Özgür Eğitim-Sen

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Kutlu Olsun

01.05.2020
A+
A-
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Kutlu Olsun

19. Yüzyılın ikinci yarısında çalışma koşullarının insandışılığına karşı canların verildiği bir mücadelenin anlamını, önemini ve hatırasını akılda tutarak kutladığımız 1 Mayıs, bugün yaşadığımız küresel salgın nedeniyle çok daha önemli ve anlamlı. Zira kriz, yaşam koşulları zor ve problemli olan milyonlarca insan için hayatın çok daha elverişsiz hale gelmesine neden oldu. Elverişsiz hal bütün kasvetiyle devam ediyor.

Virüs nedeniyle sağlık odaklı bir bakışı öncelemiş olsak da yerkürede savaş, ölüm, adaletsizlik, hukuksuzluk, baskı ve dayatma devam ediyor.

Açlık, yoksulluk, eşitsizlik, sömürü devam ediyor.

Dünya nüfusunun neredeyse yarısı günde 2 dolardan az bir parayla geçinmek zorunda.

Milyarlarca insan temiz suya hasret.

Milyarlarca insan asgari sağlık koşullarından mahrum.

Açlık, yoksulluk, güvencesiz ve sağlıksız iş koşulları mevcut sistem içerisinde varlığını her geçen gün şiddetlendirerek devam ediyor.

Mültecilerin nüfusu 100 milyonu doğru gidiyor.

Açlık, yoksulluk sınırlarında bir yaşama mahkûm edilen milyonlarca çalışan var.

Sosyal, kültürel haklarından mahrum bırakılan, inançlarından, ideolojik-politik görüşlerinden dolayı baskı ve şiddet gören, mağduriyet yaşayan insanların sayısını saymak mümkün değil.

Asimilasyonun, yok saymanın, baskının, şantajın, manipülasyonun sistematik bir şekilde işlediği, insan onurunu ve izzetini periyodik şekilde aşındıran politikaların ve ekonomi-politik bir ilişki ağının yürürlükte olduğu da ortada.

Mevcut düzenin ve yerleşik ilişki biçiminin beslediği sömürü, yağma ve talanın insanlık tarihi açısından başedilmesi güç bir risk olarak önümüzde olduğu bugünlerde mevzuyu ütopik-distopik spekülasyonlarla geçiştirmek yerine ciddi, kuşatıcı ve yapısal yaklaşımlarla ele almak durumundayız.

Etkin bir sosyal ve hukuk devleti, katılım ve müzakere kanalları açık bir siyaset, sosyal adalet, eşitlik, sosyal barış, kardeşlik ve dayanışmayı hedefleyen bir mücadele; gerçekleştirilmek için müdafilerini bekliyor.

Gelir dağılımındaki kabul edilemez adaletsizliğin, her türlü ahlaki ilkeyi hiçe sayan amansız rekabetin, güvencesiz, insan hak ve onuruna yakışmayan sözleşmeli, kuralsız, çalışanları her türlü insan dışılığa mahkûm eden düşük ücretle çalışmanın giderilmesi için ciddi ve kararlı bir mücadele de bizleri bekliyor.

Güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırılarak sömürülen milyonlarca insan, her gün eve dönmeme riskiyle işe gidenlerin yaşadığı tedirginlik, işin doğasının ve iş ilişkilerinin yapısal dönüşümünün beraberinde getirdiği ‘karakter aşınması’, ‘prekarizasyon’, şiddetlenen ‘belirsizlik ve güvensizlik’ bizi yeni komplikasyonlarla karşı karşıya getiriyor.

Sağlık ve emeklilik koşullarında yaşanan gerileme küresel ölçekte devam ediyor.

Bu nedenle, küresel düzensizliğin tahripkar yapısını ifşa etmek, yeryüzünde cenneti kurma iddiasıyla her şeyi sömürü ilişkisine indirgeyen ilerleme mitosunu sorgulamak olmazsa olmazdır.

Adaletin ve özgürlüğün talep edildiği bu günü vesile kılarak çarpan etkisi yapacak bu acil sorunlarımızı görmek ve konuşmak durumundayız.

Kısacası 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, hayatımıza ve hayatımızın niteliğine ilişkin bir muhasebe ve mücadele çağrısıdır. Salt çalışanların ve emekçilerin değil, her gün sömürülen, yok sayılan, katledilen kimsesizler için, yağmalanan toprak için, kirletilen hava için, doğal yaşam alanları yok edilen, nesilleri tüketilen hayvanlar için, henüz doğmamış çocuklarımız ve onlara bırakılacak yaşanabilir bir dünya için çağrı…

Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.