Özgür Eğitim-Sen

Bu Gördüğüm Bir Sendika mıdır?

25.11.2016
A+
A-
Bu Gördüğüm Bir Sendika mıdır?
 
 
 Bir Sendika Genel Başkanının YOL HARİTASI
(İnce yazılar Eğitim Bir Sen’in internet sitesinde yayınlanan genel başkanın sorumluluklarımız yol haritamız isimli yazısının bazı bölümleridir)
 
“Biz, tarihin dönüştürücü özneleriyiz, çünkü tarihin dönüştürücü dinamizmini biz taşıyoruz” demiştim. Nedenlerini açıklarken de, “Eğitim-Bir-Sen, sendikacılığa tartışmasız yeni bir soluk getirmiştir. Bir yandan ücret ve özlük hakları mücadelesini en iyi şekilde verirken, diğer taraftan Türkiye’nin geleceğinin şekillenmesinde paydaş olmayı bilmiştir. Başta eğitim ve demokrasi olmak üzere ülkemizin temel sorunlarına çözüm üretmede üzerine düşen her türlü çalışmayı severek yapmış ve bu idealinden asla taviz vermemiştir.
 
Bir emek örgütü iddiasındaki bir sendikanın genel başkanının mütevaziliği çok dikkat çekici değil mi?
 
Kendilerini zamanlar üstü tarih dönüştürücüler olarak görüyorlar.
 
Tebrikler! Bilgi Çağından Eğitim Bir – Sen Çağına geçtik herhalde…
 
Bir yandan ücret ve özlük hakları mücadelesi vermişler, öbür taraftan Türkiye’nin geleceğinin şekillenmesinde “paydaş” olmuşlar.
 
Sahi geleceğimiz nasıl şekillenmiş?
 
Kronik dertlerimizi halletmiş olmalılar…
 
Biz, ‘Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Senliler’ diye konuşmaya başladığımız anda da, bu örgütün kendini var ettiği pek çok ortak değeri, ortak bir geçmişe ve geleceğe ait, açık ya da örtülü, pek çok hakikati paylaştığımızı kabul ederiz. “İnsan ve biz” olmanın derin, sarsıcı anlamı ve Eğitim-Bir-Sen çatısı altında bizi buluşturan örgütsel ideallerimizin yüklediği değerlerle birlikte, bir taraftan 10 milyara yaklaşan insanlık, diğer taraftan 200 bini geride bırakan Eğitim-Bir-Sen, 500 bini geride bırakan Memur-Sen ailesini kast ederek “biz” diyoruz. Bu yüzden, insanı ilgilendiren her şeyin bizi ilgilendirdiğinin bilincindeyiz ve bunun sorumluluğunu taşıyabiliyoruz. Bu nedenle, Doğu’dan Batı’ya bütün mazlumların yanında olduk. ILO toplantılarına katılmak için İsviçre’ye giderken, Suriye, Pakistan ve Bosna-Hersek’te sivil toplum örgütleriyle birlikte mücadele etmek için girişimlerde bulunuyoruz.
 
 
 
Açık ya da örtülü pek çok hakikati paylaştıklarını kabul ettiklerini söylüyor.
 
Tekrar tebrik ediyorum.
 
Örtülü hakikate biraz kafam takıldı. Örtülü Ödenek filan gibi bir şey değildir herhalde…
 
Doğudan batıya bütün mazlumların yanında durmuşlar, 10 milyara yaklaşan insanlığa 200 bin Eğitim Bir Senli ve 500 bin Memur Senli yetiyor… Helal olsun Birleşmiş Milletlerden iyi çalışıyorlar…
 
Zaman geçtikçe daha çok farkına vardığımız, daha derinden hissettiğimiz başka bir gerçek, “Hayatımızı bizim için yaşayabilecek başka birinin asla olamayacağı; ancak ayak izlerine basıp ilerleyebileceğimiz ustalarımız, öncülerimiz olacağıdır.” Bu yüzden de, hayatımızın her basamağına, yeni yüklendiğimiz sorumluluğa uygun olarak, kendimizi (birey-örgüt) dönüştürmesini bildik ve bunu birlikte başardık.
 
Hayatın ancak bireyin kendisi tarafından yaşanacağını öğrenmeleri, biraz zaman almış: ama ayak izlerine basacak “ustalar” olmadan da hayatın bir anlamı olmayacağını itiraftan kaçınmamaları da hayli değerli!
 
“Ustalık” dönemindeyiz diyen iktidara, biz sizin ayak izlerinizden ayrılmayız mesajı epey cesaret isteyen bir itiraf değil mi?
 
