Özgür Eğitim-Sen

Ali Aydın yazdı: MEB’in Tereddüt Gidermeyen Mütereddit Yazısı

09.06.2020
A+
A-
Ali Aydın yazdı: MEB’in Tereddüt Gidermeyen Mütereddit Yazısı

Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ali Aydın Milat Gazetesi’nde yer alan yazısında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yıl sonu işlemlerinde kaosa neden olan resmi yazısını yorumladı.

İşte o yazı:

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen bir yazı şu sıralar çok konuşuluyor. 

7528000 Sayı ve 05.06.2020 tarihli yazının konu kısmında şu yazıyor: “Yıl Sonu İşlemleri ile Tereddüte Düşülen Hususlar” 

Ne var ki Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’nden çıkan bu yazı ve  yazının istikametinde  Milli Eğitim Bakanlığı resmi web sitesinde yer alan liselerde yapılacak olan sorumluluk sınavları ile ilgili duyuru (http://www.meb.gov.tr/liselerde-sorumluluk-sinavlari-22-30-haziranda-yapilacak/haber/21076/tr; bırakın tereddüte düşülen hususlara açıklık getirmeyi, tereddüte çarpan etkisi yapmak için sanki özel olarak kaleme alınmış gibiler.

Açıkçası, Milli Eğitim Bakanlığı yapılacak iş ve işlemler konusunda tüm okul müdürlüklerinin ve öğretmenlerin tereddütünü arttırmış durumda. 

Bunu nasıl başardığını anlamak için ortaöğretim kurumlarımızda ‘Sorumluluk Sınavları’ olarak adlandırılan sınavlarla ilgili küçük bir bilgi verelim:

Eğitim öğretim sistemimiz içerisinde bir öğrenci başarısız olduğu derslerden sorumlu olarak bir üst sınıfa geçebilir. Bu durumda  o öğrenciye MEB, bir sonraki eğitim-öğretim yılı içerisinde başarısız olduğu ders ile ilgili tam üç tane sınav hakkı tanır. Bu sınavlara ‘Sorumluluk Sınavları’ denir. Mesela bir lise öğrencisi 2018-2019 eğitim yılında 3 dersten sorumlu olarak bir üst sınıfa geçmiş. Bakanlık, 2019-2020 eğitim yılı içerisinde ilk olarak Eylül’de, öğrenci başarısız olduğu takdirde Şubat’ta yine başarısız olduğu takdirde Haziran’da olmak üzere öğrenciye bir yıl içerisinde başarısız olduğu ders ile ilgili üç tane sınav hakkı tanır. Fakat şurası önemli; bir öğrencinin hangi derslerden sorumlu olduğu bilgisi e-okul sistemi ve ilgili sınav evraklarına ancak öğrencinin sistem üzerinde sınıf atlatma işlemi tesis edildiği takdirde yansır. Dolayısıyla bugünlerde bir okul idarecisi sisteme girip hangi öğrencilerin sorumluluk sınavına gireceğine bakmak istediğinde e-okulda karşısına çıkan listede, mevcut öğrencilerin önceki yıllara ait sorumlu olduğu dersler yer alır. 

***

Şimdi MEB diyor ki  2019-2020 eğitim yılı içerisinde görülen derslerden başarısız olan öğrencileri Haziran’da sınava alacağım. 

Peki, normal koşullarda bu öğrencilerin ne zaman sınava girmesi gerekiyor?

Eylül’de

İyi de Haziran’da sınava almanın nedeni ne?

Anlamlı hiçbir cevabı yok!

Peki, ne zaman alacaksın?

Bakanlık diyor ki 22 Haziran – 30 Haziran arası…

İyi de 2019-2020 eğitim yılında öğrenim gören öğrencilerin sorumlu olarak geçtiği derslerin sisteme yansıyabilmesi için evvela bu öğrencilerin e-okul üzerinde sınıf atlatma işlemlerinin Bakanlık tarafından gerçekleştirilmesi gerekir.

Gerçekleştirilmiş mi peki?

Hayır, bahse konu olan yazıda da sınıf atlatma işleminin ne zaman gerçekleştirileceğine dair bir bilgiye yer verilmiyor.

Bugün 10 Haziran, sınavı 22 Haziran’da yapacağım diyorsun. Sınav programının hazırlanıp 1 hafta önce duyurulması gerekir. Bu durumda sorumluluk sınavı programlarının ve öğretmen görevlendirmelerinin 15 Haziran itibariyle tamamlanması icap eder. Demek ki hafta sonunu saymazsak 2 gün var. Sistem üzerinde şu ana kadar öğrencilerin bir üst sınıfa geçirilmesi ile ilgili hiçbir işlem tesis edilmemiş.

Ne zaman yapacaksınız?

Belli değil…

Koskoca Bakanlığın tereddütleri giderme iddiasındaki resmi yazısı ve kendi web sitesindeki duyurusu, baştan aşağı görüldüğü gibi mütereddit!

***

Gelelim konunun diğer bir boyutuna.

Bildiğimiz kadarıyla 18 yaş altı için sokağa çıkma yasağı devam ediyor. 

