Çatı çökerse kimsenin yarını olmayacak!

Ali Aydın
Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri Tüm Yazıları
30.05.2017
A+
A-

Durmayacaklar!

Ancak şunu anlamalarını sağlamalıyız: Türkiye’yi de durduramazsınız!

Türkiye’ye yönelik küresel saldırının hiçbir müteşâbih yanı kalmadı!

15 Temmuz darbe girişimi de dâhil olmak üzere Batı’nın Türkiye’yi hedef olarak gördüğüyle ilgili ikna edici kanıtların henüz mevcut olmadığını düşünenlere, “ikna edici kanıt” arayışlarında başarılar diliyoruz. Öte yandan, hangi görüşten ve düşünceden olurlarsa olsunlar, kaderlerini Türkiye’nin istiklali ve istikbali ile mezcedenlerin safları sıklaştırmaları gerekiyor.

7 Şubat17-25 Aralık yargı ve emniyet darbe girişimlerinin ardından 15 Temmuz‘da askerî darbe girişimi geldi. FETÖPKKDAİŞ ve DHKP-C, sahada her an için göreve hazır unsurlar. Tekil olarak esasen hiçbir anlamları, kendilerine ait hedefleri de yok! Bir arada ve topyekûn saldırıları ise zincirlerini ellerinde tutanlara hizmet. Dün olduğu gibi bugün de öyle.

Milletin azim ve kararlığı ile püskürtülen 15 Temmuz saldırısından sonra Mardin, Diyarbakır, Van, Elazığ ve Gaziantep gibi Doğu illerimizde peş peşe giriştikleri terör saldırıları ile Türkiye’ye yönelik devreye soktukları imha planlarını ne raddeye vardırdıkları görülüyor.

Artık çocukları bile bombalara sararak üzerimize gönderiyorlar.

Artık düğünleri de bombalıyorlar.

Kadın, çocuk demeden herkesi parçalıyorlar.

Sosyal medyada, internet sitelerinde yuvalanmış solucanları, şu an için en ehemmiyetsiz konumuz. Onlar, şu günlerde milletin moral direncini çökertmek nihai hedefi Türkiye’yi işgal olarak görülen küresel saldırıya karınca kararınca içeride destek olmanın derdindeler. Tarihin bu büyük alt-üst oluş çağında, Türkiye’nin varoluşsal bir kavga verdiği ve art arda saldırılara maruz kaldığı günlerde, yuvalandıkları internet sitelerinde“Türkiye’de yönetim krizi” konulu yazılar yazan alçakları Tarih unutmayacak kuşkusuz. Ancak son beş yılda sistemli bir biçimde devreye sokulan içeride işbirlikçi unsurları uluslar arası arenada ise medya gücü ile servise hazır hale getirilen saldırıların nihai amacı çok büyük bir tehdit olarak önümüzde beliriyor.

Türkiye’nin dışarıda itibarsızlaştırılması bilhassa Cumhurbaşkanımızın şahsının hedef alınarak yıpratılmak istenmesi, ardından seri bir biçimde gelen yargı, emniyet ve askerî darbe teşebbüsleri… Bu arada büyük şehirlerde patlayan bombalar… Darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından tekrar tırmanışa geçen terör…

Açık açık söyleyelim: Türkiye İkinci İstiklal Savaşı’nı veriyor!

Hedef Türkiye…

Hedef Edirne’den Hakkâri’ye bütün vatan…

Bu küresel kuşatmaya, bu aşağılık Haçlı saldırısına karşı bu ülkenin birliğinden ve dirliğinden yana kim varsa Tarih, tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi onları göreve çağırıyor.

Derneğinden sendikasına, odasından barosuna…

Siyasi görüş farklılıkları şu günler için talidir. Önceliğimiz vatan toprağını ve üzerinde yaşayan aziz milletimizi Gâvurların saldırısından onların içimizde yuvalanmış uzantılarının şerrinden emin kılmaktır.

Türkiye’de yaşan herkesin ve her kesimin şunu akılda tutması gerekiyor:

Bu çatı çökerse  kimsenin yarını olmayacak!

Düşmanlarımızın yapacağı düşmanlıklar üzerinde inisiyatifimiz yok; lakin nerede, nasıl duracağımızı bizim tercihimiz belirleyecek. 15 Temmuz’da bir destan yazıldı kuşkusuz; ancak henüz bitmedi! Uluslar arası medyaları ile hâlâ saldırıyorlar, tek bir Batı’lı devlet adamı Türkiye’ye gelmedi. Diplomatik nezaket zaten yalan; ne var ki o yalanı bile Türkiye’ye çok gördüler! 

Vakit, Türkiye’de bir milletin yaşıyor olduğunu dosta düşmana gösterme vaktidir. Bu çapta bir saldırıya karşı koymanın ve direnebilmenin de en etkili ve yegâne yolu budur.

*Twitter: @_aydinali

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.