Özgür Eğitim-Sen

“Mesleki Gelişim Çalışmaları” kandırmacasına son verelim artık!

13.06.2017
A+
A-
“Mesleki Gelişim Çalışmaları” kandırmacasına son verelim artık!

"Mesleki Gelişim Çalışmaları”

kandırmacasına son verelim artık!

MEB geçenlerde açıkladığı 'Öğretmen Strateji Belgesi' ile önümüze öğretmenin niteliğini arttırmaya yönelik vaatlerle dolu bir plan koydu. Lâkin mesele bürokratik bir akıl üzerinden maddeleri alt alta dizerek çözülmüyor. Köpürttüğünüz retorik, ettiğiniz cafcaflı laflar uygulamalarınızla test ediliyor.

Modern bürokrasinin doğasında bir söylem-eylem açıklığı mevcut. Hele bizim gibi işlerin keyfe keder yürütüldüğü toplumlarda açıklık iyice savrukluğa varıyor. Öyleki savrukluk arttıkça retorik şiddetleniyor. Örneğin öğretmenin pratikteki aşağılanması, itibarsızlaştırılması, değersizleştirilmesi artıyorsa retorikte kıymete bindirilmesi de o oranda artıyor. Hasar giderici olarak işe koşulan bu tarz esas itibariyle öğretmenin değersizleştirilme-itibarsızlaştırılma sürecinin pekiştirilmesi, aşağılanmasının devam ettirilmesi anlamına geliyor. 

Kıymet ve itibar içinde bulunduğunuz ilişki ağıyla, tabi tutulduğunuz ilişki biçimiyle belirlenir kuru lafla değil.Dün strateji belgesi yayınlayan bakanlık  seminer dönemi için açıkladığı programla belgeyi kendisi katlediyor, ruhunu boğuyor, bildiği yoldan geri durmayacağını haykırıyor.

Malum "Mesleki Gelişim Çalışmaları (Seminer) Programı" açıklandı. Sene başı ve sonunda iki kez yapılan bu çalışmaların verimliliğinin ne olduğunu bilmeyen yok zaten. Tevarüs eden bir uygulamanın fiiliyatta öğretmeni zapturapt altına almanın dışında bir işlevi yok. Yıl sonu, kurul, zümre vs. gibi çalışmalarını zaten yapan öğretmenlere seminer programı üzerinden ''niyetimiz 4 saat sizi burada tutmak, çalışmalar da bu 4 saati doldurmak için göstermelik icatlar, herkes birbirini idare etsin" mesajı veriliyor. ''Şu kitabı okuyun anlatın, şu filmi izleyin konuşun, şu konuyu hazırlanın sunun…'' şeklindeki uygulama memleketin maarif davasına zerre miktar katkısı olmayan bürokratik bir angaryadır. Hele hele yönetmelikle 2 haftası için ek ders ücreti verilen çalışmaların üstelik bayram tatilinin ardından gelecek 3 günü de kapsayacak şekilde uzatılması ‘'sana böyle tatil yaptırmam!’' tehdidinden başka bir şey değil.

Kendi personelinin çalışma koşullarını iyileştirmek, kolaylık sağlamak, moral-motivasyonlarını iyileştirmek gibi bir görevi olmadığını düşünen MEB, tam tersine onları küstürmenin, işi yokuşa sürmenin, değersiz hissettirmenin nasıl olacağını göstermeye çalışıyor herhalde. Planlamayı ülkenin gerçekliğini dikkate almadan yapmanın devlet ciddiyeti olduğu düşünülüyor sanırım. Yaz tatilinin başlangıç dönemine denk gelen Ramazan Bayramı’yla birlikte nasıl bir nüfus hareketliliği yaşanacağını kestiremeyen, içeriği, niteliği ve önemlisi verimliliği belli olan seminer çalışmalarını "mış gibi yapmak"ta bir beis görmeyen MEB, meselenin öğretmenlere yüklenilen üç günlük angarya değil değersizleştirme-önemsizleştirme ve aşağılama olduğunu göremiyor. Tatil olması gereken, üstelik ücretini ödemediğin bir dönemi çalışma takvimine niye alıyorsun? Üstelik dalga geçer gibi bugünlere il-ilçe zümre toplantıları koyulmuş. Öğretmene pusu kurar gibi yapılan bu uygulama alenen öğretmenin tahkir ve tazyif edilmesidir. 

Verimsizliğini herkesin bildiği ama kimsenin söylemediği bu mesleki çalışmalar kandırmacasına bir son verilsin artık. Herkesin üç maymunu oynadığı bu vaziyet bugün ''Strateji Belgesi'' ile niteliği arttırılmaya çalışılan öğretmen niteliksizliğinin nedenlerinden birisidir. Özgür Eğitim-Sen olarak tekraren belirtmekte fayda görüyoruz: öğretmene verilen değer, öğretmenin saygınlığı; uygulamada ona nasıl muamele ettiğiniz, hangi anlamsız uygulamalara muhatap kıldığınız ile ilintilidir. Bürokratik angaryalarla şamar oğlanına çevireceğiniz, anlamsız ve lüzumsuz işlerin pençesinde kıvrandıracağınız öğretmenin niteliğini kusura bakmayın hiç bir strateji belgesi arttıramaz.

13.06.2017

Abdulbaki DEGER

Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.