Özgür Eğitim-Sen

Sakarya KMM’de gündem “Kalıcı bir iç barış” oldu

25.11.2016
A+
A-
Sakarya KMM’de gündem “Kalıcı bir iç barış” oldu

 

 Türkiye’nin genel ve Sakarya’nın yerel gündeminin ortak bir forumda tartışılabilmesi ve farklı görüşlerin özgürce ifade edilebilmesi için ortak çalışma grubu şeklinde oluşturulan Türkiye Küçük Millet Meclisleri kapsamında Sakarya KMM toplantısı Adapazarı Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
Moderatörlüğünü 2000 yılında Adana Cumhuriyet Savcısı iken 12 Eylül darbesinin yöneticilerinin yargılanmasını istemiyle iddianame hazırladığı için HSYK tarafından mesleğinden ihraç edilen Sacit Kayasu’nun yaptığı toplantının ilk oturumunda “Kalıcı bir “İç Barış” için neler yapılmalı?” sorusu tartışıldı.

Sakarya’da faaliyet yürüten çeşitli sivil toplum kuruluşları adına ya da bireysel olarak katılım sağlayan konuşmacılar, bir saatlik oturum süresinde Kürt sorununda kalıcı bir çözüm için yapılması ve yapılmaması gerekenler konusunda görüşlerini paylaştılar.

Anayasadaki vatandaşlık tanımı, ulus-devlet paradigması ve anadilde eğitim gibi konularda farklı fikirlerin ileri sürüldüğü oturumda, çözüm sürecinde din faktörünün de ihmal edilmemesi gerektiği yönünde teklifler de yapıldı.

Anadilde eğitim temel haktır

Sakarya Küçük Millet Meclisi’nde Özgür Eğitim-Sen adına söz alan Beytullah Önce, “Kürt sorunu, aynı zamanda Kürtçe sorunudur. Yani bir halkın anasından emdiği dili, burnundan getirip getirmeme meselesidir. Bugüne kadarki resmi politikalar ve uygulamalar, maalesef insanların en doğal hakkının inkarı ve yasaklanması yönündeydi. Geldiğimiz noktada yapılanların barışa hizmet etmediği açıkça ortaya çıkmıştır. Şayet bundan sonraki süreçte kalıcı bir iç barış sağlanacaksa, eğitimde Kürtçe sorununun da gündeme alınması kaçınılmazdır.” dedi.

Anadilde eğitim talebine dönük Hükümet kanadında gösterilen menfi tavrı eleştiren ve eğitimdeki bu önemli konunun tartışılmasının dahi kırmızı çizgi gibi sunulmasını doğru bulmadığını ifade eden Beytullah Önce, “Anadil öğretimi ya da anadilde eğitim… Şayet çözüm isteniyorsa tüm talepler özgürce tartışılabilmeli, farklı modeller üzerinden neler yapılabileceği ortaya koyulabilmelidir. Bu bir günde bitecek bir tartışma da değildir. Fakat tartışmayı dahi kesmek çözüm götürmez.

Anadilde eğitim, başörtüsü yasağı, zorunlu din kültürü dersleri, resmi törenler vs… Türkiye’deki eğitim sistemi birçok sorun yaşatıyor ve bu sorunlar çözüm bekliyor. Bunun için yapılacaklar kadar yapılmayacaklar da var. Örneğin tüm sivilleşme söylemine rağmen liselerde kışla tipi eğitimin en somut örneği olan Milli Güvenlik Bilgisi dersleri kaldırılamıyor, bu nasıl bir çelişkidir?

Şayet çözüm isteniyorsa, öncelikle eğitimdeki bu sorunların kurucu ideolojiden kaynaklandığı anlaşılmalıdır. Eğitim programları ve uygulamaları, ders kitapları resmi ideolojiden arındırılmalı ve Türkiye’deki dini yaa etnik farklılıklar gözetilerek yeniden düzenlenmelidir. Aksi takdirde eğitime hiç dokunmadan kalıcı bir iç barıştan sözetmek inandırıcı olmayacaktır.” dedi.

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.