Özgür Eğitim-Sen

“Sivil Toplum Algısı ve Eğitim”

25.11.2016
A+
A-
“Sivil Toplum Algısı ve Eğitim”
 
 
  Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Mehmet Evkuran,2 haftalık periyotlarla Çorum Özgür Eğitim-Sen Temsilciliğinde yaptığımız konferansınkonuğu idi. Konferansta "Sivil Toplum Algısı ve Eğitim" konusunu işlemiştir.
 
 
Prof. Dr. Mehmet EVKURAN “Sivil Toplum Algısı ve Eğitim” konulu konferansında şu görüşlere yer verdi.
            Kullandığımız kavramlar, onları kullanma tarzımız ve yüklediğimiz anlamlar bizim zihin ve inanç dünyamızı yansıtır. O nedenle kavramlar ve tanımları üzerinde zaman zaman durup incelemeler yapmak ve gözden geçirmek gerekiyor. Çünkü bir konu üzerinde görüş geliştiren farklı kesimler kendi dünya görüşleri doğrultusunda kavramlar yükleme yaptıklarından anlaşmazlıklar çözümlenememekte bazen de tuhaf bir şekilde uzlaşı sağlansa da uzun ömürlü olamamaktadır.
            Sivil toplum kavramı Batı siyasal düşüncesinin bir ürünüdür ve Batı toplumlarının tecrübesinin izlerini taşır. Bu nedenle bu kavramın bizim tecrübemizdeki karşılığını bulmak kolay olmuyor. Ancak “bize özgülük” kavramının nasıl bizi kitleyen bir tuzak olduğunu da fark ederek kavramları karşılıklarını bulmaya çalışmak gerekir.
            Siyaset öncelikle bir kültür sorunudur. Toplumsal kültürün yapısal özellikleri o toplumun siyasal algılamasına doğrudan yansır. İnançlar da bu çerçevede oldukça belirleyicidir. Geçmişin itaati vurgulayan ve yöneticinin yetkilerini sınırlamayan siyaset tarzı çağdaş dünyada geçersizdir. Bireye ve topluma ilgi duyan bir siyaset algısı geliştiremeyen kültürler gelecek inşası konusunda başarısız kalacaktır.
            Sivil toplum tartışmaları toplumun tüm çeşitliliği ve farklılığı ile sorgulanmaksızın kabul edildiği, onaylandığı bir düşünsel yaklaşımı gerektiriyor. Farklılıklar mantığı, uzun süren tektipleşitirici politikalar sonrası dönemde revaç bulmuş durumdadır. Sosyal bilimler alanındaki çalışmalar da toplumsal farklılıkları göklere çıkaran bir söylem tutturmuştur. Ancak diğer yandan ortak değerlere vurgu yapan yaklaşımlar da önem kazanmıştır.
            Sivil toplum kavramında öne çıkan nokta, iktidar karşısında takınılan tavırdır. Otoriter toplumlarda sivil toplum algısı çarpıktır. Devlet destekli kuruluşlar toplum düzenlemeye çalışır. Mekanizma tersinden çalışmaktadır. Oysa sivil toplum temelde toplumun bir kesimini temsil eder. Onun taleplerini dile getirir, iktidara iletir. Son olarak da kendi dünya görüşü, felsefesi ya da politik tercihi doğrultusunda iktidarla ve diğer sivil toplum unsurlarıyla müzakerelerde bulunur. Bir STK’nın toplumun tümünü temsil etmesi ondan beklenmemelidir. Bu fiziksel ve felsefî olarak imkânsızdır. Sivil toplumu güçlü bir toplum kendini yenileyen açık, rasyonel ve dinamik bir toplumdur.
            Sunumun ardından program soru cevap bölümüyle ve tartışmalarla devam etti.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.