerçevede geçtiğimiz hafta yapılan mülakat sınavlarının iptal edilmesini ve idarecilerin yapılacak merkezi sınavla seçilmesini daha adil ve ahlaki olacağını ifade etmek istiyoruz.
 
 
Özgür Eğitim Sen Diyarbakır Temsilcisi: Mehmet Masum YOKUŞ
 
 
 
 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.