Özgür Eğitim-Sen

Şiddet Sarmalındayız!

15.04.2026
A+
A-
Şiddet Sarmalındayız!

Sözle anlatılamayacak denli acılıyız, üzgünüz. Dün Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okulun eski bir öğrencisi tarafından yapılan menfur saldırıda on altı kişinin yaralanmasının üzüntüsünü yaşarken bugün de Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda sekiz öğrenci ve bir öğretmenimizin hayatını kaybettiği, üçü ağır on üç öğrenci ve öğretmenin yaralandığı saldırıyla yüreklerimiz dağlandı.

Birkaç yıl önce Ödemiş’te, Çorlu’da olduğu gibi yakın zamanlarda Gebze’deki bir lisede 16 yaşındaki bir öğrenci, okulun müdür başyardımcısını defalarca bıçaklayarak öldürdü. Geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de Fatmanur Çalık adlı öğretmenimiz öğrencisi tarafından bıçaklanarak katledildi. Gelinen aşamada okul cinayetleri katliam halini aldı.

Okul parantezinde tükenen steril bir anlatı oluşturuyoruz ve okulu çocuğa hayat donanımları kazandıracak bir mekân olarak görüyoruz. Fakat şiddetin her türüne maruz kaldığı okullardan çocuklarımızı ve öğretmenlerimizi kimin nasıl koruyacağı sorusuna cevap veremiyoruz.

Kan beynine sıçrayan bir çocuğun veya gencin kendini, arkadaşlarını ve öğretmenlerini vahşi bir şekilde katletmesine zemin hazırlayan nedenler ne olabilir? Hiçbir sosyolojik olay tek bir nedene indirgenerek açıklanamayacağı gibi bu olayların da somut tek bir nedeni yok mutlaka.

Eğitim sisteminin; insanla, toplumla, doğayla barışık, öz güvenli, değer üreten, düşünen, eleştiren, sorgulayan şahsiyetler yetiştirmesi beklenir. Eğer kurduğunuz zorunlu sistem 14’ünde veya 16’sında soğukkanlılıkla cinayet işleyebilen katiller üretiyorsa, o sistemi ve verdiği zararları düşünmeli ve sorgulamalıyız.

Ancak sorunun kökeni irdeleneceğine her defasında yetkililerce sorumluluk kabaca televizyon dizilerindeki şiddetin üzerine atılıyor, yaşananlar arızi bir durum olarak gösterilerek “üzgünüz” gibi klişeleşmiş bir takım kuru laflarla savuşturuluyor.

Can yakıcı konunun mutlaka bireysel ve ailevi, sosyokültürel ve psikolojik pencereleri var. Bütün bunların yanı sıra ve en önemlisi, modern-zorunlu okul sisteminin bünyesinde bulunan yapısal arızaların irdelenmesi aciliyet kesbediyor. En başta okul, öğrenci, silah ve katliam kelimelerinin yan yana geliyor olmasının kabul edilemezliği üzerinden soruna eğilmek ve bu sistem neden şiddet üretiyor sorusuna cevap üretmek gerekiyor.

Tüm dünyada büyük bir açmaz içerisinde bulunan modern okul sisteminin; zorunlu karakteri, kitleselliği, tekçi doğası ve zaman-mekân planlamasından ürettiği ve dayattığı ilişki biçimine kadar topyekûn masaya yatırılması ve tartışılması gerekiyor. Malesef dokunulmaz ve tartışılmaz kılınan bir sistemden bahsediyoruz. O yüzden öncelikle temel sorunun sistemden kaynaklı olduğunu, sistemin kendisinin şiddet ürettiğini kabullendirmeye çalışmakla başlamak gerekiyor.

Ezberciliğin kutsandığı bir eğitim anlayışıyla aynı gömleğin herkese giydirilmeye çalışıldığı, yığınlaşmış, evcilleştirilerek standart hale getirilmiş, tektipleşmiş bireyler yetiştirmeye yönelik eğitim sistemi artık tıkanmış durumda. İsteyen istemeyen, oraya uygun olan olmayan tüm çocukları zorunlu olarak bir araya getiren, eğitimcileri gardiyana çeviren, öğrenci-eğitimci ilişkisini tahrip eden bu düzenek can alıyor.

Bu elim gidişata bir an önce dur denmeli ve sorumluluk makamında olanlar sorumluluk almalıdır. Bu bağlamlar üzerinden tartışma yürütemezsek yani sorunun kaynağını reddetmeye devam edersek daha yıllarca Ödemişler, Gebzeler, Çorlular, Siverek ve Kahramanmaraşlar yaşamaya devam edeceğiz.

Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Whatsapp Destek
1
Whatsapp Destek Hattı
Üyelik işlemleri için Whatsapp iletişim hattımız