Birisi ÖSYM’ye 15 Temmuz’u anlatsın

Ali Aydın
Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri Tüm Yazıları
19.08.2017
A+
A-

Biliyorum başlığı okuyunca; yine ne yaptı?, diye soracaksınız.

Sanki evin haylaz oğlundan bahsediyoruz!

Yine ne yaptı?; ne yaptığı bilinmese bile ismi bir şikâyetin, bir sitemin, bir sızlanmanın yanına yazıldığında onu tanıyan  herkesin daha baştan müştekiye hak verdilerini gösteren bir soru cümlesi.

Söz konusu ister evin haylaz oğlu olsun ister ÖSYM!

MODERN BİR DELİ DUMRUL HİKÂYESİ

Hayır, bugün YGS, LYS, ALES, TUS, DUS, KPSS lisans-önlisans-ortaöğretim, YDS, Hâkimlik-Savcılık, Kaymakamlık, Sayıştay gibi onlarca sınavın düzenleyicisi olan ÖSYM’nin yıllarca sınav sorularının FETÖ üyelerine dağıtılması nedeniyle ülkenin 15 Temmuz’da felaketin eşiğine gelmesinde büyük pay sahibi olarak görülmesi ve halk nezdinde itibarı olmayan bir kurum haline gelmesinden bahsetmeyeceğim. ÖSYM’nin sırf bu konu sebebiyle olsa bile yeni süreçte geçmişte yapılan büyük yanlışları unutturacak şekilde davranması ve kurumsal imajını düzeltecek uygulamalara imza atması gerekirken vurdumduymazlık çıtasını yükseltme eğilimi içinde olması da şimdilik bahsi diğer.

Kopya sanki sınav salonunda çekiliyormuş gibi sınav girişinde öğrenci ve görevlilere yönelik uyguladığı sert güvenlik uygulamalarıyla güvenilirlik çıtasını yükseltebileceğini sanan; fakat yarattığı yersiz gerginlikle, sınavın heyecan ve stresi altındaki adayın gerilimini bir kat daha arttıran uygulamaları da şimdilik bir kenarda dursun.

Hayır bugün bu yazıda, 17 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirilen Tıpta Yan Dal Uzmanlık Sınavını, üzerinden geçen 8 aya rağmen itirazların değerlendirildiği gerekçesiyle henüz açıklamamasından ve  sınava giren 4000’den fazla hekimi mağdur etmesinden söz etmeyeceğim. Eylül ayında yaptığı Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nı (DUS) iki hafta içinde açıklayacağını duyurduktan sonra Aralık ayında açıklayan bir kurumun dakik olmadığı aşikâr. ÖSYM bahsi geçen sınavda, itiraz edilen 8 sorunun 6’sı iptal edilince sonuçları iki kez güncelleyerek adayları çileden çıkartmıştı. Aynı şekilde Nisan’da açıklayacağını ilan ettiği TUS sonuçlarını Mayıs ayı sonunda açıkladı. Bu gecikmelerin adaylara verdiği zararlar konusunda da ÖSYM’in sorumsuzluğundan zerre miktar taviz vermediğini dost-düşman herkes biliyor zaten.

ÖSYM’nin kronik hastalığı haline gelen yanlış soru hazırlama sorunu her sınavda yinelenirken son LYS’de matematik sınavında müfredat dışı konudan iki soru sorarak hatalarından ders çıkarma hususunda kabiliyetsiz olduğunu da gösterdi. İtirazlar üzerine iptal edilen iki soruyu çözmek için çok değerli zamanlarını harcayan adayların hakları da – söylemeye bile gerek yok- umurunda değil. Sınava 9.46’da gelen adayı dakika-saniye hesabı gözeterek salona sokmayacak kadar titiz ve tavizsiz olan kurum yöneticileri yaptıkları bu tarz kaba yanlışlardan dolayı en küçük bir sorumluluk duygusu taşımıyorlar. Doğru soru hazırlama konusunda kabahatinin büyüklüğü ve özrünün hiç olmaması Türk halkının yakından bildiği ve tecrübe ettiği bir hakikat olduğu için sözünü bile etmek istemiyorum.

