Özgür Eğitim-Sen

İnsanca yaşam, hakça düzen için yaşasın 1 Mayıs!

01.05.2021
A+
A-
İnsanca yaşam, hakça düzen için  yaşasın 1 Mayıs!

Yaşadığımız küresel salgına rağmen savaş, ölüm, baskı, dayatma ve sömürü dünyamızın değişmeyen gündemi.

Dünya nüfusunun neredeyse yarısı günde 2 dolardan az bir parayla geçinmek zorunda.

Milyarlarca insan temiz sudan, neredeyse dünya nüfusunun yarıya yakını kanalizasyon ve çöp toplanmaması dâhil düzgün sağlık koşullarından mahrum.

Açlık, yoksulluk, güvencesiz ve sağlıksız koşullarda çalışma yaygınlaşıyor. 

Mülteciler dünyanın en kalabalık topluluklarından biri bugün.

Açlık, yoksulluk sınırlarında bir yaşama mahkûm edilen milyonlarca çalışanın yaşam koşulları tüm insandışılığıyla önümüzde duruyor.

Sosyal, kültürel haklarından mahrum bırakılan, inançlarından, ideolojik-politik görüşlerinden dolayı baskı ve şiddet gören, mağduriyet yaşayan insanların sayısı artmaya devam ediyor.

Asimilasyonun, yok saymanın, baskının, şantajın, manipülasyonun sistematik bir şekilde işlediği, insan onurunu ve izzetini periyodik şekilde aşındıran politikaların ve ekonomi-politik bir ilişki ağının yürürlükte olduğu da ortada.

Filistin, Suriye, Irak, Doğu Türkistan, bütün İslam Coğrafyası, Kara Kıta, Latin Amerika organize bir kötülüğün pençesinde kıvranıyor.

Sömürü, yağma ve talanın hüküm sürmeye devam ettiği bugünlerde mevzuyu fütürist iyimserliklerle geçiştirmek yerine ciddi, kuşatıcı ve yapısal yaklaşımlarla ele almak durumundayız.

Etkin bir hukuk devleti, işlevsel katılım ve müzakere kanalları üzerinden güncelenen sosyal adalet, eşitlik, sosyal barış, kardeşlik ve dayanışma; gerçekleştirilmek için müdafilerini bekliyor. Gelir dağılımındaki kabul edilemez adaletsizliğin, her türlü ahlaki ilkeyi hiçe sayan amansız rekabetin, güvencesiz, insan hak ve onuruna yakışmayan sözleşmeli, ücretli, kuralsız, çalışanları her türlü insan dışılığa mahkûm eden düşük ücretle çalışmanın giderilmesi için ciddi ve kararlı bir mücadele de bizleri bekliyor.

Değişik adlar altında güvencesiz çalışmak zorunda bırakılan yüzbinlerce kadın ve erkek, kayıt dışı çalıştırılarak sömürülen milyonlarca insan, her gün eve dönmeme riskiyle işe gidenlerin yaşadığı tedirginlik, işin doğasının ve iş ilişkilerinin yapısal dönüşümünün beraberinde getirdiği ‘karakter aşınması’, ‘prekarizasyon’, tetiklenen ‘belirsizlik ve güvensizlik’ baş edilmesi güç nevzuhur komplikasyonlarla bizi karşı karşıya getiriyor.

Sağlık ve emeklilik koşullarında küresel ölçekte seyreden geriye gidiş yine bu netameli sürecin devamı niteliğinde.

Bu nedenle her geçen gün geri dönüşü biraz daha imkansızlaşan küresel düzenin veya düzensizliğin tahripkar doğasını ifşa etmek, yeryüzünde cenneti kurma motivasyonuyla doğayı, hayvanı hatta insanın kendisini kanının son damlasına kadar sömürülmesini beraberinde getiren dengesini yitirmiş kalkınma ve ilerleme mitosunu sorgulamak ifa edilmesi gereken bir ödevdir.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün daraldığı, rasyonel bir kurumsallaşma yerine şahsiliğin, patronaj ilişkilerin tahkim edildiği, kronik sorunlarımızın (Kürt meselesi, Din Devlet, Devlet Toplum, Ekonomi..) giderek derinleştiği günümüz koşullarında 1 Mayıs ‘Emek ve Dayanışma Günü’ hayatımıza ve hayatımızın niteliğine ilişkin bir muhasebe çağrısıdır.

Salt çalışanların ve emekçilerin değil, her gün sömürülen, yok sayılan, katledilen kimsesizler için, yağmalanan toprak için, kirletilen hava için, doğal yaşam alanları yok edilen, nesilleri tüketilen hayvanlar için, henüz doğmamış çocuklarımız ve onlara bırakılacak yaşanabilir bir dünya için çağrı.

O yüzden yaşasın insanca yaşam!

Yaşasın hakça düzen!

Yaşasın 1 Mayıs!

1.5.2021

Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.