Özgür Eğitim-Sen

Rehberlik Yönetmeliği Rehberlik Hizmetlerine Saldırı Niteliğindedir

01.12.2017
A+
A-
Rehberlik Yönetmeliği Rehberlik Hizmetlerine Saldırı Niteliğindedir

Özgür Eğitim-Sen Eğitim Koordinatörü Mahmut Tuğhan TURAN Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği'ni değerlendirdi.

 

Taslak sürecinde Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, diğer sendikalarla birlikte Özgür Eğitim-Sen olarak bizim de tepki vererek kabul etmediğimiz, ilgilileri defalarca uyardığımız “Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği” tüm itirazlara rağmen 10.11.2017 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin verilebilmesi için, bireye, onun kişisel kararlarına ve bireysel farklılıklarına duyarlık gösteren, demokratik bir eğitim ortamı gerekmektedir. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, ancak, demokratik yaşamın egemen olduğu bir eğitim ortamında verilebilmektedir. Çağdaş eğitim anlayışına uymayan, meslek ilkelerini göz ardı eden, öğrenciyi merkeze almayan, bireylerin duygusal boyut ve ruh sağlığını önemsemeyen, bireyinbedensel, zihinsel toplumsal ve duygusalolarak tüm kapasitelerini geliştirmeyi düşünmeyen, yoğun bilgi ve beceri gerektiren alanında uzman olanlara ihtiyaç duymayan, psikolojik danışmanları hiçe sayan profesyonellikten uzak bu yönetmeliğin mesleğe, eğitim sistemine ve ülke insanına zarar vereceği inancındayız.

 

2001 de yayınlanan yönetmelikten sonra hazırlanan yönetmeliğin zamanın şartlarına uygun, kapsamlı, nitelikli, kesin, net ifadelerle daha uzman eller tarafından yapılması beklentimizdi. Hâlbuki karşılaştığımız ucubeden öte bir şey olmadı. Yeni yönetmeliği eleştirmeye geçmeden evvel önceki yönetmelikte yer alan Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği 17/04/2001 – 24376 Rehber Öğretmen (Psikolojik Danışman) tanımı ve okul psikolojik danışmanlarına verilemeyecek görevleri okuyalım; hem neden verilmediğini anlayalım hem de yeni yönetmeliğin ne kadar profesyonellikten uzak bir biçimde hazırlandığını, neyi amaçladığını anlamaya çalışalım.

 

Tanımlar17/04/2001-24376
 

Madde 4 – Bu Yönetmelikte geçen;

 

Rehber Öğretmen (Psikolojik Danışman): Eğitim-Öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma servisleri ile rehberlik ve araştırma merkezlerinde öğrencilere rehberlik ve psikolojik danışma hizmeti veren, üniversitelerin psikolojik danışma ve rehberlik ile eğitimde psikolojik hizmetler alanında lisans eğitimi almış personeli,

 

Verilemeyecek Görevler

Madde 55 –“Eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma servislerinde görevli psikolojik danışmanlara yönetim, büro işlerinde, ders, nöbet ve sınav gibi rehberlik ve psikolojik danışmadakihizmet alanlarıyla ilişkisiz konularda görev verilemez” denmektedir.

Baştan sona olabildiğince kötü hazırlanmış çokça sıkıntılı olan yeni yönetmeliği incelediğimizde karşılaştığımız problemli kısımlardan özelikle dikkatimizi çeken şunlar:

 

  1. Yönetmeliğin ismi: Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği olarak adlandırılmış. Psikolojik Danışma kavramının yokluğu bu hizmete yönelik alınan olumsuz bir tavır olarak algılanıyor.

 

  1. Personelin niteliği: Kadroya konu olan psikolojik danışmanların mezun olması gereken lisans programları belirsiz ve yeni yönetmelikte bu durum sadece “hizmeti yürüten personel” olarak geçmekte. Bu haliyle 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa aykırı. Bu madde ise şu şekilde: III – Öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi: Madde 45 – Öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak nitelikler Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunur. (Değişik: 16/6/1983 – 2842/13 md.) Hangi derece ve türdeki eğitim, öğretim, teftiş ve yönetim görevlerine, hangi seviye ve alanda öğrenim görmüş olanların ne gibi şartlarla seçilebilecekleri yönetmelikle düzenlenir. Rehberlik öğretmeninin kadro tanımının yapılmaması, yönetmeliğin eksik hazırlanmasının akla getirdiği ise niteliği ve ehliyeti olmayanları kadroya alma “alan dışı atama” ve özlük hakların yitirilmesidir.

 

  1. Psikolojik danışman kavramı: Alanda çalışanların büyük çoğunluğu Eğitim Fakültelerinin Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümü mezunu olmalarına rağmen yönetmelikte Psikolojik Danışman kavramı yer almamaktadır.

 

  1. Sınavlarda görev alabilir; belleticilik ve nöbet görevi: Öğrencinin yardıma ihtiyaç hissettiği anda ulaşmasını engellemekle birlikte bu görevler otoriter tutum ve disipline sokmayı içerdiği için mesleğin doğasına aykırı. Öğrenci, danışan, veli ile ilişkileri zedeleyici, haliyle mesleğin tüm ilkelerine zarar veriyor. Rehberlik anlayışı baskıcı tutumla bağdaşmaz.

 

  1. Danışmaya katılan öğrencinin adının ve görüşme saatinin eğitim kurumu idaresine bildirme: İnsan hak ve sorumluluklarıyla ilgili demokratik ve insancıl anlayış, her bireyin değerli olması ilkesiyle koşulsuz kabul ve güvene dayanan psikolojik danışman anlayışına aykırı olarak “gizlilik ve gönüllülüğü” ortadan kaldırıyor.  Rehberlik yardımında, doğrudan doğruya başkaları adına seçimler yapılamaz. Rehberlik uygulamalarında öğrenci ile yakından ilgili olan herkesin anlayış ve işbirliği içinde çalışması gerekir.

 

  1. İzin ve tatil dönemlerinde görev:Görev süresinin, verilecek görevlerin niteliği, ortam ve koşullarının belirtilmemesi keyfi uygulamalara açıktır.İstek dışı görevlendirme 657 sayılı DMK geçici görevlendirme usul ve esasları ile ilgili maddelerine aykırıdır. Tatiller aynı kanunda ve diğer birçok ilgili kanun ve yönetmeliğe göre özlük hakkıdır.

 

  1. Eğitim kurumlarında Rehberlik Hizmetleri:“Okul öncesi eğitim kurumlarında; rehberlik hizmeti yürütme komisyonunda Psikolojik danışmanın adı geçmemektedir.

 

  1. Destek eğitim odasında eğitim alan kaynaştırma öğrencilerinin gelişimini takip eder: Özel eğitim yönetmeliğine göre bu konuda uzmanlık alanı olan kişi olan aynı zamanda öğrenciye öğretim hizmeti yapan özel eğitim öğretmenidir.

 

Yeni yönetmelikle ortaya çıkacak sonuç psikolojik danışmanın, sistematik ve profesyonel bir yardım sürecinin bitmesi, psikolojik danışmanlara hizmet alanlarıyla hem ilişkisiz hem de meslek ilkelerine ters görevler verilmesiyle meslek itibarının yitirilmesi, kadro tanımının yapılmamasıyla, bilgi ve beceriden yoksun, alanda niteliksiz kimselerin kadroya alınmasıyla da milli eğitim sisteminin genel yapısının bozulması olacaktır.

 

Mahmut Tuğhan TURAN

Özgür Eğitim-Sen Eğitim Koordinatörü

01.12.2017

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.