Aklımızla niye dalga geçiliyor?

Abdulbaki Değer
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Tüm Yazıları
30.11.2018
A+
A-

Var olmak; nefes alıp vermekle, fiziksel mevcudiyeti muhafaza etmekle sınırlı bir şey olmasa gerek. Hayatiyetin başka belirtileri olması gerekiyor. Ne yapıldığı, yapılan şeyin nasıl yapıldığı, hangi ilke ve değerlerin gözetildiği gibi hususlar önemli. İlişkiniz, ilişkinizin niteliği, işleriniz ve işleyişiniz önemli. İddialarınız, tasavvurrunuz, tahayyülünüz önemli. Zaten bu hususlardaki gayretiniz ve özeniniz hayatta neyle muhatap olacağınızı da belirliyor. Kısacası ne ekiyorsanız onu biçiyorsunuz. Neye yol veriyorsanız başınıza da o geliyor.

Herkesin kabul ettiği bu genel hususları niye dile getiriyorum peki? Türkiye’de bazen akıl-ruh sağlığını muhafaza etmek güç bir hal alıyor. Aklınızla, mantığınızla, müktesebatınızla dalga geçer gibi bir takım söylemler dolaşıma sokuluyor. Yetmiyor, bu söylemler ülkenin bugününe, yarınına kasteden politikalara dönüştürülüyor. Üstelik en temel akli-mantıki dayanaklardan yoksun bu söylem ve politikalar karşısında insan olmanın ayırıcı vasfına istinaden gösterilmesi gereken tepki ve duyarlılıkla da karşılamadan. Daha da kötüsü akli-mantıki dayanaklardan, birbirini bütünleyen bir ilişkiden yoksun bu söylem ve politikaların çözüm olarak görülüp heyecan ve coşkuyla karşılanıyor olmasıdır.

Eğitim faslında son bir yılda yaşadıklarımız bunun en somut örnekleri: Geçen yıl birden bire ‘eleştirel düşünmeyi getireceğiz, gençlerin yorumlama gücünü arttıracağız’ gibi ağzından çıkanı kulağın duymadığı bir halde sistem değişikliğine gidilerek mevcuttan daha kötü olana yol verildi. Bütün uyarı ve eleştirilerimize rağmen heyecan ve coşku ile yapılan bu yanlışa dikkatleri çekemedik. Bu aralar yine aynı coşku ve heyecanla başka yanlışlara yol veriliyor, akıl ve mantık askıya alınıyor. Geçen ay malum olduğu üzere 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi açıklanmıştı. Belgenin bütünsellikten uzak, düşünsel çerçeve ile eylem planı arasında anlamlı bir irtibatın bulunmadığını dile getirmeye çalışmıştık. Ancak kamuoyunun yüksek dozlu heyecan ve coşkusundan ne itirazlarımızı duyurabiliyoruz ne de bu sahte reçete etrafında oluşan kolektif kandırmacaya dikkatleri çekebiliyoruz.

Metin önümüzde: Metnin içeriğini okuyabiliyoruz, yapılan çözümlemeyi az çok anlıyoruz, iyileştirme faslında ileri sürülen çözümleri görüyoruz. Azıcık bir gayret gerektiriyor olsa da bütün bunları bir arada da değerlendirebiliyoruz. Dolayısıyla çok açık konuşmam gerekirse bir toplumun hayatiyetini-canlılığını test etme amaçlı sosyal deney çalışması veya düpedüz bir toplumun aklı-mantığı ve müktesebatı ile dalga geçme amaçlı değilse elimizdeki metin bize 2023’e kadar bugüne kadar kör-topal gelen yapıyı herhangi bir değişikliğe uğratmadan aynı şekilde götürecem diyor. İddiası, gerekçesi elbette böyle değil! Ancak bugüne kadar bir topluma verilen hangi zehir ilaç iddiasına dayandırılmadan verilmiş? Uyanık olmak, başımıza gelen-getirilen bu tür iş ve işlemler karşısında asgari insani melekelerimizi kullanmak, yaşadıklarımızdan dersler çıkartarak değerlendirmek durumundayız. İnsani sorumluluğumuz bunu gerektirdiği gibi müslüman olma iddiamız da bunu zorunlu kılıyor. Bir takım insanlar il il 2023 Vizyon Belgesi Çalıştayları düzenliyorlar. MEB Bakanı TV’lerden düşünce kuruluşlarına, kelli felli vakıflarımızdan derneklerimize uzanan bir ölçekte belgeyi tanıtım çalışmalarına katılıyor. Yukarıda söyledim: Aynı belgeden mi bahsediyoruz Allah aşkına? Bu belgenin içeriği önümüzde değil mi? Nedir bu gizemlileştirme, nedir bu sihirli formülü açıklıyoruz havası? Belge medeniyet diyor, yerli-milli diyor, bugünün ekonomik-sosyal-siyasal-kültürel ve teknolojik risklerini sıralıyor ardından çözüm olarak ‘Pedagojik Formasyon’un YÖK’ten alınıp MEB’e verilmesini öneriyor. Belge bu! Mantıksal kurgu ve düzey bu! Gerçek olmayan hususlarla gönlünü hoş tutmak isteyen ergen havasında memleket maşallah. Yukarıda dediğim gibi canlı olmak için fiziksel mevcudiyetin, nefes alıp vermenin ötesinde bir şey. Yok bunlar yeterli diyorsak, ki lisan-ı hal ile öyle diyoruz, o zaman da dediğim gibi başımıza gelenlerde sürpriz bir şey yok. 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.