Özgür Eğitim-Sen

TIRNAK KONTROLÜ DE YAPACAK MISINIZ?

25.11.2016
A+
A-
TIRNAK KONTROLÜ DE YAPACAK MISINIZ?
 
 
 “Ben yaptım oldu” mantığıyla tüm liseleri 2013 yılına kadar Anadolu Lisesine dönüştüreceğini açıklayan ve günümüze kadar birçoğunu dönüştüren Milli Eğitim Bakanlığı;  bu işin fiziki, hukuki, pedagojik vb. boyutlarını önceden düşünüp, gerekli planlamaları ve altyapı çalışmalarını yapmadığından hem kendisi birçok sorun yaşıyor hem de öğretmenlerin mağduriyetine sebep oluyor.
Önce süreci kısaca hatırlayalım. Liselerde görev yapan öğretmenler önceden sınava girmeleri konusunda uyarılmadan (zaten 2009’dan bu tarafa sınav yapılmadı) bir anda çalıştıkları lisenin Anadolu Lisesi olduğunu öğrendiler. Kimi illerde bu okulların kadroları aynen muhafaza edilirken, kimi illerde de buralara “Anadolu kadrosu” olarak yeni atamalar yapıldı. Tabi şişen norm kadroların düzenlenmesi konusunda da sıkıntı yaşandı. Ne olacağı belli olmayan bir süreçten sonra Bakanlık sınavın kalktığını dönüşen liselerdeki öğretmenlerin doğrudan Anadolu kadrosuna geçtiklerini açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı ve bakanlığın hukuk danışmanları öngörememiş olacak ki açılan ve kazanılan bir davayla bütün planlar boşa gitti ve tekrar başa dönüldü. Sınavla öğrenci alan okullara öğretmen seçimi de sınavla olmalıydı. Yeniden bir bekleyiş süreci başladı. Bu okullardaki öğretmenler kurbanlık koyunlar gibi “devletlülerin” ağzından çıkacak ama kim bilir hangi mahkemenin bozacağı yeni kararları beklediler. Tam da beklemeye alışmış, belirsizliği yavaş yavaş kanıksamışken sınavın yeniden getirildiğini öğrendiler.  Anlaşılan Bakanlık bu işten kurtulmanın yolunu tekrar sınav açmakta bulmuştu. 10 Martta sınava girip en az altmış alması gereken öğretmenlerin önünde hazırlanmak için yaklaşık bir ayları vardı.
İşte şimdi herkes dönem ortası mantar gibi ortaya çıkan bu sınavın derdinde; okul ve ders motivasyonları sıfırlanmış durumda. 19 Mayıs stadyum törenlerinin iptal edilmesiyle motivasyon sağlanmış, derslerin aksaması engellenmişti; öğrenci 19 Mayıs çalışmasından alınıp sınıfa getirilmişti. Ama sanki “Kaşıkla verdiğini sapıyla çıkartmak” atasözünü doğrularcasına bu sefer de öğretmenlerin kafası sınıftan uzaklaştırıldı. Sınavı geçebilecek mi, sınav sonrası ne olacak?…
Gelelim sınav kılavuzunun incilerine: sınav ücreti 80 TL. İnsaf… En düşük memurdan bile daha az maaş verdiğiniz öğretmeninizi hem sınava zorlayacaksınız hem de böyle bir ücret belirleyeceksiniz. Oldu olacak bir maaşımızı isteseydiniz de sınava giren girmeyen belli olsaydı. Kılavuzun bir diğer incisi de sınava resmi kıyafetle girme zorunluluğu. Okullarda öğrenci kıyafetinin serbest olmasının tartışıldığı, kravatın kaldırılma noktasına gelindiği günümüzde, diğer sınavlar için aranmayan kılık kıyafet bu sınavda neden zorunlu ki? Acaba Bakanlık, sınav sorularıyla boğuşurken bize ikinci bir eziyet etmek mi istiyor? Kıyafet dayatmasının artık çağdışı kaldığını göremiyor mu? Ütülü beyaz mendillerimizi de getirelim mi?
Sınavdan önce tırnak kontrolü de yapacak mısınız?
 
                                                                                                                SERDAR EFE
                                                                                                          ÖZGÜR EĞİTİM-SEN
                                                                                                          ÇORUM İL BAŞKANI

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.