Özgür Eğitim-Sen

Özgür Eğitim Sen hükümete soruyor

14.12.2018
A+
A-
Özgür Eğitim Sen hükümete soruyor

Son altı ayda önce döviz kurlarında yaşanan kriz ve ardından elektrikten doğalgaza, otomotivden inşaata, tekstilden yayıncılığa, teknolojik cihazlardan en temel gıdaya kadar yapılan zamlar sonrası asgari ücretliler ile memur ve memur emeklisi milyonlarca alt-orta gelir grubunun alım gücü düştü.

Türk lirasının döviz karşısında yaşadığı yüzde 30 civarındaki değer kaybı sonrası ürün fiyatlarına yapılan yüzde ellinin üzerindeki zamlar dar ve sabit gelirli memur ve emeklisinin maaşının erimesine, ciddi oranda fakirleşmesine yol açtı.

Durum bu iken imzalanan toplu sözleşme gereği alacağımız 2019 zammı ilk altı ay için yüzde 4, ikinci yarı içinse yüzde 5 olarak belirlenmişti.

Vergi dilimindeki adaletsiz uygulama nedeniyle zaten memurun maaşından kesilen vergi miktarı Nisan ayından itibaren yüzde 15’ten yüzde 20’ye, Temmuz ayından itibaren ise yüzde 20’den yüzde 27’ye çıkmaktadır. Yani verilen 4+5’lik komik zammı birkaç ay içinde geri alan devlet, yılın kalan aylarında memurun maaşından her ay 500 TL’ye varan fazladan kesintiye gitmektedir. O yüzden verilen zammın miktarının vergi dilimi sistemi bu şekilde devam ettiği sürece hiçbir önemi yok.

Şimdi durum şu:

Yüzde 4+5 gibi komik bir zamma ikna edildik. Aldığımızdan fazlasını vergi olarak geri ödedik. Ardından yaşanan döviz krizi ve artçıları nedeniyle de yüzde elli fakirleştik.

Bu şartlarda alım gücü düşen, çarşıdaki reel enflasyona ezilen milyonlarca memur ve memur emeklisi ekonomide yaşanan sarsıntının esas mağduru olmuştur.

Özgür Eğitim-Sen olarak soruyoruz:

Hükümet, fakirleşen, alım gücü düşen memur ve memur emeklisinin bu mağduriyetini giderme noktasında ne tür bir önlem almayı düşünmektedir?

Eriyen maaşların telafisi noktasında bir adım atılacak mıdır? Bu yönde bir gündemleri var mıdır?

Vergi dilimi adaletsizliğinin yaşattığı maaş erimesine yönelik gönül alıcı da olsa bir düzenleme düşünülmekte midir? Veya enflasyon farkı ödemelerinin 6 aylık değil de aylık şeklinde ödenmesi gibi bir iyi niyet gösterisi söz konusu mudur?

Geçen yıl öngörülerimizin tümünde de bizi yanıltmayarak ‘dostlar alışverişte görsün’ misali bir sözleşmeye imza atarak milyonların hakkını masada bırakan yetkili sendika bu konuda sesini yükselterek bir talepte bulunacak, mağdur ettiği milyonların hakkını arama yönünde bir adım atacak mıdır? Veya en azından yine ‘mış gibi’ yaparak da olsa bu yönde bir söylemde bulunacak mıdır? Yoksa ‘ihtişamlı bir toplu sözleşme başarısı ve müthiş kazanımlar elde ettik’ yalanını sürdürerek kulağının üzerine yatmaya devam mı edecektir?

14.12.2018

ÖZGÜR EĞİTİM-SEN YÖNETİM KURULU

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.