 
 
Çünkü biz hakikat, özgürlük, adalet, bilgi ve gücü gerçek bir mücadele ve uygulama içinde tanıdık ve derinden hissettik, ki bu hissediş, bizi her daim diri tuttuğu için gerçek birer mücadeleciye, gerçek birer sendikacıya dönüştürebildi.
 
16 Eylül 2011 tarihli gazeteleri taramayı öneriyorum. Orada bir örgütlenme biçimi dikkatinizi çekecektir. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı’nın da içinde bulunduğu bir örgütün, üniversite kaynaklarına, öğrenci burslarına el koyduğu, orayı adeta bir ön bahçe olarak kullandığı görülecektir.
 
Bahçe edebiyatı biraz bayatlamadı mı? Açıklamayı yapan sayın genel başkan acaba hangi dönemde ne kadar üye kaydetti?
 
Veya bir şube başkanı, bakanlığı eleştirince bakanın kendisini bir saat telefonda tuttuğunu unuttular mı? Şu meşhur 18 müfettiş meselesi…
 
Hafızası zayıf olanlar nereden bilgi alacaklarını bilirler!
 
Cuma günü yarım saat boş idarecilikleri ilan edip pazartesi günü boş kadrolara atanan öğretmenler hangi sendikanın üyesidirler!
 
Zavallı sendika yöneticileri, milli eğitim müdürlerinin evleri önünde hafta sonunu geçirmişlerdi…
 
İnsaf!
 
Hak, hukuk ve kul hakkına ne oldu?
 
 
 
Oyunun kurallarına uygun oynandığı bir rekabetten korkmamak lazımdır. Ne yazık ki, uzun bir süre böyle bir yol izlenmedi. Oysa biz, temsil ettiğimiz, savunduğumuz medeniyet değerlerimiz ve içselleştirdiğimiz evrensel insan hakları anlayışımız varken, bizimle rekabet edebilecek başka bir sendika olamayacağını çok iyi biliyoruz.
 
Rekabet tamam da, şişirilmiş takdir puanlarıyla kim nasıl rekabet edebilir? Doktora 8, aylıkla ödül 10 puan…
 
Lütfen hatırlayın.
 
 
 
Sendikaların kurulmasından bugüne kadar geçen zaman içinde, Türkiye’nin, Memur-Sen ve bağlı sendikalar olmadan; daha özgürlükçü, daha adil, daha kalkınmış bir ülke olamayacağını açıkça gördük.
 
 
 
Şubelere basın açıklaması yasağı koyan bir merkez, adalet ve özgürlükten bahsediyor.
 
Geleneksel Mehmet Akif İnan Hatıra Yarışması’nın 5’incisinin konusunu “Ödenmiş Bedeller Unutulmasın” olarak belirledik. Böylece, darbe dönemlerinde işkence gören, sürgüne gönderilen, mesleğinden ihraç edilen, eğitim-öğretim hakkından mahrum bırakılan, kişilik hakları dahi gözetilmeyip aşağılanan Merve Kavakçı başta olmak üzere, görevini yaparken ‘andıç’lananlar, işine son verilenler, inancı gereği başını örttüğü için mesleğinden atılan kamu çalışanları, eğitim-öğretim hakkı ellerinden alınan kız öğrenciler, ordudan atılıp dokuz yıl boyunca bunu annesine söyleyemeyenler, yaşları büyütülerek idam edilenler, kadın olarak haklarını aradıkları için coplanıp çocuğunu düşürenler, öz vatanlarında parya muamelesine tabi tutulanlar, akla hayale gelmedik işkencelere maruz kalanlar, işkencecilerin insanlık dışı uygulamaları nedeniyle insan olmaktan utananlar için verdiğimiz mücadeleye başka bir boyut katmış olduk.
 
Başörtülü iki öğretmeni bir toplantıdan kovan bir öğretmeni, ilçe temsilcisi yapan merkez; başörtülülerin haklarını savunmaktan bahsediyor.
 
Pes…
 
Hatıra yarışmaları yaparak eşsiz bir hak arama metodunu bulan sayın başkan, sendikacılık tarihine geçmiştir. Diğer sendikalar hırslarından çatlıyorlardır!
 
 
 
Adaletin yerini bulması ve vicdanların sükûnete ermesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.
 
 
 
Bu konuda da kendisini en çok sorumlu hisseden örgütlerden biri olarak sendikalarımız ve konfederasyonumuz yol gösterici-ufuk açıcı çalışmalarıyla yine hep ön saflarda olacaktır.
 
Tevazu yine sahnede; Kime yol göstereceksiniz? Pozitivist/jakoben bir anlayış yine kendini gösteriyor. Toplumu cahil, kendilerini “doğruyu” bulmuş zannetme hatası…
 
Jakobenizm/pozitivizm ve özgürlük salatası…
 
Yerseniz!
 
 
 
İnsanın kendi seçimlerini yaşaması ve üretilenlerin hakça paylaşılması; insan, emek, erdem, hak, adalet, medeniyet, özgürlük gibi değerler için mücadelemiz yeni dönemde de sürecektir. Üyelerimiz için yüksek ücret, daha iyi çalışma şartları talep ederken, aynı zamanda da iktidar mücadelesine girmeden, toplumsal bir aktör (katılımcı-çözüm ortağı) olmayı sürdüreceğiz. Yine sorumluklarımız, yol haritamız olmaya devam edecektir.
 
Ustalarının ayak izlerine basmaktan vazgeçmeyeceklerini yukarıda ifade etmişlerdi. Bu paragrafta da, sizin ayak izlerine basacağız ama sizinle iktidar mücadelesine girmeyeceğiz deniyor.
 
Çok ilginç.
 
İktidara çok net mesajlar veriliyor değil mi?
 
“Biz sizin peşinizdeyiz, bizi dışlamayın sadece görüntü vereceğiz”.
 
 
 
Yeni eğitim-öğretim yılı başladı. Yeni dönemin başarı ve huzur dolu geçmesini diliyorum. Bu nedenle bir gerçeği burada hatırlatmak istiyorum. Eğitim tarihinin bütün dönemlerinde olduğu gibi, bugün de öğretmenlerimiz en stratejik yerde duruyorlar. Çünkü onlar, Türkiye’nin geleceğini temsil eden çocuklarımızın öz güven, öz imaj, kendini keşfetme, kendini kabul etme gibi kişiliğin temel değerlerinin inşasında en önemli rollerden birine sahiptir. Yine onlar, yeryüzünün en özel varlıklarıyla muhatap olduklarını biliyor ve öyle davranıyorlar.
 
 
 
Biz, Eğitim-Bir-Sen olarak, öğretmenlerimiz ve diğer eğitim çalışanlarının emek mücadelesini en iyi şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.
 
 
 
Öğretmenin en stratejik yerde durduğu iddiası da pozitivist/ jakoben bir yaklaşım değil mi?
 
 
 
Bitmedi
 
Kaymağı sona sakladım: Aşağıdaki ince yazılar ise yine aynı sitedeki öğretmen rotasyonuyla ilgili iki açıklamadan alınmıştır.
 
Milli Eğitim Bakanlığı’nın personel atama ve yer değiştirme işlemleri ile ilgili yeni bir yönetmelik çalışması yaptığı bilinmektedir.
 
 
 
Bakanlık, İl eğitim denetmenleri, şube müdürleri ve öğretmenlerin atama ve yer değiştirme işlemlerini, Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği şeklinde birleştirerek, öğretmenler için iller arası zorunlu yer değişikliği çalışması yapmaktadır. Bu çalışma ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın “göçebe öğretmen” uygulamasını hayata geçirmek istediği anlaşılmaktadır.
 
 
 
Türkiye demokratikleşirken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimin paydaş kuruluşlarının görüşünü almadan yüzbinlerce çalışanın hayatını alt üst edecek bir düzenlemeyi, bırakın hayata geçirmeyi, planlamasını dahi kabul edilebilir bulmuyoruz. Daha önceki dönemlerde bakanlıkça yapılan düzenlemelerde yönetici atama ve yer değiştirme, öğretmen atama ve yer değiştirme gibi kamuoyunda tartışma oluşturabilecek ve beraberinde yeni sorunlar getirebilecek yönetmelik çalışmalarında sendikaların görüş ve önerileri alınıyorken, şimdi, 700 bin eğitim çalışanının etkileneceği bir düzenlemenin gizlenerek yapılmaya çalışılması, beraberinde büyük sorunları da getirecektir.
 
 
 
Yukarıdaki ifadelere sendikanın ana sayfasında yayınlanmaktadır.
 
İlk paragrafta, “personel atama ve yer değiştirme işlemleriyle ilgili yeni bir yönetmelik çalışması yapıldığı bilinmektedir.” denmekte.
 
Nereden biliyorsunuz?
 
Bu soruyu sormamın nedeni, sendikanın bakanlığı GİZLİ iş yapmakla suçlamasıdır.
 
Gizli ise siz nasıl biliyorsunuz?
 
