Özgür Eğitim-Sen

EĞİTİM ŞART MI GERÇEKTEN ?

14.11.2016
A+
A-
EĞİTİM ŞART MI GERÇEKTEN ?

"Eğitim şart." Geçtiğimiz yüzyılda eğitime yüklenen aşırı anlamın özetiydi. Yirminci yüzyılda eğitim; ulus devletlerin, bireyleri aynı şeylere sevinen ve üzülen, heyecanlanan, aynı şeyden nefret eden, aynı tür giyinen vatandaşlar olarak yetiştirme gayretiydi. Zaman zaman kitleler üzerinde etkili olmakla beraber genel olarak tam bir fiyasko oldu. İnsanlara abuk idealler, yapay sınırlar, tarihlerine yabancı kimlikler, inançlarına ters yaşamlar dayatıldı. 

Bu dayatmanın bilimsellik kılıfı altında pazarlandığı en önemli alanda Eğitim Kurumları idi.
 

Özellikle Cumhuriyet ile başlayan ulus devlet projesinde Eğitime düşen rol, acemi terzi rolü idi. Düşünsenize, Osmanlı bakiyesinden kalan ve devasa bir kültürel çeşitliliğine sahip olan Anadolu insanına,  giydirilmeye çalışılan dar bir elbise. Çok kültürlü, çok dinli ve mezhepli, çok dilli ve şiveli çok renkli bir mozaiğe sahip olan Anadolu insanına tek dil, tek tip yaşam, tek tip kıyafet, tek tip düşünce ve inanç formu dayatması idi eğitim. 

Bu dayatma şeklinde olmayıp bir teklif olsaydı bu kadar sorun olmayacaktı belki de. Ama Ulus Devlet sahipleri, bu geri kalmış ve eğitimsiz halka ne şekilde yaşamaları gerektiğini onlardan çok daha iyi bildikleri için bu bir dayatma şeklinde tezahür etti. Yani 'halka rağmen, halk için' bu dönemin en iyi sloganı oldu.
Şaşırmadığımız fakat üzüldüğümüz asıl konu ise; üzerinden bir asır geçmesine rağmen, eğitime aynı anlayışla yaklaşmaya devam ediliyor. Herkesin elinde bir elbise (belki de deli gömleği) çocuklarımıza giydirmeye çalışıyor. Bunu yaparken de bu en doğrusu iddiası ile eleştiriye dahi tahammül bile edilmiyor. İnsanları veya yavrularını hizaya getirme, aynı tip yetiştirme, istenilen kalıplarda tutma gibi işlevleri olan ve modası çoktan geçen bu eğitim anlayışı hala zihinlerde yaşıyor.
İşte bu yüzden bir asırdır insanımız; devleti ile, kurumları ile devlet adamları ile mesafeli. Devlet mekanizmasından gelen her yeni uygulamaya bu yüzden "dur bakalım ne olacak ?" yaklaşımında. Özellikle konu eğitim olunca.
 

Geçmişte toplumumuza dayatılan toptancı, tektipçi, renklerden yoksun, farklılıktan korkan anlayış terk ediliyor. En azından Bakanlık düzeyinde. Fakat yerine başka tek doğru, tek ülkü, tek anlayış, tek yaşam tarzı dayatılırsa, toplumun mozaiği göz ardı edilirse, başladığımız yere döneriz. Elimizdeki doğru olarak inandığımızı başkalarına sunmak yerine dayatırsak onun doğru olmasının bir anlamı olmayacağının artık farkına varmalıyız.
 

 

Biz bu coğrafyada, farklı düşünen, farklı inanan, farklı giyinen, farklı yaşam tarzına sahip insanların kavga etmeden bir arada yaşayabileceğini gösterebiliriz. Üzerinde yaşadığımız topraklar ve tarih bunun canlı şahididir. 

 

 

 

ÖMER İSLAM

ÇORUM ÖZGÜR EĞİTİM-SEN İL SEKRETERİ

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.