Milli Eğitim Bakanlığı hiçbir aciliyeti olmamasına rağmen 18 yaş altı lise öğrencilerini 22 Haziran-30 Haziran arası sorumluluk sınavlarına alacağını söylüyor. Bununla yetinmeyip  Eylül’de sınava girecek olanları da Haziran’da sınava alacağını belirtiyor. 

Herkesin anlaması için bunun ne demek olduğunu söyleyeyim: Bazı okullarda bu sınavlara girecek öğrenci sayısı 10 kat artacak. Peki, Milli Eğitim Bakanlığı bunu niye yapıyor? Yani 10.Sınıf öğrencisi olması gerektiği gibi Eylül’de sınavına girse ne kaybedecek? Ne tür bir zarara uğrayacak ki korona filan dinlemeden koştur koştur çocuğu evinden çıkarıp Haziran’da sınava alacağız? Bunu anlayan birisi varsa lütfen bana da anlatsın bir zahmet!

Öte yandan sokağa çıkma yasağı 18 yaş altı için kalktı da bizim mi haberimiz yok!

Ama sınav bu kardeşim olabilir, deniyorsa; hayır efendim! Bu bir LGS yahut YKS gibi yılda bir kez gerçekleştiren ve kademeler arası geçişi tanzim eden bir sınav değil. Bir yıl içerisinde tam üç kez yapılan ve bir dersten öğrencinin sorumlu olma durumunu değiştiren bir sınav. Dolayısıyla Eylül’de girecekleri, Haziran’da sınava alacağım demenin hiçbir anlamlı izahı yok. Öte yandan pandemi süreci içerisinde olduğumuz düşünüldüğünde son derece riskli bir uygulama olacağı da aşikâr.

Risk deyince aklıma geldi. 

Devam edelim MEB’in yazısına.

Bakanlık, 2019-2020 eğitim yılı 2. dönem itibariyle yeni tip koronavirüs nedeniyle alınan tedbirler kapsamında örgün eğitime devam edilememiş olmasından ötürü öğrencilerin 2. dönem  notlarının oluşmaması sebebiyle 1. dönem notlarını baz aldı. Buna göre 1.dönem sonu itibariyle başarılı olanlar başarılı oldu. Başarısız olan öğrenciler de başarısız oldukları ders sayısına bakılmaksızın bir üst sınıfa geçirildiler. Olabilir. Makul. Ama Bakanlık mütereddit yazısında diyor ki; 2.dönem itibariyle ölçme değerlendirmeye girmemiş olan ama 1.dönem itibariyle takdir, teşekkür, onur belgesi almış olan öğrencilere yine takdir, teşekkür ve onur belgesi verin.

Yanlış okumadınız, efendim; aynen böyle diyor.

İyi de başarı belgesi yıllık değil, dönemliktir. Dolayısıyla 1.dönem itibariyle belge almaya hak kazananlar belgelerini almışlardır. 2. dönem ise salgın nedeniyle öğrenciler hiçbir ölçme değerlendirmeye girmediler. Bakanlık belgelerin basılması talimatını neye göre veriyor? 2.dönem hiçbir ölçme değerlendirmeye tabi tutulmamış öğrencilere hangi kriteri dikkate alarak takdir, teşekkür ve onur belgesi verilmesini istiyor?

Hakikaten anlamanın, mantığa bürümenin imkânsız olduğu bir noktadayız!

Gelelim işin risk ile ilgili kısmına!

Bakanlık mezkûr yazısında okul müdürlüklerinden dikkatli olmasını istiyor. Malum, salgın! Eğer belge almaya gelen öğrenciler olursa onlara belgelerini sosyal mesafe kurallarına riayet edilerek ve gerekli tedbirler alınarak verilmesini istiyor.

Şimdi insanın aklına şu geliyor;

Madem salgını bu kadar dikkate alıyorsunuz, Eylül’deki sınava girmesi gereken öğrencileri niye Haziran sınavına dâhil ediyorsunuz? Bilhassa akademik başarısı düşük olan okullar da bunun ne tür bir kaosa neden olacağını; sınava giren öğrenci sayılarını yok yere kat be kat artıracağını düşünmediniz mi? Gördüğümüz kadarıyla düşünmediniz? Peki, neden? Sizin düşünmeniz icap etmez mi? Tam da onun için orada değil misiniz?

Allah aşkına yapılan şu işin  makul 1 tane -yazıyla bir- izahı var mı?

Cevap veriyorum: Yok!!!

Mezkur yazıda öğretmenlerin mesleki çalışmaları da izaha muhtaç maalesef. Bir yandan kurul toplantısının bile salgın nedeniyle video konferans yoluyla yapılması isteniyor; diğer yandan mesleki çalışmaların çevrimiçi ve yüz yüze gerçekleştirileceği söyleniyor. 

***

Esasında tüm bunlar kamu politikalarımızın niteliği açısından son derece problemlidir. Milli Eğitim Bakanlığı gibi devasa sayıda personeli olan ve neredeyse aile bireyleri de dikkate alındığında ülke nüfusunun tamamına hizmet veren bir bakanlığın iş ve işlemleri açısından endişe verici sinyallerdir. 

Ali Aydın / Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.