Öğretmeni Aşağılayan Şekilci Dayatmaları Reddediyoruz!
MEB’in yayımladığı 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı İş ve İşlemler Genelgesi, eğitim sistemimizin kronikleşmiş yapısal sorunlarına çözüm üretmek yerine tali konularla uğraşan şekilci anlayışın yeni bir tezahürüdür. MEB bu genelgeyle, eğitim sisteminin niteliğini artırmak yerine eğitimciler üzerindeki denetim ve baskı mekanizmalarını artırmayı hedeflediğini bir kez daha kanıtlamıştır. Genelgede yer alan kılık-kıyafet ve önlük dayatması, öğretmenlerin mesleki yetkinliğini ve toplumsal saygınlığını kıyafete indirgeyen son derece talihsiz bir yaklaşımdır. Eğitim camiası derin bir ekonomik kriz, liyakatsizlik, şiddet, güvencesiz çalışma ve imkânsızlıklar sarmalında ayakta kalma mücadelesi verirken Bakanlığın tüm sorunları bir kenara bırakıp öğretmenlerin kılık kıyafetine ve önlük giymesine kilitlenmesi kabul edilemez bir akıl tutulmasıdır.
Öğretmenlerimizi muğlak “toplumsal hassasiyet” söylemleri üzerinden kılık kıyafetine göre değerlendirmeye kalkmak, eğitim emekçilerinin mesleki özerkliğine ve kişilik haklarına yapılmış açık bir müdahaledir. Öğretmenlerimiz görevlerini hangi vakar ve sorumlulukla yerine getireceğini kimseden öğrenecek değildir. Mesleğin gerektirdiği vakar ve saygınlıkla görevini yapan öğretmenlerimizi,birkaç münferitolumsuz örnek üzerinden genelleyerek ne giyeceğini bilmeyen, velayet altına alınması gereken bireyler gibi göstermek, öğretmenleri aşağılamaktan başka bir anlam taşımıyor. MEB’in bu tutumu, mesleğimize yönelik örtülü bir saygısızlıktır.
Öğretmenlerin ekonomik kayıpları, kadrosuz ve güvenceli olmayan istihdam modelleri, ataması yapılmayan yüz binlerce gencimizin çaresiz bekleyişi, okullardaki bütçe yetersizlikleri, tırmanan şiddet vakaları ve derinleşen fırst eşitsizliği ortadayken Bakanlığın önceliğinin “öğretmenin önlüğü” olması, asıl sorunları halı altına süpürme gayretidir. Öğretmenin saygınlığı tek tip elbise dayatmalarıyla değil; insan onuruna yaraşır bir ücret, güvenli çalışma ortamı ve mesleki özgürlükle sağlanır.
Özgür Eğitim Sen olarak, eğitimi ideolojik şekilciliğe hapseden, öğretmeni biçimsel kalıplarla disipline etmeyi esas alan bu anlayışı reddediyoruz. Öğretmenin itibarı kılık kıyafetini belirleyerek değil bilimsel özerkliğiyle, yaşam kalitesiyle ve gördüğü değerle ölçülür. Bakanlığı, kılık kıyafet gibi tali meselelerle kamuoyunu meşgul etmek yerine; eğitimin yapısal krizlerine somut çözümler üretmeye, öğretmenin itibarını ve yaşam standartlarını yükseltecek adımlar atmaya davet ediyoruz.
Özgür Eğitim-Sen olarak 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılı için alacağımız eylem kararını önlük dayatmasını da kapsayacak şekilde genişletiyoruz.
Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu

