Özgür Eğitim-Sen

BİR MEMUR-SEN KLASİĞİ : Toplu Sözleşme Vodvili

20.08.2019
A+
A-
BİR MEMUR-SEN KLASİĞİ : Toplu Sözleşme Vodvili

2020-2021 dönemlerini kapsayan Toplu Sözleşme görüşmelerinde sona yaklaşırken memur ve memur emeklileri için ümit var olmayı gerektirecek bir şeyin olmayacağı iyice açıklığa kavuşmuş durumda. Toplu Sözleşme görüşmelerinin hazırlık safhasında daha mevzuyu dayanışma aidatı gibi ergen taleplerine indirgeyen yaklaşım ve şüphesiz tüm bunların ötesinde hükümetle/devletle girilen sınırları belirsiz ilişki bugünleri yaşayacağımızın habercisiydi.

 Mevzuyu laf kalabalığına indirgeyen, bağı/bağlantısı belirsiz bir retoriğe boğan yaklaşım toplu sözleşme görüşmelerinin nihayete ereceği saatlerde steril bir efelenmeyle işi kotarmaya çalışıyor. Başkanlar Kurulu, Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, Memur-Sen İl Temsilcileri Toplantısı olmak üzere 3 yetki organı ile 8 saat süren istişareden çıkan kararlardan birincisi saat 15.00’da iş bırakma eylemi yapmak, ardından da saat 17.00’da bakanlığın önüne boş cüzdan bırakmak, ikincisi ise 2020/2021 için masadan toplamda ‘20 Puan’ gelmedikçe imza atmamak.

Yapılan eyleme mi, eylemin şekline mi, istenilen orana mı laf yetiştirelim? Sendikacılık tarihine görülmedik ‘toplu sözleşme’ performansları eklenmeye devam ediliyor. Saat 15:00’de iş bırakma, Çalışma Bakanlığı’nın önüne boş cüzdan bırakma nedir Allah aşkına? Bu göstermelik efelenmeler için 8 saat istişare mi yapılır? Hükümet’in verdiği teklif zaten şu an yüzde 14. Sizin kendi açıklamanızda sadece 2020 yılı içinde bile pek çok kaleme en az %27 oranında zam yapılacağı belirtilmişken iki yıl için %20 zamma razı olmanın makul ve mantıklı bir tarafı olabilir mi? Ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu?

Toplu Sözleşme’de uzlaşmaya varmanızın kendi başına bir anlamı yok. Bir önemi de yok. Mesele hazırlık safhalarının başından itibaren başta rakip olarak gördüğünüz sendikalar olmak üzere tüm toplumu kendi söyleminiz, haklılığınız etrafında birleştirmekti. Hükümeti talep ve beklentilerinize mecbur ve mahkum etmekti. Bu yönde bir strateji izlemek yerine tam da dayanışma içinde olacağınız yapıları dışlayıp ötekileştirdiniz. Kamuoyu algısını bırakın bu yönde oluşturmayı neredeyse kamuoyunun toplu sözleşmeden haberi bile yok.

Talep aralığınız ortada, eylem kararlılığınız ve marjınız belli. Kimi neyle tehdit edeceksiniz, hükümeti hangi araçlarla baskılayacaksınız? Bugüne kadar baskısı hissedilmemiş, varlığı gösterilmemiş hangi aygıtlar bundan sonra iş görecek?

Özgür Eğitim-Sen olarak daha önceki yıllarda yaşanan süreci ‘vodvil’ olarak tanımlamıştık. Bugünde değişen bir şey yok! Değişen bir şey yok, çünkü açık konuşmak gerekirse bugün yüreği avucunda güzel bir haber alacağı beklentisi içinde olan yüz binlerce memur bir şeylerin değişmesi için üzerlerine düşen görevi yerine getirmedi. Onlar kendi nefislerinde olanı değiştirmedikçe Allah da başlarına geleni değiştirmiyor.

Abdulbaki DEĞER

Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.