Biliyorsunuz, ÖSYM son sürprizini LYS yerleştirme puanlarını yeniden hesaplayarak yaptı. Bazı adaylara ek puanlarının uygulanmamış olması, binlerce adayda da YGS ve LYS yerleştirme puanlarıyla ilgili olarak yapılması gereken OBP kesintisinin yapılmamış olması nedeniyle yerleştirme puanlarını yeniden hesapladı. Yeni Sonuçlar, 14.07.2017 tarihinde saat  19:12 itibariyle tüm adayların erişimine açıldı. 7084 adayın yerleştirme puanını yeniden hesaplayarak tüm adayların yüreğini hoplatan ÖSYM, bu ve benzeri sayısız özensizliğin ve lakaytlığın adresi. Tüm bunlar normalmiş gibi davranıyor. Artık adaylar sınav sonucunu beklerken kendi performanslarından çok ÖSYM’nin kaderlerine tesir edecek performansından kaygı duyuyorlar. Uygulamalarıyla adaylara sürekli kaygı pompalayan bir mega-makineye dönüşen ÖSYM’nin her cıvatasından ayrı sesin geldiği bu görüntüsü de yazımın asıl derdi değil elbette. 

ÖSYM, uyguladığı keyfe keder tutarsız ücret politikasıyla da mağduriyet üretiyor. 50 soruluk İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği)  sınavına giriş için 165 TL ücret istiyor. Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ücretlerine her yıl inanılmaz zamlar yaparak 2015’te 100, 2016’da 220, 2017’de ise 300 TL şeklinde astronomik ücretler belirledi. KPSS sınav ücretini önce 420 TL açıklayıp yoğun tepkiler gelince geri adım atarak 180 TL’ye düşürdü. Yaptığı diğer sınavlarda da sabit 90 TL ücret alan ÖSYM’nin, umudunu gireceği sınava bağlamış insanları ekonomik açıdan oldukça zorlayacak ücret politikasını neye ve hangi kriterlere göre belirlediği de büyük bir sır olarak kalmaya devam ediyor.

ÖSYM’NİN SON SKANDALI

ÖSYM son olarak öyle bir skandala imza attı ki Türkiye’de kurumlar arası eşgüdümsüzlüğün de adeta numunesi olduğunu gösterdi. İmza attığı son skandalla ÖSYM farklı bir galaksi sisteminde yer alan bir gezegende faaliyetlerini sürdüren hasbelkader Türkiye’de de bürosu bulunan bir sınav merkezi gibi davrandı.

Bildiğiniz gibi 29 Ekim 2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6752 sayılı yasa ile 15 Temmuz günü “Demokrasi ve Millî Birlik Günü” adı altında resmî tatil ilan edildi. 15 Temmuz’un 1.yılında ise herkes seferber oldu. Başta devletin zirvesi. O gece Cumhurbaşkanı sabaha kadar hiç uyumadı. Millet yeniden nöbetlere çağrıldı. Halkın katılımı teşvik edildi. Anma etkinlikleri 16 Temmuz akşamına kadar sürdü. Meclisteki tören, on binlerin katılımıyla sabah 04.00’te sona erdi. Ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçildi. 16 Temmuz’da sabah namazının ardından şehitlerimiz için yapılan anıtın açılışı gerçekleştirildi.

Peki ÖSYM ne yaptı?

KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi Sınavını 16 Temmuz Pazar günün saat 10.00’da yaptı. ÖSYM’nin Türkiye’nin içinde faaliyetlerini sürdürüp Türkiye’nin dışındaymış gibi hareket etiğinin açık kanıtı işte tüm mantık devrelerini yakan son uygulaması oldu!

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.