Özgür Eğitim-Sen

ANADİLDE EĞİTİM HAKKI SİYASİ KAPRİSLERE MALZEME YAPILAMAZ

14.11.2016
A+
A-
ANADİLDE EĞİTİM HAKKI SİYASİ KAPRİSLERE MALZEME YAPILAMAZ

Doksan yıldır baskı ve zulümaltında dillerinden, inançlarından, en doğal haklarından mahrum bırakılan halkların,  rahat bir nefes aldığı, bir takım haklarını kazandığı göreceli bir özgürleşme süreci yaşıyoruz. Kürtleri inkar eden devlet algısından Kürt sorununa çözümü hükümetin birinci politikası yapan, anadilde eğitim hakkının sınırlı düzeyde de olsa tanındığı, başörtüsü özelinde inanç hürriyetinin oldukça mesafe kat ettiği  “Yeni Türkiye” söyleminin öne çıktığı bu süreçte eğitimi, ulusalcı militarist ideolojisi bağlamında toplumu hizaya çekme aracı gören “eski Türkiye” kalıntısı anlayışın belli konularda hala devam ettiğini görüyoruz.

 

 Anadilde eğitim hakkı gasp edilmiş başta Kürtler olmak üzere toplumun farklı kesimleri taleplerini güçlü bir şekilde dillendirdikçe devletin “Kürtçe Eğitim” fobisi,kursları mühürleyerek, insanları gözaltına alarak kendini göstermeye devam ediyor. Başta Tevhid-i Tedrisat kanunu olmak üzere eğitimi Kemalizmideolojisiyle tepeden tırnağa kurgulayan, kanunlar ve yönetmelikler çıkaran devletin, kendince olumlayarak ifade ettiği “Yeni Türkiye” sürecinde özgür, çoğulcu bir eğitimin önündeki engelleri kaldırmalı, kanun ve yönetmelikleri yeniden düzenlemelidir. Sadece dil merkezli Kürtçe eğitim veren okullar değil Müslümanların kendi çocuklarını rahatça gönderebileceği kendi inancına ve değerlerine göre eğitim görebileceği okulların da açılmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

 

Devlet, özel okullarda zengin çocuklara hasredilmiş, devlet okullarında seçmeli derslerle sınırlandırılmış, Kürtçe öğretmenlerini göstermelik sayılarla atayarak kuşa çevirdiği anadilde eğitim anlayışını bir lütuf olarak sunmaktan da vaz geçmelidir. Kürtçe eğitim veren okullara tahammül etmeye alışmalı, inanç merkezli dini okulların açılmasını kolaylaştırmalı, devlet olma sorumluluğuyla hizmet götürmeli, hak ve özgürlükleri sınırlayan yasakçı zihniyetini de terk etmelidir.

Öte yandan BDP/HDP belediyeleri bünyesinde eğitim destek evlerini Kürtçe okullara çevirme girişimini anadil eğitimi talebi bünyesinde sivil bir eylem olarak değerlendirmekle birlikte, BDP/HDP tabanının bu alanı tekeline almaya kalkışması,  oldu bitti politikalarıyla bu önemli alanı siyasi hamlelerle malzeme yapmasını da doğru bulmuyoruz.

 

Ayrıca kendi dillinde okul talebinde bulunurken devlet okullarına molotof atmak,  okulları yakmak, gazetecileri tartaklayıp yaralamak hiçbir şekilde izah edilemez.Anadilde eğitim hakkı ne BDP/HDP’nin ne devletin tekelinde ya da inisiyatifindedir.Başta Kürtler olmak üzere bu ülkede yaşayan halkların kendi dillerinde eğitim hakkı Allah’ın kendilerine verdiği en doğal haktır.

 

 Dolayısıyla tekelci mantıktan vazgeçilmeli, anadilde eğitim talebi, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, üniversitelerin ve toplumun tüm bileşenlerinin dahil edildiği, slogandan ve popülist politikalardan uzak, dünyadaki anadil eğitimi modelleriyle karşılaştırılarak, Kürdistan realitesine uygun politikalarla belirlenmelidir.

 

                Tuncay YERLİKAYA

Diyarbakır Özgür Eğitim-Sen İl Temsilcisi

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.