Çarpıtılmış Rakamlarla Asgari Ücreti Belirlemek Emekçiden Çalmaktır
2025 yılında asgari ücretin ne kadar olacağını belirlemek üzere ilgili komisyonun çalışmaları sürüyor. Her ne kadar asgari ücretin “geçim ücreti” olmadığı söyleniyor olsa da Türkiye’de çalışan nüfusun yüzde 50’ye yakını geçimini asgari ücret ile sağlıyor. Avrupa’da bu oranın yüzde 10’ların altında olduğu düşünüldüğünde durumun vahameti ortaya çıkacaktır. İnsanca yaşayabilmenin en alt limiti olan asgari ücret Türkiye’de ortalama ücret haline gelmiş bulunuyor.
Asgari ücret artışı ya bir önceki yılın enflasyon rakamlarına bakılarak ya da Orta Vadeli Program’da bir sonraki yıla dair enflasyon tahminine göre yapılıyor. Enflasyon baz alınarak yapıldığında çalışanların hem kayıpları telafi edilemiyor hem de toplumsal refahtan pay almaları imkansız hale geliyor. Enflasyon rakamlarının ülkemizde nasıl belirlendiği dikkate alındığında zaten başka söze gerek kalmıyor.
Özgür Eğitim-Sen olarak; Enflasyon rakamlarındaki kandırmacanın son bulmasını ve kamu çalışanları ile emeklilerin maaş artışları ve asgari ücretin belirlenmesinde gerçek enflasyonun baz alınmasını talep ediyoruz. Gerçekleri yansıtmayan, piyasayla alakası olmayan rakamlar üzerinden veya gelecek yılın olabildiğince düşük tutulan enflasyon tahminleri üzerinden yapılacak artış emekçinin kesesinden yapılan hırsızlık olacaktır. Yapılan israfları “İtibardan tasarruf olmaz” söylemiyle meşrulaştıranları çocuklarının, eşinin taleplerinin karşılayamayan, evine ekmek götüremeyen bir babanın çocukları ve eşi nezdindeki itibarını düşünmeye davet ediyoruz.
Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu

