Özgür Eğitim-Sen

Yanlış Ekonomi Politikaları Orta Gelirliyi Yok Ediyor!

05.11.2021
A+
A-
Yanlış Ekonomi Politikaları Orta Gelirliyi Yok Ediyor!

TÜİK, Ekim ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK verilerine göre, enflasyon Ekim ayında yüzde 2,39 artarken, yıllık bazda yüzde 19,89 oldu.

Son bir ayda 1,5 TL’ye yakın zamlanan LPG başta olmak üzere akaryakıt her hafta birkaç kez zamlanırken sanayide kullanılan doğalgaza Ekimin 1’inde yüzde 15, 31’inde yüzde 48 zam yapıldı. 100 TL’yi geçen 5 litrelik Ayçiçek yağı ve 15 TL’yi gören domates gibi ürünler başta olmak üzere temel gıdaya yapılan inanılmaz zamlar herkesin yaşadığı bir gerçeklik olmasına rağmen devlet kurumu TÜİK halkın zekasına hakaret edercesine yıllık tüketici enflasyonunu yüzde 19,89 olarak açıklamakta beis görmedi. Son bir ayda sadece doğalgaz yüzde 63, LPG yüzde 25 civarında zamlanırken enflasyonun yüzde 2,39 olduğuna inanmamız isteniyor.

Meselenin asıl trajikomik kısmı ise tüketici enflasyonu (TÜFE) yüzde 19,89 iken üretici enflasyonunun (ÜFE) yüzde 46 olarak ilan edilmesiydi. Böylesi bir fark milleti gerizekalı yerine koymakla eşdeğer olsa gerek. Üretici kendisine yüzde 46 yansıyan enflasyonla ürettiği ürünü zararına satacak, cebinden ödediği farkı tüketiciye yansıtmayacak diye düşünmemizi istiyorlar belli ki. Yani üreticinin maliyeti %46 artacak ama ürün her nasıl olacaksa %19 artacak. İnanılmaz bir matematik!

Olayın diğer bir ironik boyutu da 2022 yılı için yeniden değerlendirme oranının yüzde 36,20 olmasıdır. Yani devlet toplayacağı her türlü vergi, harç, trafik cezası vb alacaklarına yüzde 36,20 oranında zam yapacak. 2021 için bu oran yüzde 9,11 idi. Gerçek enflasyonun kaç olduğu buradan dahi çıkarılabilir.
Ekonomiyi yönetenler öyle bir şark kurnazlığı içerisindeler ki alırken ÜFE’yi, verirken TÜFE’yi baz alıyor. Soruyoruz; enflasyon 19,89 ise devlet, alacağı vergiye, cezaya, harca neye dayanarak yüzde 36 zam yapıyor?

İşin aslı şu ki, bağımsız kuruluşların verilerine göre gerçek enflasyon aylık bazda yüzde 6,9 ve yıllık bazda yüzde 49 seviyelerinde seyrediyor. Hal bu minvalde iken hükümet, TÜİK’in güvenilmez verileriyle enflasyonu yüzde 19 seviyelerinde göstererek memurun, emeklinin, işçinin enflasyon farkına göz dikiyor. 2021 Ocak ayından bu yana maaşının en az iki bin lirası buharlaşan kamu çalışanı, hükümetin yanlış ekonomi politikalarından en büyük zararı görüyor. Dolayısıyla, TÜİK’in gerçeklikten kopuk enflasyon rakamları, orta sınıfı oluşturan kamu çalışanlarının alım gücüne darbe vuruyor, refah seviyesini düşürüyor.

Hükümet, memurlara karşı akıl almaz bir tutum sergiliyor. Mesela enflasyonu yüzde 19,89 olarak açıklıyor lakin memura 2022 için yüzde 5+7 oranında artış veriyor. Bu da zannedildiği gibi yüzde 12’ye değil yıllık bazda ortalama yüzde 8.67’ye tekabül ediyor. Enflasyonun yarısı bile olmayan bir artışı reva gördüğü yetmiyor gibi enflasyon farkını vermemek için de enflasyonu çok düşük açıklıyor. Zam adı altında yaptığı indirim niteliğindeki artışın büyük kısmını da zaten kademeli vergi dilimi uygulaması nedeniyle vergiye kesiyor. Yani ekonomiden aldığı pay her geçen gün azalan memur ve memur emeklisi biteviye fakirleşiyor.

Hükümetin kamu çalışanları için uyguladığı ekonomi politikası nedeniyle memur maaşları birkaç yıl sonra asgari ücrete sabitlenecek gibi gözüküyor. Son üç yılda asgari ücrete sırayla yüzde 26, 26 ve 21,5 oranlarında zam yapılırken aynı dönemlerde memura yüzde 4+5, 4+4 ve 3+3 artış(!) yapıldı. Yeni başlayan sözleşmeli öğretmen 2013 yılında 1179 dolar kazanırken, bu kazanç 2021’de 525 dolara düştü. Tüm bu sebeplerden dolayı Özgür Eğitim-Sen olarak hükümeti, ekonomik krizin ve kötü ekonomi yönetiminin en büyük mağduru olan kamu çalışanına reva gördüğü bu muameleden artık vazgeçmeye davet ediyoruz. Ücreti her geçen gün enflasyon karşısında eriyen ve alım gücü düşen memur daha fazla ezilmemeli, maaşlarda ciddi bir düzeltmeye gidilmeli ve kayıplar bir an önce telafi edilmelidir.

Bekir Birbiçer/ Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.