Yoksa bazı gizli çalışmalardan haberiniz var mı?
 
SON GAF: Aşağıdaki alıntılar, sendika açıklamasından sonra yapıldı ve sendikanın sitesinde halen yayınlanmaktadır.
 
Türkiye geneli ilçe temsilcileriyle toplu sözleşme süreci öncesi bir araya gelen Genel Merkez Yönetim Kurulumuzun eğitim ve ülke gündemine ilişkin konuları değerlendirdiği toplantı 2 gün sürdü. Öğretmenlere iller arası rotasyon geliyor haberleri üzerine eğitim hizmet kolunda yetkili sendika olan açıklama yapmış ve “Göçebe Öğretmen Uygulamasına Hayır!” demiştik. Açıklamamızın basına yansıması nedeniyle Cumartesi günü Kızılcahamam’da devam eden Temsilciler Toplantısı akşamı 19.00’da Genel Başkanımızı arayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, basına yansıyan haberler ve sendikamızın yaptığı basın açıklaması üzerine bilgilendirmede bulundu.
 
“Söylentisinin bile eğitimcileri huzursuz etmek için yeterli olacağını düşündüğümüz, öğretmenlere bölgeler arası rotasyonu kabul etmemiz mümkün değil” diyen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanımız Ahmet Gündoğdu, eğitime ilişkin düzenlemelerin genel yetkili sendika başta olmak üzere, diğer sendikaların da görüşüne başvurulmadan planlanmasının her zaman sıkıntı doğuracağını söyledi.
 
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de “Rotasyonla ilgili somut bir çalışmamız yok. Şayet rotasyon ve benzeri konuları gündeme alacak olursak o zaman sendikaların kabullerini ve itirazlarını yazılı olarak alırız.” diyerek çıkan haberlerin doğru olmadığını belirtti.
 
Bu satırlar, sendika internet sitesinde alıntı yaptığımız açıklamanın devamıdır.
 
Özür kabahatten büyük!
 
Sendika, biz sizin gizli işler çevirdiğinizi biliyoruz diyor. Bakan sendikayı yalanlıyor. AHA İSPATI:
 
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de “Rotasyonla ilgili somut bir çalışmamız yok. Şayet rotasyon ve benzeri konuları gündeme alacak olursak o zaman sendikaların kabullerini ve itirazlarını yazılı olarak alırız.” diyerek çıkan haberlerin doğru olmadığını belirtti.
 
Bakan Ömer Dinçer, sendika genel başkanını basına yansıyan haber ve açıklama üzerine arıyor. Daha önceden bakanlık yetkililerinden biriyle görüşülmüş sanki. Yoksa gizli çalışma yapıldığını sendika nasıl bilecekti?
 
Açıklamamızın basına yansıması nedeniyle Cumartesi günü Kızılcahamam’da devam eden Temsilciler Toplantısı akşamı 19.00’da Genel Başkanımızı arayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, basına yansıyan haberler ve sendikamızın yaptığı basın açıklaması üzerine bilgilendirmede bulundu.
 
Sendikadaki derinliğe şapka çıkarmamak mümkün mü?
 
TARİHİ DÖNÜŞTÜREN, YOL GÖSTEREN, AVRUPA’DAN UZAK DOĞUYA UZANAN VE TÜM İNSANLIKLA İLGİLENEN AMA; İLGİLENİRKEN USTASININ AYAK İZLERİNE BASMAYA ÖZEN GÖSTEREN ve YAYINLADIĞI HATIRALARLA TÜM ZULÜMLERİ ORTADAN KALDIRAN ve GİZLİ İŞLERİ DEŞİFRE EDEN SENDİKA, BASİT BİR YÖNETMELİĞE “KÜSERİM HA” DİYEREK KARŞI KOYUYOR ve HATIRA YAYINLAMAKLA TEHDİT EDİYOR…
 
Tebrikler
 
Alanlara çıkmak, imza kampanyaları düzenlemek, işi yavaşlatmak gibi modası geçmiş işlerle uğraşma zahmetinden sendikaları kurtarıp hatıra yayınlama gibi bir metotla tüm açık-gizli sorunları çözen başkana sonsuz teşekkürler.
 
NOT: İnanmakta zorlananlar için 3 link veriyorum:
 
1:http://www.egitimbirsen.org.tr/yazar_detay.php?id=139769&yid=2
 
2:http://www.egitimbirsen.org.tr/detayhit.php?id=139894&cid=52
 
3: http://www.egitimbirsen.org.tr/detayhit.php?id=139896&cid=52

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.