Özgür Eğitim-Sen

YENİ SINAV SİSTEMİ YENİ AÇMAZLAR

26.11.2016
A+
A-
YENİ SINAV SİSTEMİ YENİ AÇMAZLAR
 
 
 
Eğitim sistemi proje çöplüğüne dönmüş durumda. Her gelen Bakan bir damga vurmak istiyor. Yapılan işlerin çoğu zaman bir pilot çalışması olmuyor. Bakanın açıkladığı orta öğretime geçiş şekli, pilot çalışması yapılmadan doğruluğunu, yanlışlığını, eksiklerini uygulamanın içinde göreceğimiz bir sistem alelacele devreye sokulmuştur.
 
Yeni sistemin önemli bir sorunu sınav güvenirliğinin sağlanmasıdır. Bu konuda oldukça sıkıntılı olacağa benziyor.
 
Pek çok okulda branş dersleri boş geçmektedir. Branş dersleri boş geçen öğrencilerin aleyhine bir durum oluşturacak yeni sınav sistemi.
 
 Okullar arasında coğrafi ya da çeşitli nedenlerle müfredat aynı zamanda işlenemiyor. Bu en azından bir kısım öğrencilerin henüz işlemedikleri sorularla karşı karşıya kalmalarına neden olacaktır. Öğretmen eğitim süreci içersinde öğrencilerin durumlarını gözeterek müfredatı belirli bir tempo ve sürede işleyebilecek bir esnekliğe sahipti. Yeni sınav sistemi öğretmen üzerinde müfredatı öğrencilerin durumunu göz önünde bulundurmadan işleme baskısı oluşturacaktır ki bu durumda öğrenciler yeterli öğrenmeyi gerçekleştiremeyecek, konular pekiştirilmeden geçilecektir.
 
Bakan Avcı, “Dünyanın hiç bir yerinde okullar aynı seviyede değil” derken zaten bu sistemle amacın da “müfredatın olabildiğince disiplin altına alınması ve Türkiye genelinde senkronize olarak işlenebilmesi” üzerinden bir savunma yaptı. Bakan Avcı gerçeği algılamış ama yanlış algılamış. Dünyanın hiçbir yerinde okulların birebir aynı düzeyde olmadığı realitesinden yola çıkarak bir sistem geliştirmek yerine yeni sistemle oluşacak sınav baskısıyla “müfredatın senkronize” işlenmesini sağlayarak okulların seviyesinin aynılaşacağına, hadi iyimser söyleyelim yakınlaşacağına inanıyor. Sosyal, kültürel, coğrafi, ekonomik olguların yarattığı farklılıkları sınav baskısıyla eğitimden gidermeye çalışmayı düşünmek konu üzerinde ciddi bir düşünce zafiyetinin varlığını gösterir. Bir ülkenin her köşesinde, okullarında müfredatın aynı hızla işlenmemesi doğal olan bir durumdur. Doğal olmayansa pek çok farklılığı yok sayarak müfredatın gün be gün doğudan, batıya, şehirden kasabaya, kasabadan köye
 
Uzun vadede öğrencileri sosyal, sanatsal ve sportif etkinliklerinin değerlendirildiği yeteneklerinin güçlendirildiği yaklaşımı hayata geçiriyoruz iddiası başlı başlına bir sorundur. Ülkemizde pek çok okulun bırakınız spor salonunu, sanatsal etkinlik salonlarını laboratuarları yok.  Sınavda baz alınacak dersler arasında ise bahsi geçen konularla ilgili bir tek ders yer almıyor.
 
İki sınavı otuz altı sınava çıkarmak bunu ölçüm ve değerlendirmelerini ne kadar sağlıklı bir şekilde yapılacağı ve imkânlarının neler olduğu ise bekleyip göreceğiz. Maalesef MEB bekle gör taktiğiyle çalışıyor. Pilot çalışmalar yapıp elde veriler oluşturup bu veriler üzerine kurgusunu geliştirmiyor.
 
Sınavların niteliğini onlar üzerinde oluşturulan beklentiler belirler. Yapacağınız sınav merkezi ya da Ortak sınav şeklinde olması sınav üzerindeki beklentide bir değişiklik yapmayacağına göre yeni sınav sisteminin dershanelere olan ihtiyacı ortadan kaldıracağı iddiası yalnızca bir iddia olmaktan geçmeyecek gibi gözüküyor.
 
Açık uçlu soruların sorulacak olması pek çok kişiye sıcak gelebilir. Ancak açık uçlu soruların, açık uçlu cevapları, onlarında açık uçlu değerlendirmeleri olacak. Değerlendirmede ki “açık uçluluğun” puanlamaya yansımasının nasıllığı konusunda bir açıklama ve bilgi bulunmuyor.
 
1997 yılında uygulamaya başlanan Liselere Geçiş Sınavı’ndan (LGS) beri ülke gündemimizden önemli bir tanesi de adil bir seçme sınavı yöntemi aramakla geçti. Bu arada sınav sistemi tam beş kez değiştirildi. Geldiğimiz nokta yine iç açıcı gözükmüyor. Çünkü sorun gerçeklerden kaçarak çözülmeye çalışılıyor dolayısıyla çözümde sağlık yakalanamıyor. Zorunlu eğitimin yapısal sorunlarını görememe ve yüzleşememe sorunu bizleri sorun diye ilgilenmemiz için başka boyutlara itiyor. Sorunun tezahürlerini sorunun kendisiymiş gibi algılayıp çözmeye çalışmamız tam da çözümsüzlüğümüzün kaynağını oluşturmaktadır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.