Kamu çalışanları ve emeklileri için ek zam şarttır!
Hükümetin maliye politikaları toplumu bir köleler topluluğu olma tehlikesiyle karşı karşıya getirdi. Eşitsizliğe ve adaletsiz paylaşıma alan açan kötü ekonomi yönetimi, tüm yükü sabit gelirlinin omuzlarına yüklüyor. Ekonomi yönetimi hiçbir şekilde bütçe harcamalarında kısıtlamaya yanaşmıyor. Korkunç boyutlara ulaşmış olan yolsuzlukları ve kontrolden çıkmış bulunan israfı önlemiyor. Büyük şirketlerden vergi almıyor, enflasyonla kesinlikle mücadele etmiyor.19 Mart krizinde döviz kurunu tutabilmek için aylardır ağır vergilerle toplanan 45 milyar dolar iki hafta içinde yakılabiliyor. Ama tüm bunlara rağmen Hazine ve Maliye Bakanı biteviye ekranlara çıkıp “Memur ve emekli maaşları bütçe üzerinde önemli yük oluşturuyor.” şeklinde açıklamalar yapabiliyor.
Oysa Hazine ve Maliye Bakanı çok iyi biliyor ki memurlar 2013 yılından beri zam veya refah payı alamıyor. İhanet niteliğindeki toplu sözleşmelerde gerçek anlamda enflasyonun üzerinde zam değil enflasyon farkı veriliyor. Bu enflasyon farkı da TÜİK’in güvenilirliği fazlasıyla tartışmalı enflasyon verileri üzerinden belirleniyor.
Kıyıcı zamlar ve ağır vergilerle düşman gibi davranılarak bilinçli bir yoksullaşmaya tabi tutulan sabit gelirlinin dayanacak gücü kalmadı. Ocak ayında yapılan hakaret niteliğindeki yüzde 6’lık artış ilk üç ayda enflasyonun yüzde 10.6 olmasıyla eridi bitti. Maaşlardaki kayıp şimdiden yüzde 4 oldu. Sadece Nisan ayında elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında zamlar yapıldı. Marketteki, pazardaki, mağazalardaki fiyat artışları insanların gerçeklik algısını yok etti. Maaşlar bir yandan enflasyon diğer yandan adaletsiz vergi dilimleri nedeniyle her geçen gün eriyor, buharlaşıyor, memur fakirleşiyor. Üçüncü ayda vergi dilimi yüzde 15’ten 20’ye altıncı aydan sonra da yüzde 27’ye yükseliyor. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 23 bin lirayı yoksulluk sınırı 79 bin lirayı aştı. Emekli öğretmenler seyyanen zam maaşlarına yansıtılmadığı için açlık sınırına yakın emekli maaşıyla cezalandırılıyor. Emekli bir öğretmen 27 bin lira maaş aldığı lakin ortalama bir ev kirasının 20 bin lira olduğu ürkütücü bir gerçeklikte yaşıyoruz.
Özgür Eğitim-Sen olarak; hükümeti sahada yaşanan sefaleti görmeye, gerçeklerle yüzleşerek gereğini yapmaya davet ediyoruz. Kamu çalışanı ve emeklisinin insanca bir yaşama kavuşabilmesi ve darboğazdan kurtulabilmesi için derhal ek zam verilerek alım gücünün dengelenmesi gerekmektedir. Ayrıca vergi dilimi yüzde 15’e sabitlenmeli, TÜİK enflasyon verileri çarşı-pazar gerçekliği gözetilerek hesaplanmalı, enflasyon farkları her ay sıcağı sıcağına maaşlara yansıtılmalıdır.
Bekir BİRBİÇER
Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi

