Özgür Eğitim-Sen

Z(S)orunlu eğitime hayır!

25.11.2016
A+
A-
Z(S)orunlu eğitime hayır!

 

 18. Milli Eğitim Şurası Genel Kurulu’nda alınan kararlarla, 8 yıl olan kesintisiz zorunlu eğitim uygulamasının 1-4-4-4 şeklinde 13 yıla çıkarılmasını öngören “Eğitim süreleri 1 yıl okulöncesi eğitim, 4 yıl temel eğitim, 4 yıl yönlendirme ve ortaöğretime hazırlık eğitimi, 4 yıl ortaöğretim olmak üzere zorunlu eğitim 13 yıl olacak” şeklindeki önerge oy çokluğuyla kabul edildi.
Özgür Eğitim-Sen Gaziantep İl Temsilciliği olarak ilkesel duruşumuz gereği tasvip etmediğimiz 8 yıllık kesintisiz ve zorunlu eğitimin 13 yıla çıkarılması yönündeki kararı kabul edilemez buluyoruz.

28 Şubat döneminde İHL’lere girişleri engellemek için alınan eğitimin 8 yıla çıkarılıp zorunlu hale getirilmesi kararının despot uygulamaları devam ederken, bu uygulamanın pratikte genişlemesine sebebiyet verecek olan 13 yıllık zorunlu eğitimin var olan yasakçı ve dayatmacı eğitim anlayışının sürdürülebilirliğini perçinlemekten başka bir işe yaramayacağı kanısındayız.

Bireyleri daha 4-5 yaşlarında ailelerinden koparıp 8 yıl boyunca kendi resmi ideolojisini zihinlere enjekte ettiği beyin yıkama merkezlerinde zorla tutmuş ve tutmaya devam eden sisteme karşı muhalefetimizi bıkmadan usanmadan sürdürürken, sistemin zihinleri kontrol altında tutma süresini daha kapsamlı hale getirmek için zorunlu eğitimi 13 yıla çıkarması kararını kabul edilemez buluyoruz.

Halkın değer ve inanç sistemine uzak olan bir müfredatın benimsendiği, zihinlere resmi ideolojinin boca edildiği, çocukların her gün zorla “varlığını bir şeylere armağan ettiği”, “açılan yolda, gösterilen hedefe doğru” koşturulduğu ve törensel uygulamalarla çeşitli kutsallıklara itaat ettirildiği ve robotlaştırıldığı, kısacası çocukların zorla alınarak devşirildiği bir eğitim sisteminin zorunlu olmasından bahsediyoruz.

Bu zorunluluk ile asıl amaçlananın ne olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Farklı kültür ve inançları olan ailelerden alınan çocukların tek tipleştirici bir eğitim anlayışıyla “mankurtlaştırıldığına”, aile ve kültürlerine yabancılaştırıldığına tanık oluyoruz.

Bir Kürt’e zorla Türklük bilincinin aşılanmasını, bir Sünni’ye zorla seküler bir eğitim anlayışının dayatılmasını, bir Alevi’nin tedricen kültürüne yabancılaştırılmasını, kısacası fikir ve inançları resmi ideolojinin kodlarıyla uyuşmayan herkesin kendi özünden uzaklaştırılmasını vicdanen kabullenemiyoruz.

Özgür Eğitim-sen olarak tüzüğümüzde de belirttiğimiz gibi, ”özgürlük, adalet ve barış temelinde kimseyi yok saymayan ve ötekileştirmeyen bir eğitim-öğretim ortamının oluşturulması için çaba gösteriyoruz. Bu çerçevede sendika olarak; eğitim müfredatı ile ders kitaplarının ve her türlü eğitim faaliyetinin içeriğinin belirlenmesinde farklı ırk, dil, kültür ve inançların ihtiyaç ve taleplerini göz önünde bulundurmanın ahlakın, vicdanın ve insan haklarının bir gereği olduğuna inanıyoruz.”

“Çocuklara verilecek eğitim müfredatının belirleyiciliği noktasında sivil toplumun eğitim müfredatını kendisi belirlemek suretiyle okullar açmasını ve devletin söz konusu okullara insan hakları temelinde denetleyicilik yapmasını benimsiyoruz.”

Kısacası halkın okullarındaki eğitimin, halkı kültüründen ve inançlarından koparan devlet ideolojinin benimsendiği bir müfredat ile değil de halkın din, dil, ırk, kültür ve inançlarının özgürce yer bulduğu müfredatın temel alındığı bir anlayışla şekillenmesini istiyoruz.

Bu sebeple, devlet ve özelde Milli Eğitim Bakanlığı, yurttaşların nelere inanacakları, neleri benimseyecekleri ve nasıl yaşayacakları konusunda dayatma hakkına sahip değildir.

Çocuklar ve okullar devletin değildir. Çocuklar ailelerin, okullar ise halkındır.

Ya Ece Nur’u başörtülü kabul eden, Dilan’a anadilini öğreten, Ali’ye din dersini zorunlu kılmayan bir müfredat benimsenmeli, ya da tektipleştirici eğitim anlayışının dayatıldığı zorunlu eğitimden vazgeçilmelidir.

Hem başörtüsü takmak isteyen bir öğrenciyi okula almayacaksınız, hem de ona eğitimi zorunlu kılacaksınız. Hem kendi kültürünü, dilini, inancını insanlara yasak kılan bir müfredat benimseyeceksiniz, hem de onları zorla eğitim sistemine dahil etmeye çalışacaksınız.

Kendi ile çelişen bu çarpık eğitim sisteminin değişmesinin zamanı geldi artık.

Bu sebeple sistemin ailelerden çocukları zorla alıp, halkın kültürüne ve inancına aykırı müfredat ve uygulamaların benimsetildiği okullarda kendine yabancılaştırmasından vazgeçmesini, dolayısıyla eğitimin artık zorunlu olmaktan çıkarılmasını talep ediyoruz.

Bu konudaki mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
 
ÖZGÜR EĞİTİM-SEN Gaziantep

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.