Özgür Eğitim-Sen

Genel Sekreter Bakanlığın El Yazısı Kararını Değerlendirdi

05.04.2017
A+
A-
Genel Sekreter Bakanlığın El Yazısı Kararını Değerlendirdi

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Sinop’ta sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelmiş. Toplantıda, bir öğretmenin sorusu üzerine, "Yazma eğitiminde önümüzdeki yıl bitişik eğik el yazısıyla öğretim yerine dik temel harfler kullanılacak.", demiş.

 

Bakanın açıklamasından sonra, eğitim gibi kamusal dikkatten nasibini almayan bir konu ve o konunun öğretim tekniği ile ilgili ayrıntı diyebileceğimiz bir alt başlığı birden ‘Trend Topic’ oldu. Meğer herkes “dik temel harf” diye ölüyormuş da haberimiz yokmuş. Konu çok mühimmiş! Büyük bir yanlıştan dönülmüş! Öte yandan dik temelcilerin tam karşısında önümüzdeki yıldan itibaren krallıkları sona erecek olan “bitişik eğik el yazısı” taraftarları belirdi. Asıl yanlış olan alınan bu son kararmış. Eğitim “yapboz tahtası” değilmiş. Avrupa ülkelerinde de “bitişik el yazısı” uygulaması varmış. Neyse ki Milli Eğitim Bakanlığı bir açıklama yaptı da onların da yüreğine su serpti. İlkokul üçüncü sınıfta tekrar “bitişik eğik” yazı öğrencilerle buluşacak diye.

 

Milli Eğitim Bakanlığı bu tartışmaların harareti sürerken 02.04.2017 tarihinde kendi internet sitesinde, Sayın Bakanın açıklamasını teyit eden bir açıklamaya yer verdi. Bakanlık, açıklamasında bizleri yakın geçmişe doğru bir yolculuğa da çıkarmış. Yakın geçmiş dediysem, çok değil 12 yıl kadar uzakta. Açıklamada, bitişik eğik el yazısıyla öğretimin 2004-2005 eğitim-öğretim döneminde 196 okulda pilot uygulama olarak başlatıldığı bilgisiyle karşılaşıyoruz. Aynı açıklamada, bir yıl sonra Türkiye genelindeki tüm ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin ilk yazma eğitimini el yazısıyla almaya başladığını öğreniyoruz.

 

Bu açıklama, açıklamada cevapları bulunmayan bazı soruları akla getiriyor hemen. 196 okulda başlatılan pilot uygulama sonucunda Bakanlık geri bildirim aldı mı mesela? Uygulamanın pilot uygulama olması, uygulamanın değerlendirilmesi için böyle bir çalışmanın yapılmış olduğunu varsaymamıza neden oluyor. Ancak Bakanlık, açıklamasında bilgi vermemiş. Oysa bu çok önemli zira uygulamanın bir yıl sonra tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması ancak bu geri bildirimlerin olumlu sonuçları ile mümkün olabilir.

 

O zaman soru şu Milli Eğitim Bakanlığı ne tür geri bildirimler aldı da bu bitiş eğik el yazısı öğretimini tüm Türkiye’de yaygınlaştırdı?  O gün herkes, bitişik eğik el yazısından memnundu da 12 yıl sonra mı dik temel yazının kıymetini anladı? Eğer 12 yıldır süren bir eziyet vardıysa neden 12 yıl beklendi? Bakanlık bekledi ayrı ama Bakanlık dışında da gündeme girmeye değecek bir talep olarak “dik temel isteriz” çığlıkları duymadık. Ama bugün herkes çok sevinçli görünüyor, o ayrı.

 

Böyle bir karar değişikliği bir hükümet değişikliğini takiben olsaydı bunu siyasi iradenin değişmesinden mütevellit karar farkı olarak yorumlardık. Oysaki burada öyle bir durum da yok. Siyasi irade aynı, hükümetteki parti aynı parti.  Yine Bakanlığın açıklamasına dönersek, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bir saha araştırması yapmış, öğretmenlere sorulmuş, lafı uzatmayalım kimse memnun değilmiş, çok eziyetliymiş şimdi tekrar dik temel harflerle yazı öğretimine geçilmiş. Eğer bu tür kararlar saha araştırmaları neticesinde oluyorduysa keşke Temel Eğitim Genel Müdürlüğü 12 yıl beklemeseymiş diye düşünüyor insan.

Evet, kısaca özetlemeye çalıştım, tartışma bu. Birkaç gündür hararetle konuşulan, şevkle alkışlanan, herkeste bir heyecan kabarması yaşatan mesele bundan ibaret.  Bakanlık bir uygulama başlatıyor, o günlerde bunun adeta “devrim” niteliğinde olduğu ileri sürülüyor. Bu devrim niteliğindeki uygulama 12 yıl sürüyor. Ardından başka bir “devrim” niteliğinde kararla eski usule dönülüyor.

 

Bu tartışmalarda taraf olanlar hiç değilse bazı veriler ışığında bizleri aydınlatsalar. Mesela dik temel harfleri savunanlar, bitişik eğik harflerle öğretimin başladığı güne kadar eğitim sisteminden çok iyi verim mi alıyorlardı? Allah’ın cezası bitişik eğiklerin araya girmesiyle her şey berbat mı oldu? Bundan sonra dik temel harflerin geri gelmesiyle o eski güzel günlerdeki gibi mi olunacak? Dik temel harflerle verdiğiniz neydi de bitişik eğik harflerle veremediniz? Ya da tam tersi istikamete dönüp, bitişik eğik harflerin taraftarlarına doğru şöyle seslenebiliriz: Dik temel harflerle verilemeyen neydi de bitişik eğik harflere ihtiyaç duydunuz? 12 yılda ne oldu? Maksat hâsıl oldu mu?

 

Bütün bu tartışmalar sadece perişanlığımızı anlatıyor. Bu tartışmanın tarafları lokantada önlerine konan yemeğin bozuk olduğunu söyleyip porsiyonun küçük olduğundan şikâyet eden müşteri gibiler. Farzlarını yitirmişler, sıkı sıkıya müstehaplara sarılıyorlar. Koskoca bir sistem; paradigması, müfredatı, mevzuatı, zaman düzenlemesi, ilişki biçimi, amaçlılığı ve sonuçları ile tel tel dökülürken can alıcı her konuyu ıskalayıp öğretim tekniği mesabesindeki bir detayda kaybolmuşlar. Heyecanları, sevinçleri, kaygıları bu teknik konuda israf edilmekte.

 

Bu tartışmadaki hedef sapması ve ehem- mühim ayrımındaki kolektif kabiliyetsizliğimiz, İsmet Özel’in bir sözünü akla getiriyor : “Hak yemek sol elle yemek kadar dikkat çekmedi bu ülkede.”

 

05.04.2017

Ali AYDIN

ÖZGÜR EĞİTİM-SEN GENEL SEKRETERİ

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.