Özgür Eğitim-Sen

JURİSTOKRASİ ÇORUM’DA HORTLADI

26.11.2016
A+
A-
JURİSTOKRASİ ÇORUM’DA HORTLADI
 
 
 İki ay kadar önce yaşadığımız lastik bıçaklama olayıyla ilgili Çorum Adliyesi'nde yaşadığımız üzücü olayı kamuoyu ile paylaşmak ve benzer olayları yaşayanlara örnek olması için bu basın açıklamasını yapıyoruz. 09/05/2014 Cuma günü saat 09:00 da Çorum Adliyesi’ne madden mağdur 10-12 kişi müşteki sıfatıyla gittiğimizde; saat 10:00'a kadar bekletildik salonun kapısında. İşinden izin alarak gelen veya yevmiyeli çalışan komşularım hayli gergindi; kimi patronlarından işitecekleri lafları düşünüyordu, kimi giden yevmiyenin derdindeydi. Neyse salona girdiğimizde asık yüzlü bir hakimle karşılaştık. İşi acele olan bir arkadaşa öncelik verildi ve konuşmasına fırsat verilmeden Hakim Mutlu Kılıç tarafından paylandı. Sorduğu sadece"zararım tazmin olacak mı" sorusuydu. 1.Asliye Ceza Hakimi Mutlu Kılıç "Burası ceza mahkemesi, icra değil" diyerek susturdu.   Daha sonra traktör kullanarak geçimini sağlayan komşumun ifadesini alırken yanındaki bayan savcıya dönüp yüksek sesle "Bunun bir kavuğu bir de cübbesi eksik" dedi ve gülüştüler. Komşumun kıyafetinden, tipinden dolayı aşağılanması çok zoruma gitti. Diğerlerinin de ifadesini hızlı bir şekilde aldıktan sonra zabtı tutan bayan "İfadesi alınmayan var mı?" diye sordu. Ben de benim ifademin alınmadığını söyledim. Bayan ismimi sordu ben de cevapladım. Tam bu esnada Hakim Kılıç gürledi ve bana "Ayağa kalk burası köy kahvesi mi?" diye bağırdı. "İyi o zaman kalkayım" dedim. Bu sefer de "Ne dedin! Ne dedin!" diye çıkıştı bana. Kendimi zor tutarak ifademi tamamladım ve dışarı çıktık. Kaldı ki Hakim beye hatırlatalım: ayağa kakma zorunluluğu yemin ederken ve hüküm okunurken var.  Hakim Kılıç bize uğradığımız maddi zararı unutturmuş, hepimizi azarlamış, psikolojimizi bozmuş, manen bizi çökertmişti. İşçiyseniz, köylüyseniz, emekçiyseniz hakimler bile sizinle alay edebiliyor, sizi aşağılayabiliyor, hor görebiliyormuş meğer(İşini hakkıyla yapan, içinden çıktığı milleti hor görmeyen, emekçilerin vergileriyle maaş aldığını bilen değerli hakimlerimizi tenzih ederim.)
Keşke Hakim Kılıç, "Sizi beklettik, buyurun." diye bizi karşılasaydı. Keşke "Arabalarınızın lastikleri kesilmiş, geçmiş olsun." deyiverseydi. İlk kez bulunduğumuz mahkeme salonunun kurallarını bilmediğimiz için bizi aşağılayıp azarlayacağına "Lütfen ayağa kalkın" deseydi. Keşke bir "KÖY KAHVESİNDE" hissettiğimiz kadar hissedebilseydik "insan" olduğumuzu o duruşma salonunda. Biz de adalete güvenimiz tam, bu ülkenin eşit bir vatandaşı olduğumuz bilinciyle teşekkür edip ayrılsaydık adliyeden. Çok mu şey istiyoruz vatandaş olarak? Kimse bu gidişe bir dur demeyecek mi? Makam, mevki sahipleri egolarını tatmin için mi kullanacaklar makamlarını. Bu makamlar halka hizmet için mi yoksa halka hakaret için mi var? Halk olarak devletin kapısına her gittiğimizde "acaba başıma ne gelecek?" korkusunu ne zaman yenebileceğiz.  
Biz Hakim Mutlu Kılıç hakkında BİMER'e, Adalet Bakanlığı'na ve HSYK'ya şikayette bulunduk. Aynı şekilde mağdur edilen vatandaşlarımızın da, bu mağduriyetlerini özellikle HSYK 'ya bir dilekçeyle bildirmelerini istiyoruz. Sendikamız olarak her alanda, gücümüz yettiği kadar ezilenlerin yanında olacağız. Yeni Adliye binaları gerçekten çok güzel oldu, inşallah bu binalar korkmadan girip hakkımızı arayabileceğimiz yerler olur.
Serdal Efe Özgür Eğitim-Sen İl Başkanı

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.