Özgür Eğitim-Sen

Önce eğitimin yapısı ‘özgürleşmeli’dir

03.01.2012
A+
A-
Önce eğitimin yapısı ‘özgürleşmeli’dir

Önce eğitimin yapısı ‘özgürleşmeli’dir (2012-01-03)

Türk eğitim sisteminin militarist bir yapı üzerine inşa edildiği bir gerçektir. Sürekli gelişen ve değişen demokratik dünyada artık bu yapı “özgürlük” olmalıdır. Temeli özgürlük ve demokrasi olmayan bir eğitim sisteminin tezgâhından geçen bireyler uysal, itaatkâr ve tek tip birer vatandaş olarak varlıklarını devam ettirmek mecburiyetindedirler. Ülkemizde eğitim, yapılan bir takım yeni uygulamalar sayesinde gün geçtikçe aşama kaydetmektedir. Ancak bu temel eğitim anlayışının tümden değiştiğini ve eğitimin tamamen özgürlükçü bir anlayışla işlev görmeye başladığını göstermiyor.

TEK TİPLEŞTİRİCİ EĞİTİM

Eğitim anlayışı özü itibariyle hâlâ katı bir ideolojik formasyona sahiptir aynı zamanda tek tipleştirici bir niteliğe haizdir. Farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin bir arada ve eşit haklarla yaşabilmesinin önündeki en büyük engellerden olan bu anlayış neticesinde, eğitim sistemi katı bir emir-itaat kültürü üretmektedir. Farklılıkların yok sayıldığı, hak ve özgürlüklere dair taleplerin her defasında klasik totaliter devletçi yaklaşımla reddedildiği bir eğitim-öğretim ortamı, sadece yeni nesli değil, bu ortam içinde çalışan öğretmen, bilim insanı, memur ve hizmetlileri de yozlaştırmaktadır.

Devlet okullarında çocuklar hâlâ -sanki sınırı koruyan bir asker gibi- nöbet tutmaktadırlar. Bütün farklı kesimlerin çocuklarının bir arada oynadıkları okul bahçesinde onlara her gün rahat, hazır ol komutlarıyla “andımız” söylettirilmekte ve o küçük çocuklara her gün yemin ettirilerek omuzlarına büyük bir yük bindirilmektedir. Hâlâ askerlerin girdiği Milli Güvenlik dersleriyle de askerlik kültürü yüceltilerek ve özendirilerek verilmektedir. Dini devletin bürokratik bir aygıtı gibi gören zorunlu din dersi uygulamaları da hâlâ devam etmekte ve Alevi vatandaşlarımızın çocukları bu anlamda mağdur edilmektedir. Ders kitaplarında hâlâ antidemokratik bilgilere rastlanılmakta ve azınlıklar dışlanarak çocuklara verilmektedir.

Sendikalardan bir kurul oluşturulmalı;

Bir ülkenin eğitim sistemi ne kadar yaralıysa demokrasisi de o kadar yaralıdır. Tüm bireylerin birbirine benzediği eğitim kurumlarımızda birey doğal olarak diğerlerinden ve değerlerinden uzaklaşmaktadır. Ayrıca birey içinde yaşadığı toplumun temel sorunlarına karşıda demokrat bir tavır üretememektedir. Bunun ne denli vahim sonuçlar doğurduğunu yaşadığımız bir takım toplumsal olaylarda açık bir şekilde görebiliyoruz. Bir ülkenin farklılıklarla barışık, özgür bireylerini yetiştirmenin yolunun kuşkusuz özgürlükçü bir anlayışla şekillenmiş, hukukun, insan haklarının, demokrasinin, bilimin, sanatın ve felsefenin doğru anlatımlarla kazandırıldığı bir eğitim sisteminden geçeceği bir gerçektir. Bunun için mutlaka MEB’le koordineli çalışacak bir think-tank kuruluşuna ihtiyaç vardır. Oluşturulacak olan bu kurul öncelikle eğitimin özgürleştirilmesi noktasında sürekli proje üretmelidir. Eğitim sistemimin askeri ritüellerinden arındırılmasından ders kitaplarına, insan hakları derslerinden farklı, ırk, renk, mezhep ve inançlara mensup öğrencilerin eğitim uygulamalarına varıncaya kadar üretecekleri demokratik projelerle Türk Eğitim Sistemine katkı sunmalıdırlar. Okulların AB standartlarında, kaliteli, özgür bireylerin yetiştirildiği birer kurum olması noktasında bu çalışmalar hız kesmeden devam etmelidir.

devamı.. http://yenisafak.com.tr/Yorum/?i=187114

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.