Özgür Eğitim-Sen

Mobbing, Sürgün, Çaresizlik…

11.06.2026
A+
A-
Mobbing, Sürgün, Çaresizlik…

Ağrı’da görev yapan meslektaşımız Irmak Ayşe Koparan’ın aramızdan trajik bir şekilde ayrılışı, tüm eğitim camiasını derin bir yas ve vicdani muhasebeye sevk etmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve eğitim camiasına sabırlar diliyoruz.

Acımız kadar, bu acıya zemin hazırlayan sürece karşı duyduğumuz vicdani sorumluluk da büyüktür. Mevcut iddialar göz önünde bulundurulduğunda Irmak Öğretmenimizin ölümü, ne yazık ki bir dizi yönetsel ihmalin, psikolojik baskının ve sistemik duyarsızlığın acı bir faturasıdır. Bu kaybı sadece elim bir kaza olarak görüp geçiştirmek, yaşanan sürece göz yummak demektir.

Irmak Öğretmenimiz, görev yaptığı okulda bir süredir okul müdiresi tarafından sistematik bir mobbinge ve iddialara göre fiili şiddete maruz bırakılmıştır. Yaşanan bu ağır süreç yetmezmiş gibi, bir çözüm üretmek yerine öğretmenimizin okul yeri değiştirilmiş, adeta cezalandırılırcasına ciddi ulaşım zorlukları yaşadığı bir bölgeye gönderilmiştir.

Öğretmenimizin gönderildiği köydeki lojmanda erkek bir öğretmenin kalması sebebiyle, bir kadının orada barınamayacağı aşikârdır. İlçeye 48 kilometre uzaklıktaki bu okula gidiş-geliş için günlük 3000 TL gibi fahiş bir ulaşım ücreti ödemek zorunda kalan, geçinemediğini ve ağır ekonomik sıkıntılar yaşadığını feryat eden öğretmenimizin bu durumu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine iletmesine rağmen, idare bu çaresizliğe neden seyirci kalmıştır?

Bu süreçte en yaralayıcı olan ise, tüm bu haksızlıkların, baskıların ve ulaşım risklerinin yetkililer tarafından bilinmesine rağmen harekete geçilmemiş olmasıdır. Defalarca dile getirilen sorunlara, yapılan başvurulara karşı sergilenen bu bürokratik duyarsızlık, öğretmenimizi yalnızlığa ve çaresizliğe itmiştir.

Gencecik bir öğretmen fiili şiddete ve hakaret uğruyor, aşağılanıyor ve şikâyet edince sürgün ediliyor. Gönderildiği yerde barınma imkânı olmadığı için ekonomik darboğaza giriyor, türlü çeşitli bürokratik engellerle yıldırılıyor. Tüm bu eziyetlere maruz kalan öğretmenin aynı zamanda öğretmenlik yapması, eğitim hizmeti vermesi gerekiyor. Öğretmenlik yapabilmek için her şeye rağmen direnen öğretmen eğitim sezonun bitmesine iki hafta kala canına kıyıyor. Irmak Öğretmen’in hikâyesi, aslında bugünkü eğitim sisteminin yapısal tıkanıklıklarını, çürüyen yönetsel mekanizmalarını ve insanı değil bürokrasiyi önceleyen karakterini ele veren bir turnusol kâğıdıdır. Mevcut sistem, öğretmeni ülkenin geleceğini şekillendirecek bir eğitimci olarak değil; emir-komuta zincirinin en altındaki, her söylenene boyun eğmesi gereken bir “memur” olarak konumlandırmaktadır.

Bugün eğitim sistemi, öğretmenini enflasyon karşısında yalnız bırakan, onu temel geçim dertleriyle baş başa bırakan bir ekonomik şiddet üretmektedir. Irmak Öğretmen’in çevreye haykırdığı “geçinemiyorum” isyanı, bugün yüz binlerce eğitim emekçisinin ortak çığlığıdır. Sistem, nitelikli eğitimden bahsederken, o eğitimi verecek olan insanın en temel fizyolojik ve sosyal ihtiyaçlarını (barınma, beslenme, ulaşım) güvence altına almaktan aciz durumdadır.

Irmak Öğretmen’in ölümü; liyakatsiz yöneticilerin elinde bir cezalandırma aparatına dönen “görevlendirme sisteminin”, gücü elinde tutanın hukuku çiğnediği “sendikal kayırmacılığın” ve insan hayatını sadece bir sicil numarasından ibaret gören “duyarsız bürokrasinin” ortak yapımıdır.

Bir sistem, en savunmasız anında kendi öğretmenine sahip çıkamıyor, onu koruyamıyor ve feryatlarını bir “disiplin sorunu” olarak görüp örtbas ediyorsa; o eğitim sistemi yapısal olarak çökmüş demektir.

Özgür Eğitim-Sen olarak, Irmak Öğretmenimizi yalnızlığa, çaresizliğe ve ölüme sürükleyen ihmaller zincirinin, idari mobbinglerin ve sendikal kayırmacılığın peşini bırakmayacağız. Olayın idari ve hukuki takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Whatsapp Destek
1
Whatsapp Destek Hattı
Üyelik işlemleri için Whatsapp iletişim hattımız